Abdullah Bozgeyik
Çok Proje
Yapmamız Gerek Çok...
 Abdullah Bozgeyik Çok Proje Yapmamız Gerek Çok... abozgeyik@yahoo.com 

    Çeşitli etkinliklerde özellikle yaz aylarında projelere ve eğitimlere ağırlık verin denildiğinde ne yazık ki "iyi olur. Zaten eğitim şart" falan gibi konuşulurken yapılanlar bunun tersini ortaya koymakta. Oysa yaz ayları israf edilecek kadar boş ve sadece tatil ayları değil.

    Eğer güncelinizin odağına koyarak salt siyasi ve magazin gündemini takip etmiyorsanız yani işinizde gücünüzde iseniz bazı ayları hatta yılları nasıl boşa harcadığımızı görerek üzülebilirsiniz. Lütfen dikkat bu karamsar bir yazı değil ama uyandırma çağrısı nitelikleri de taşımakta. Hani kızım sana söylüyorum gelinim sen anla örneğindeki gibi de diyebiliriz. Malum havalar sıcak, herkes tatile gidiyor ve şimdi "siesta" zamanı mı diyelim, yoksa çalışmaya devam mı edelim? Çok çalıştık ve yorulduk dahası uzun bir tatili hak ettik mi diyelim? Zaten kriz var ne yapalım piyasa böyle mi? Dışarıda yaprak mı kımıldamıyor? Yaprak yeşili, yeşil tatili ve üzerime çöken bu sıcaklar işleri olabildiğince ağırdan almayı mı öğütlüyor bize? Yaprak demişken yaprak sarma ve yaprak döner olsa da yesek diye sohbete mi dalsak, havanda su dövmek kapsamında? Yoksa bir şeyler mi yapsak? İyi de bir şey yapan yok mu?

    Durun canım hemen ümitsizliğe kapılmayın veya yapılan göndermelere kızmayın. Demek ki dikkatiniz çekti bu yazı. O halde şimdi yazı içeriğini kısaca açıklama zamanı. Bu yazının hareket noktası aylardır piyasalardaki büyük orandaki eylemsizlik ve "bekle gör" yapma yaklaşımından ülke firmaları yani hepimiz adına duyulan rahatsızlıktır.

    Konunun bu kadar yalın görülmediği sektörler ve firmalar da var. Özellikle önceden planlanmış işler, kamuya özel yapılan çalışmalar ve günü kurtarmak adına, biraz da esen rüzgârlara göre açılan yelkenlere göre doğal olarak bazı firmalar ve kişiler için bu yazı abesle iştigal kapsamında dahi düşünülebilir. Oysa derdimiz üzüm yemek ve bağcı ile sorunumuz yok. Bu sadece danışman yaklaşımı da denebilir. Aslında yazının bu hali bugünlerde bir holdinge ait bir firma ile yaptığım telefon sohbetine dayanıyor. İşin aslı konu sadece onlara da sınırlı değil çünkü başka bir holding de önümüzdeki aylar için (yaz dönemi) planlanan bir çalışmamız yok demişti. Başka bir firma ise Haziran itibarı ile yıllık eğitim çalışmalarını tamamladıklarını söylemişti ki bunu Şubat ayında yapan da vardı. Tam bu aşamada iyi de yaz dönemi çalışanlarımız bile artık sıkıldığı için kim eğitim alacak, kim proje yapacak zaten müşteri de yaz döneminde salt promosyon bekliyor, yönetimlerde bu dönemi ikna edilirlerse reklam ile kapatmayı düşünüyorlar Eylül veya Ekim ayında falan sezonu açarız ve duruma bakarız bizim firmada da durum bu diyorsanız söylenecek bir şey kalmıyor. Ne yazık ki neredeyse her yıl yaz aylarına özel eylemsizlik planı devreye girer. Bu kez 2008 yılının son çeyreğinde patlak veren küresel kriz ve dalgalar halinde bizim gibi ülkeleri vurması ile durgunluk birçok firma ve sektör için artık günün genel kabul görmüş gerçeği oldu.

    İyi niyetle bir şeyler yapmaya çalışan siyasiler, STK'lar ve firmalar var ama bunlar yeterli değil. Hükümetin açıkladığı çeşitli paketler ve teşvikler güzel ama yeterli değil diye düşünülüyor. Çünkü işsizlik gittikçe artıyor. Anadolu illerinde durgunluk o kadar yoğun yaşanıyor ki 2001 krizinin yaşandığı günleri dahi arar olduk diyenler çoğunlukta. Ankara için durumlar genelde günlük güneşlik gibi ama yer, yer yağışlı ve parçalı bulutlu iken İstanbul semaları nadiren güneşli ama nispeten açık bir hava olmasına rağmen KOBİ ölçeğindeki firmalar için durumlar pek de parlak değil. Nedenler için ise çalışmayan tezgâhlar, üretimin durması, maliyetlerin yükselmesi ve genel olarak güven krizi ve moralsizlik diye sıralanabilir. Oysa yapılan çeşitli düzenlemelerin yanında destekler ve hibe imkanları da var ki firmalarımızın çoğu bunlardan haberdar bile değil. Özellikle makine üretimi yapan KOBİ'ler ve yazılım firmalarınca AB ve Tübitak (www.tubitak.gov.tr) için ARGE projeleri yapılabileceği, hazırlanacak projelerin %50-75'ine kadar hibe alınabileceği, üretim için TTGV'den (www.ttgv.org.tr) faizsiz ve bir yıl ödemesiz kredi alınabileceği, Sanayi Bakanlığının da bazı projeleri dönemler itibarı ile yine belirli oranlarda peşin ödeme ile desteklediğini bilen firma sayısından bunlardan yararlananlar çok daha az.. Ne yazık ki AB fonlarından yararlanabilmek için çok daha fazla proje üretmeliyiz. Yapılan projeler ya yeterli değil ya usulüne uygun değil. Eğer bunları biliyoruz diyorsanız "Eureka" projeleri de size eminim çok şey ifade ediyordur. Bu durumda tebrikler. Proje yaparak kullanacağımız çok fon var ve ülkemiz de bu konuda ciddi katkıda bulunuyor ama ne yazık ki o fonları bizim firmalarımız yeterince proje hazırlamadığı için kullanamıyoruz, başkaları kullanıyor.

    Kriz dönemleri hazırlık, strateji belirleme ve bunu uygulama zamanıdır. Eğer hiç kimsenin bir şey yapmadığını düşünerek zamanınızı harcarsanız merak etmeyin böylesi dönemlerde çok çalışanlar arayı iyiden iyiye açarlar. Kriz dönemi biterken de nasıl oldu bu iş diye düşünürsünüz. Kriz dönemlerinde büyümenin anahtarları var. Bunlar kısaca; "ArGe, İnovasyon, Yatırım (ik başta olmak üzere tüm kaynaklara), İşbirlikleri, Satın almalar, Teknoloji kullanımın artması tercihen de teknolojinin üretilmesi" olarak sıralanabilir.

    Son aylarda katıldığım çeşitli etkinlikleri ve olumlu bulduğum bazı çalışmaları da sizlerle paylaşmak isterim. Örneğin; TOBB tarafından önderliği yapılan "Kriz varsa çare de var" girişimi (www.uretenturkiyeplatformu.org.tr), Makine Tanıtım Grubu çalışmaları (www.makinetanitimgrubu.org), TBD, MOBİSAD, TBV, üniversitelerimiz, Müsiad, Tüsiad, GYİAD, İTO ve İSO tarafından düzenlenen etkinlikler, DEİK tarafından düzenlenen Dünya Türk-Girişimciler Kurultayı (www.kurultay2009.org) ve Mayıs ayında binlerce işadamını Türkiye'ye getiren Tuskon (www.tuskon.org.tr) etkinlikleri için tüm ilgilileri tebrik ediyor, yapılan olumlu çalışmalara emeği geçenlere de bu ülkenin geleceğine sahip çıkıldığı için gönülden teşekkür ediyorum.. Etkinlikler bunlarla sınırlı değil ama bunlar şuan aklıma geldi.

    Son olarak özellikle yaz aylarında Satış ve Pazarlama konularında değişik çalışmaların yapıldığını sanırım artık hepimiz biliyoruz. Biz de bu kervana katıldık ve çoklu yazarlı olarak bir "Satış ve Pazarlama Öyküleri" e-kitabı çıkardık. İlk sayısı Haziran ayında yayınlandı. İkinci sayısı Temmuz ayında yayınlanıyor ve şimdilik planlanan son sayısı ise Ağustos ayında yayınlanacak. Bu e-kitabımıza çeşitli yahoo ve google grupların yanında e-kitabı yayınlanan bazı websitelerinden ulaşabilirsiniz. Genel bilgi ve son sayı aşağıdaki grubun "files" bölümünde.

http://finance.groups.yahoo.com/group/SatisVePazarlamaOykuleri

    Bu yazıyı okuduğunuz günlerde bir STK için Anadolu illerinde Ticaret odaları ile işbirlikleri ile düzenlenecek olan bilgilendirme ve harekete geçirme etkinliklerinde konuşmalar yapıyor olacağım.

    Abdullah Bozgeyik

    Not: Tüm bu konularda detayları öğrenmek için lütfen yazı içindeki linklere bakın.




Nette e-roman olarak yayınlanan "Umutlar Başka Bahara… Kalmasın" isimli romanım çok sayıda yahoo grubu ve web sitesinde yayınlanıyor. Romanda onlarca karakter ve öykü var. Bu öyküler ise sizin bizim öykülerimiz. Keyifli okumalar dilerim.

http://finance.groups.yahoo.com/group/umutlarbaskabahara/ (Roman yahoo grubu)
http://www.networkmarketing-tr.com/umutlar.pdf (Bu linkten bilgisayarınıza indirebilirsiniz)


    Abdullah Bozgeyik Kimdir? (Tıklayın!)






© www.maxihaber.net