Dr. Meltem Yaman
Ne Olacak Bu
Yeni Mezunların Hali?
 Dr. Meltem YAMAN " Ne Olacak Bu Yeni Mezunların Hali? " meltemyaman@objektifnet.com

     Yeni mezunlar eskiden iş seçerdi. İşsiz kalmak gibi bir ihtimal yoktu. En azından bizim mezun olduğumuz dönem böyle idi. Yeni mezunların gözü kalmasın bu durumda. Bizden önceki nesiller, Türkiye'de endüstri yeni yeni gelişmeye başladığı için direkt yönetim kurulu üyesi oldular. Ders bir: demek ki boş alanlar önceden görülebildiğinde o alanın öncülerinden olmak mümkün.

    Üniversiteler yıllardır sanayi-üniversite işbirliğini tartışır durur. İşbirliği yapılabilen nadir örnekler görülebilse de hala üniversite ve sanayi birbirine mesafeli. Konuyu insani boyuta indirgediğimizde derinlerde, "ben aslında okulda kalacaktım ama şartlar özel sektöre geçmeye zorladı" ya da "ben aslında özel sektöre geçecektim ama korktum o rekabetten" gibi çok naif sebeplere kadar gidilir. Onlar çok kazandı biz az kazandık, onlar çok dinlendi, biz gece-gündüz çalıştık gibi karşılıklı yan bakmalar da etkilidir. Herkesin sınırlarını bilip birbirinden karşılıklı olarak fayda alıp fayda vermesi mümkün olsa, ne buluşlar mı ortaya çıkmaz, ne harikalar mı yaratılmaz, ne enstitüler mi kurulmaz. Ders 2: Kendi kişiselliğimizi bir kenara koyup, belirli iş sınırları ve etik kurallar içinde işbirliği yapsak çok iş çıkacak. Yeni mezunların coşku ile çalışacakları işler kurulacak.

    Sevdiğim bir söz var. "Uzaktaki gül bahçesini hayal edeceğine pencerenin önündeki çiçekleri gör." Yabancı dil ve bilgisayar yeni mezunların iş başvurularında karşılarına engel olarak çıkabiliyor. Bunun için kursa gitmek, ya da yurtdışına gitmek, ya da bilgisayarın en son modelini almak vs. çözüm gibi görünüyor. Öğrencilerin de çoğu ufak bütçelerle idare etmek durumunda. Bilelim ki eskiden de böyleydi. Hatta eskiden para da verseniz bulamayacağınız çok şey vardı. Elden düşme, word'u excel'i olan bir bilgisayarda pekala klavyenizi de, program kullanımınızı da geliştirebilirsiniz. Hem de pek çok kursta öğretilenden daha fazla. Bilinmesi gereken şu ki, öğrenmenin kalıcı olması için vazgeçilmez olan kısmı egzersiz yapmaktır. Öğretmenin iyisi sözü etkili olan, aklınızda kalan, hatta davranışınızda değişime yol açandır. Böyle hocalara rastlarsanız öğrenmeniz daha kolaylaşır. Bu hocalar komşunuz filanca ağabey ya da abla da olabilir, yeter ki bilgili olsun. Ders 3: Oraya buraya para gömmeden önce yakın çevredeki kaliteli ve düşük maliyetli kaynakları en iyi şekilde değerlendirin. Eğitim sürecinde ve sonuçlar için standart testleri, ölçekleri vs. kullanarak bilginizi objektif olarak ölçün. Unutmayın ki zaman da para kadar önemli bir kaynaktır.

    Sevdiğim bir başka söz de "Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır" der. Siz biliyor olabilirsiniz, ama karşınızdaki "nereden bilecek ki" düşüncesinde olabilir. O zaman yapılacak şey standart bir test sonucunu CV'ye eklemektir. İngilizce ise TOEFL olabilir bu. Bilgisayar ise varsa benzer bir test, ölçek ya da örnek, örneğin excel makrolarda yaptığınız bir tablo ya da MS in sertifikaları vs. Yaptığınız projeler, bilgisayar ile ilgili örnek verirsek, işleyen programlar, yaptığınız web siteleri, konunuz her ne ise o alanda ispatlanmış başarılar, stajlarınızda yaptığınız projeler, referanslarınızın sizinle ilgili düşünceleri vs. vs. Ders 4: Objektif değerlendirmeler için objektif kanıtlar toplamak sizi sübjektif değerlendirmelerle geri plana atılmaktan koruyacak donanımdır. O an lazım olmasa da alıp atın heybeye, bulunsun, lazım olunca değerlendirirsiniz.

    Deneyim önemli... İş yoksa tercihen yurtdışında olmak üzere, bilenlerin olduğu ortamlarda, dini siyasi yönü olmayan nezih ve barışçı sivil toplum kuruluşları olabilir, stajlarla özel sektör olabilir, deneyim ve objektif referans kazanmak işe yarar. Hiçbir şey yoksa, geçin internetin başına. Yoktan var etmek genlerimizde yer alan, daha önce toplumsal olarak defalarca yaptığımız bir iştir. Siz de yapabilirsiniz. İsmi tarihe kazınmış, kalıcı insanların çoğu sahip olduklarını babadan dededen getiremeyip yoktan var etmek durumunda kalmış insanlardır. Çabalarınızdan çeşitli fırsatlar doğacaktır. Yeter ki olumlu bakışınızı muhafaza edin, fırsatlara açık olun, rahat olun, çaba gösterin. İşiniz rast gitsin.


    Dr. Meltem Yaman kimdir?

    Dr. Meltem Yaman, İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği Bölümü'nden 1991 yılında “Kurumlaşma” konulu bitirme tezi ile mezun oldu. Aynı yıl İTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Bölümü'nde Yüksek Lisans eğitimine başladı. Yüksek Lisans süresinde KPMG, SCOPE, DD gibi çeşitli Danışmanlık Firmalarında Yönetim Danışmanlığı, Halkla İlişkiler, Eğitim ve İnsan Kaynakları konularında deneyim kazandı ve “Kurumlaşma” konulu tezi ile mezun oldu. 1995 yılında Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü Örgütsel Davranış Doktora Programına başladı. Bu dönemde de AT-Kearney, Performans, Data Expert, Pozitif Danışmanlık, Sanofi-Synthelabo gibi firmalarda İnsan Kaynakları ve Yönetim Danışmanlığı konularında uzman, danışman, yönetici gibi konumlarda çalıştı. Yaman, halen Objektif Yönetim Danışmanlığı firmasının kurucu ortağı olarak İnsan Kaynakları ve Yönetim Danışmanlığı konularında öncelikle Bilişim ve Sağlık Sektörlerine yönelik hizmet veriyor. Yaman'ın, Hürriyet ve Milliyet İnsan Kaynakları eklerinde yayınlanan yazılarından sonra, düzenli olarak 1997 yılından bu yana BT Haber ve ardından BTnet'te köşe yazılari yayınlanıyor. Bu yazılardan oluşan "İnsan Kaynakları, Kişiler ve Kurumlara Öneriler" adlı bir de kitabı bulunan Dr. Meltem Yaman zaman zaman iletişim, motivasyon, yönetim konularında üniversite ve özel sektörde eğitimler veriyor. Yaman AIESEC ve Rotaract Alumnisi, halen İTÜ Mezunları Derneği, JC Boğaziçi, TDB İstanbul Şubesi ve Peryön üyesi.


www.maxihaber.net - "Online Sektörel Gazete"