|
Zaman nasıl da hızlı geçiyor anlamak mümkün değil. Bu düşünce öyle salt 40 yaş üstü sendromu veya klasik yaşlanma korkularıyla yüzleşme kapsamında değil ki durum aslında farkında olanlar için net. Diğerleri yani zamanın aslında ne kadar acımasız ve hızla geçtiğini fark etmeyenler ise sorun yok belki de. Haklı olabilirler belki de sorun zamanı bu kadar ciddiye alanlar ve nasıl geçtiğinin farkında olanlarda. Artık 40 yaşını çoktan geride bırakmış biri olarak geçmiş yılların nasıl hızla geçtiğine bakınca "Bir düş gördüm sanki…" diyorum.
Bilindiği üzere "Zaman" evrensel bir kaynaktır. Asla yeri doldurulamaz. Hiçbir şekilde genişletilemez. Dahası depolanamaz ve Geri getirilemez. Kullanılmayan kısmı yok olur gider. Zaman yönetimi basit bir tanımla "zaman kullanımını kontrol altına almadır" diyebiliriz. Bu konuda "Alışkanlıklar", "Beceriler", "Zaman darlığının farkında olmak", "Verimlilik", "Planlama, Hedef ve Sonuç odaklı olma" başarıyı getirir.
"Zamanını kontrol eden hayatını kontrol eder." Alan Lakein
Zamanın değerinin bilinmediği genel kabul görmüş bir düşüncedir. Böylece zaman yönetimi de söz konusu olmaz. Bu ise kişilerde "Verimsizlik", "Etkisizlik" ve dahası "Stres"e neden olur. Oysa doğru ve iyi bir zaman yönetimi birçok olumsuzluğu ortadan kaldıracağı gibi kişinin "Kendini ve diğerlerini" organize etmesini ve tüm kaynakları verimli kullanmasını sağlar. Ne yazık ki "Hiç yeterli zamanımız olmaz" ve "İşler her zaman birikir" çözümsüzlük ise zamansızlıkla açıklanır genelde. Çok az sayıda kişi zamanı doğru yönetemediğinin farkına varır bu nedenle. Zamanı yönetmek için planlama çok önemlidir. Planlar ise yine zamana bağlı olarak değişebilir ve farklılaştırılabilir. Böylece zaman baskısı oradan kalkar. Örneğin bir gününüzü nasıl geçirdiğinizi sadece yazsanız ve saatler itibarı ile neler yaparak zamanınızı kullandığınızı görseniz en azından bir sonraki gün için daha iyi planlama için şansınız olur.
"Kendini yönet, dünyayı yönetecek gücü bulursun..." Eflatun
Yöneticiler zamansızlıktan yakındığında ilk kontrol etmeleri gereken görev listelerindeki hangi görev ve işleri astlarına "delege edebilecekleri" listesini oluşturmak sonra da kişisel planlama ve organizasyonda yaptıkları hatalara odaklanmak yanında toplantılar, telefon görüşmeleri ve günlük rutin işlere ne kadar zaman harcadıklarını araştırmak olursa zamanlarını yönetmeleri daha kolay olacaktır. Özellikle yapılacak işlerin yığılması ve zaman sorunu ortaya çıkınca işleri listelemek, gruplamak, önem sırasına göre sıralamak zamanı yönetmeyi kolaylaştıracaktır. Dahası gerektiğinde "Hayır" demeyi de bilmek gerekir. İşleri ise basit sınıflama tekniği ile "Önemli-Önemsiz", "Acil-Acil değil", "Günlük-Kısa vadeli", "Orta vadeli ve Uzun vadeli" olarak sınıflamak mümkün. Örneğin Acil için önem bazında bölümleme yapacak olursak: "Acil ve önemli", "Acil ama önemsiz", "Acil değil ama önemli", "Acil değil ve önemsiz" sınıflaması yapabiliriz.
"Zaman yani onun ölçüsünü bulup, düşünüp çalışanlar için ondan yararlanabilecek kadar uzundur." Voltaire
Bir günde 24 Saat,1440 Dakika, 86400 Saniye var.. Yaşayacağımız ne kadar gün ve yıl olduğunu ise bilemeyiz.
- Bir yılın değerini "Final sınavını geçememiş bir öğrenciye sor."
- Bir ayın değerini "Erken doğum yapmış bir anneye sor."
- Bir haftanın değerini "Haftalık bir gazetenin editörüne sor."
- Bir saatin değerini "Buluşmak için bekleyen aşıklara sor."
- Bir dakikanın değerini "Treni, otobüsü ya da uçağı kaçıran birine sor."
- Bir saniyenin değerini "Bir kazadan sağ çıkan birine sor."
- Bir milisaniyenin değerini "Olimpiyatlarda gümüş madalya kazanmış birine sor."
"Sorunumuz zaman yetersizliği değil, zamanı iyi kullanamamaktır." Seneca
Zaman yönetimi konusundaki eğitimlerimde aşağıdaki maddeleri mizahi yaklaşımla kullanıyorum.
1. Teknikler, yöntemler, yazı ve kitaplar dahil tüm (senin için) işe yaramaz detayları umursama. Bırak bunlara danışmanlar, yöneticiler, sen hariç diğerleri üzülsün. Onlara bunun için para ödemiyor musun?
2. Sadece gününü gün etmeye, eğlenmeye bak. Sanki bu dünyaya çalışmaya mı geldin? (Eğer böyle biri isen sakın yakınma !)
3. Zamanını bilgisayarlar, otomobiller, moda, magazin, spor, futbolcular, kadınlar yada kısaca mankenler ve sanatçılar hakkında konuşarak değerlendir. Sakın ha öyle her konuda bir şeyler öğrenme. Asla beynini yorma "İlerleyen yıllardaki savaşında ihtiyacın olacak." Evet, savaşın adı Alzheimer!
4. Her şeyden keyif al. Kafana şapkadan başka bir şey takma..
5. İstediğinde kahkaha at, yüksek sesle ve uzun uzun, nefesin tükenene kadar. Hayatı hep Ti'ye al.. Ciddi konulardan bahsedenleri ise dinleme bile.
6. Gözyaşları harcama, eğer dediklerimi yapmazsan ilerde çok ihtiyacın olacak.. Hayatın merkezinde sen varsın: "I LOVE ME" felsefen olsun. Hatta "Sadece kendini sev.."
7. Etrafını sana yardım edeceklere aç ve onlardan bolca yararlan.. Yardım isteyenlerle ise konuşma bile !
8. Sağlığın, parasal durumunu, yatırımlarını ve işlerini koru. Eğer sorun varsa acilen çevreni değiştir. Yine de olmuyorsa çal, çırp, gözünü karart ve elinden ne geliyorsa yap.
9. Asla sorumluluk alma. Hatta sorumluluk konusunda tamamen ilgisiz ol. Keyfine bak..
10. Her fırsatta insanlardan yararlan. Artık yararlanamayacaklarını çevrenden uzaklaştır.. Böylece keyfince harcayacak bolca zamanın olacak
Şimdi biran için durup geçen zamana saygı adına ve önümüzdeki koca yıla değer vererek muhasebe yapalım.
Ne dersiniz, "Sizce de artık geride bıraktığımız 2009 ve henüz başladığımız 2010 için artık zamanımızı daha iyi değerlendirmemiz ve yönetmemiz gerekiyor, değil mi?" Yeni yılınız kutlu olsun. Şimdi artık önümüzdeki zamanı yönetmek zamanı..
Yeni yılınızı en içten dileklerimle kutlar, gelecek günlerin size ve sevdiklerinize sağlık, sıhhat, mutluluk ve başarı getirmesini ayrıca güzel dileklerinizin gerçekleşmesini temenni ederim.
Abdullah Bozgeyik
Not: Bu arada "Satış ve Pazarlama Öyküleri" isimli yeni kitabım Ocak ayında çıktı. Bilgi için:
http://finance.groups.yahoo.com/group/SatisVePazarlamaOykuleri/
Abdullah Bozgeyik Kimdir? (Tıklayın!)
|