|
Geçen yılların arkasından hüzünlenmek ve kendimizi veya bir başkasını suçlamak anlamsız, öyle değil mi? Hele bunu yaparken günü ıskalamak sadece bir şey yapmamak değil geleceği de harcamak anlamına gelebilir. Çünkü fırsatlar günümüzde karşımıza çıkar. Ya haberdar oluruz fırsat olduklarından ve eğer hazırlıklı isek yararlanırız yoksa sadece fırsatı harcamak bir yana istemediğimiz zor durumlara düşebilir hatta krizler yaşayabiliriz.
Bilindiği üzere insanlar gibi firmaların hatta ülkelerin de dünü, bugünü ve yarını yani geleceği yapılanlar ve yapılmayanlardan etkilenir. Malum yaz aylarını geride bıraktık ve bir yıl daha bitiyor. Nedense hep geleceğe bakarız ama ne geçmişten yeterince ders alırız ne de günümüzün fırsatlarını olması gerektiği gibi değerlendiririz. Bu bir çeşit genelleme ve tamamının doğru olması da gerekmiyor malum genellemeler de yanlış olabilir. Buradaki yaklaşım sadece olanları anlamaya çalışma, sorgulama ve önlem alarak olacaklar üzerinde söz sahibi olma düşüncesi kapsamında dile getirilen düşünceler diye tanımlanabilir. İsterseniz konuya daha basit kurgu ile bir çeşit soru-cevap oyunu ile devam edelim. Sorular aşağıda, cevaplar da sizden bekleniyor. Merak etmeyin sonuçta kazanan siz olacaksınız. Bu öyle bir sınav falan da değil.
1. Yılın artık geride kalan 10 (neredeyse 11) ayı nasıl geçti sizin için?
2. Hüzünlü mü sevinçli misiniz geçen bu zamana bakınca?
3. Malum sonbahar yani mevsim geçişleri ile aranız nasıl?
4. Peki, işleriniz yolunda mı?
5. Karşılaştırma yaptınız mı geçen yıllarla?
6. Bir tatlı telaş var mı işlerinizde?
7. Yoksa bazıları gibi hep bir şeyleri mi bekliyorsunuz?
8. Gelecek yıl yani yıl 2010, belki de o kadar uzak değil ne dersiniz?
9. Gelecek yıl ne mi var? Avrupa Kültür Başkenti desem?
10. Peki, sizce AB macerası yani birliğe girme konusu ne zaman gerçekleşecek?
11. Niye bu kadar uzun sürdü bu macera?
12. Geçmişe (1963 sonrası) bakınca bir arpa boyu mu yol gittik, yoksa çok mu başarılıyız?
13. Suç bizde mi AB ülkelerinde mi?
14. Acaba onlar mı bizi anlamıyorlar veya biz mi onları anlamıyoruz?
15. Dünün demir perde (doğu bloğu) ülkeleri artık AB'de ise sizce de bir terslik yok mu?
16. Yoksa AB dışı alternatifler daha mı şirin görünüyor son zamanlarda?
17. Ekonomi yeniden ne zaman şahlanacak?
18. Kriz ne zaman bitecek, bitti mi?
19. Yoksa Kriz için 2010 içinde bile bitiyor demek dahi erken mi olacak şimdiden?
20. Ne tür projeleriniz var, üzerinde çalıştığınız?
21. Gelecek için hazırlıklarınız olduğuna yürekten inanıyor musunuz?
22. Günü doğru değerlendirdiğinizden emin misiniz?
23. Siz, aileniz, şirketiniz, çevreniz için durum nasıl, büyük resim bulanık mı yoksa?
24. Kararlar, stratejiler ve gelecek kurgunuz nasıl?
25. Sorulara kim çözüm bulacak, siz mi yoksa başkaları mı?
Eğer bu aşamada "Şimdi nereden çıktı bu sorular?" diyorsanız şöyle açıklayayım; madem "Dün, Bugün ve Geleceğe Hazırlık" dedik, öyleyse kapsam da buna uygun olmalı değil mi?
Sonuç olarak bu sorular ve genel kapsam bir çeşit uyarı ya da ister masal olsun, isterseniz gerçek… Unutmayın gelecek yaptıklarınız kadar yapmadıklarınızla da şekillenecek. Bu nedenle neyi yaptığınıza ve neyi yapmadığınıza dikkat edin olur mu? Sonuç geleceğinizi etkiliyor bunu unutmayın. Eğer bu aşamada aynı şeyleri düşünüyorsak, tebrikler. Şimdi sıra firmamız, sektörümüz ve ülkemiz için iyi şeyleri yapmaya geldi. Merak etmeyin biz toplum olarak istersek hep üstesinden geliriz zorlukların. Bizi öyle kriz falan yıkamaz bildiğiniz üzere, ne zaman birileri kaybettiğimizi düşünse, hasta adam dese bize mucizeler yaratırız eğer gerçekten istersek. Öyle sakızla, çiçekle olmuyor ekonominin canlanması. Önce samimiyet sonra niyet doğrultusunda yapılacaklar önemli. Unutulmaması gereken ise seferberlik gibi mücadele etmenin gerekliliğidir. Çünkü toplumun büyük kısmı kaybederken sadece bazılarının kazanması, diğerleri batarken bir veya iki sektörün yükselmesi bizi çözümlerden uzaklaştırır.
Daha iyi bir Türkiye için geçmişe bakalım, ders alalım, günümüzü iyi geçirelim ve geleceğe hazırlanalım… Bunu sadece kendimiz için değil çocuklarımız için de yapalım.
Abdullah BOZGEYİK
Abdullah Bozgeyik Kimdir? (Tıklayın!)
|