|
Bir sezonu daha geride bırakırken, süregelen olağan endişeler de başladı. Ağırlıklı sahil turizmine teslim edilen güney sahillerimizde çalışan 150 bin kişinin 100 bininin işsiz kalacağı hesaplanıyor.
Salt yatak doldurma stratejisiyle yapılan hesaplar tutmasa da, bu yıl kişi başı harcamalar gerilemiş olsa da, asıl ölçü alınan zaman birimlerinde yani yüksek sezonda kapasite öyle yada böyle kullanıldı. Sezonu bıçak gibi kesen tarihte sanki zaman duracak, Leyleklerin göçü gibi gelenler gidiyor, bakıp duruyoruz arkalarından.
Bu vakit geldiğinde;
- Güneş yakmıyor eskisi gibi,
- deniz suyu da soğudu,
- iklim değişti; kuşlar gibi uçtu gitti uçaklar da, vefalı olanlar da yine içimizden, buralı.
- Her şey dahili değil bedava versen de alan yok.
- Dolduramayız artık, haydi kapatalım, sağ olun arkadaşlar bir dahaki sezonda görüşmek üzere... Bir dahaki sezon da görüşecek arkadaşlar 150 bin civarında.
Tesisler boşalınca her dönem tekrarlanan sözler söyleniyor. Sanki yapılan yatırım denize güneşe göre yapılmamış ta siz bu yatakları yapın biz doldururuz demişler de dolduramamışlar, sürpriz bir felaketmiş gibi söyleniyoruz "Tanıtım yapılamıyor, turizm politikamız yok."
Evet yeterince yapılamıyor, evet politikamız maalesef yok. Master planımız hiç olmadı, bugüne kadar öngörülerimizle hareket ettik, dışardan gelen sinyalleri önemsedik. Nihayet 2023 Turizm Stratejisi adıyla, hani olur da tutturamayız diye adına master plan demedikleri kapsamlı bir çalışma gerçekleşti. Buna da şükür, hayırlı ve faydalı bir çalışma.
Haydi tutalım ucundan, tanıtalım birlikte, politikamızı oluşturalım.
Sektörün önde gelenleri, eli taşın altında olanlar, sektöre ne kadar sahip çıktılar, hangi projenin ucundan ne kadar tuttular, hangi fikri üretip işlediler, önerdiler. İşlerine ne kadar yakın ne kadar uzaktalar. Bütüncül bir yaklaşım içinde olmayı, ben değil biz demeyi benimsemiş miydik bugüne kadar? Biz dersek katlanarak büyüyeceğimizin farkında mıydık?
Elbette değildir ki bu haller içindeyiz. Bir pasta var ortada, deniz kum güneş pastası, yapımı üretimi çok kolay; herkes o pastayı dilimliyor, onun da cılkı çıktı, tadı kaçtı.
Dört mevsim cenneti, medeniyetler beşiği, kültürler mozaiği ülkemizin dünyayı kucaklayacak çeşit çeşit zenginlikleri, yabancılar fark edince, 'haydi yapın, geliriz' deyince yapılmalı işlenmeliymiş gibi öylece durur. Kendimize fayda olarak öncelikli bir iç turizm stratejisi geliştirmek boşa bir çabaymış gibi üçüncü derece önem arz eder. Ne Dünya'yı bu zenginlikten ne de bugün 150 bin yarın 300 bin olacak çalışanı bu nimetlerden faydalandıramama gibi bir lüksümüz olamaz.
Dünya nüfusunun yüzde on altısının turizmle geçimini sağladığı gerçeğiyle, başta konaklama sektörü olmak üzere ülkemizde de en fazla istihdam sağlayan bacasız fakat, 40 küsür yan sektörün bacasını tüttüren dev sanayi, ekonominin can simidi, istikrarı ve en önemlisi insanlığın moral kaynağıdır turizm.
Birbirlerini etkileyen bu sektörler, turizmi algılamış olan sektörün önde gelenleri, sivil toplum örgütleri, biri diğerini yok etmeye değil güç ve akıl birliği yaparak turizm çeşitliliğiyle birlikte bilincini de geliştirme, yayma hedefiyle, farklılıklar arası etkileşim sanatı olan turizmi, ulusal sinerjiyle büyütebilir, sürdürülebilir hale getirebilir, mutlu bir toplumun önderleri olabilirler. Turizm mutluluktur.
En önemli öğesi de insan, insansız turizm olamayacağına göre umutların kırılmaması, keskin hatlı sezon bitişleri yerine umut tazeleyen yumuşak geçişlerin katma değer yaratacağı çeşitliliğin uygulanması için hep birlikte sektöre sahip çıkarak, deneyimli işgücü kayıplarına fırsat vermemeliyiz.
Rakip ülkelere oranla yüksek olan K.D.V nin indirilmesi savaşını verirken ek bir konaklama vergisinin uygulamaya konulma çalışmaları göstermiştir ki, sektör destek değil köstek görecek.
Turizm heyecandır, sektörün heyecanını ve hızını kesen uygulamalara karşı sesimiz bir ve güçlü çıkmadığı sürece mutlu olmayacağız.
Mutsuz ve heyecansız turizme "HAYIR"
Sevda Yılgaz Kimdir?
İstanbul - Kanlıca doğumlu , Mithat Paşa Teknik Lisesinden mezun olup 1980-87 yılları arasında Almanya - Nürnberg Bilimler Akademisinde Lisan ve Satış Pazarlama sertifika programını tamamladı,Nürnberg-Fürth Türk Tüyatrosu kurucu ve baş rol oyuncusu olarak yurt dışında Türk Tiyatrosunun ve Türk Kültürünün tanıtılması yönünde çalışmalar yaptı. 1995 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi. 1987 yılından beri turizm sektöründe üst düzey yönetici olarak yer alıyor.Turob (Turistik OTELCİLER İşletmeciler Yatırımcılar Birliği) yönetim kurulu üyesi .
Halen Antik Hotel İstanbul'da genel müdür olarak görev yapmaktadır.
|