Ayşegül Denizci
"Eski" Yeni Oteller  
 Ayşegül Denizci "Eski" Yeni Oteller aysegul@fortune.com.tr

    İstanbul 2010'a krize rağmen hazırlanıyor… Sivil toplum kurumları da beraberinde.

    Bu ayın Butik ve Tarihi Oteller toplantısı Bosphorus Palace Oteldeydi. www.bosphoruspalace.com

    OZBI Davetlisi olarak katıldığım toplantıyı fotoğrafta gördüğünüz açıdan boğazı seyrederek izledim.

    OZBI'yi merak edenler için web adresi: www.historicalandboutique.org

    Camlı bölmeye çarpan dalgalar salonun ilgisini çelse de, konuşmacılar kısa ve net paylaşımlarıyla güzel bir toplantı gerçekleştirdiler.

    İsmail Hakkı Paşa Yalısından devşirilmiş Otel, yalnız İstanbul için değil, tüm Türkiye ve Kıbrıs için çok önemli örneklerden biri kanımca.

    "Eski" değerlerin nasıl yeni değerler olarak dönüştürüleceği konusu çok hassas, yazmıştım daha önce de. Hangi "eski" ya da tarihi binayı, kim, nasıl ve ne şekilde dönüştürecek, işletecek? Yer - gök otel, restoran ya da turistik işletme mi olsun?

    Bununla beraber turizm ülkemizin en sürdürülebilir, bu ölçüde hassas davranılması, kılı kırk yaran bir ekip ve takiple ele alınması, bilinçli ve bilimsel çalışmalar yapılması gereken kaynağımızdır.

    (Bilinç konusunda sizlere yine her zamanki gibi absürd (!) bir önerim olacak: Saffet Murat Tura'nın "HİSTERİK BİLİNÇ" Metis Yayınları. )

    Evet. Bu ara nottan sonra salondaki toplantımıza dönelim.

    Gerek İstanbul'da gerek tüm Türkiye'de tarihin bize miras olarak bıraktıkları israf edemeyeceğimiz kadar tüm insanlığın ortak mirasıdır.

    Toplantı masalarında Ozbi kataloğu ve hepimize sorumlu bir tanıtım dersi veren Alaçatı beldemizin katalogları vardı. www.alacati.com

    OZBI Genel Sekreteri kurum ile ilgili genel bilgi ve Londra fuarındaki 729 metrekarelik Türkiye alanının etkinliklerine kısaca değindi.

    Diğer konuşmacıların da üzerinde en çok durdukları konu rezervasyonların çok büyük oranda internet üzerinden gerçekleşmesiydi. İstanbul için bu rakam %97 imiş, ben de çok şaşırdım.

    Neden yukarıdaki web adreslerini verdiğim bilmem anlaşıldı mı?

    Bu durumda web üzerinden müşteri-misafir-turist geri bildirimleri para ediyor. Tabii çok geniş bir alana hakim olmak gerekliliği de sıkı bir takip sorumluluğunu beraberinde getirmiş oluyor; fiyat dengeleme işlemi. Farklı portallara verilen fiyatlar güvenilirliği için uyumlu olmalıdır.

    Bir tanker yine aklımı çeliyor. Hayaller kuruyorum İstanbul'un gelecek on yılda neye dönüşeceğine dair. Neden hoş bir senaryo kuramıyorum?

    Akıl benim, hayal kurma özgürlüğü de.

    Salonda farklı meslek gruplarından kişiler var… Otelci, sigortacı, acentacı, kamu yöneticisi, sivil toplum kurum çalışanları. Rekabetin meslek kuruluşları arasında değil, diğer rakip ülkeler arasında yapılması gerektiğini, ülkemiz açısından ise tüm farklı mesleklerin ve kurumların birbirini destekleyen biçimlerde yapılanması gerekliliği konuşuldu. Demek ki hala böyle değil?

    Bütünsel algılamayı kurmak neden bu kadar zor?

    İstanbul Vali Yardımcısı Sayın Feyzullah Özcan, Turizmden sorumlu olmanın gerektirdiği gibi her gün ve günün yirmi dört saati görev başında olduğunu ve her sorunda kendisine başvurulmasından memnuniyet duyacağını söyledi.

    Sivil toplum kurumlarına çok iş düştüğünü belirterek, modern dünyada organizasyonel işbirliklerin sivil toplum kurumlarınca ilerlediğini sözlerine ekledi.

    "Bu konuda düşünce ve emirlerinizi almaya geldim" dedi. Ben buradan Sayın Özcan'ın bu açık çekini tüm almak isteyenlere iletiyorum. Kamu ve sivil çalışmaların kaynaşmalarının önemini vurguladıktan sonra…"ekip olarak yirmi dört saat hizmetinizdeyiz" dedi.

    Sonraki konuşmalar; turizm ve enerji maliyetlerinin durumları, turistik belgeli olan tesislerin enerji gider iadelerinden faydalanmaları ve çeşitli kriterler üzerinden hızlıca devam etti.

    Tabii Çevre'ye duyarlı olma konusu ve bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığı kriterlerinin belirlenmesiyle tesislerin ve yatırımcıların üzerine düşenleri konuştuk.

    Yeni sistemde çevre konusundaki yıldızlama sistemi, çam ağacı simgesi ile görselleştirilmiş. Yani doğal dengeye önem veren tesisler isimlerinin yanında aldıkları çam ağacı simgesi ile belirlenecekler. Özellikle web üzerinden satış için çok önemli hale gelecek bu simge, çünkü Avrupalı ve Japon turist buna çok duyarlı.

    İşte böyle; Beylerbeyi'nde bir yalıda turist olmak nasıl bir duygudur? konusuna hiç girmeden yazımı biran önce noktalıyorum.

    Malum, ben bir titiz mükemmeliyetçi(!) olarak; servis denilen eylemin kölelerce yapıldığı çağlardaki gibi yapılmasını, turiste de efendi muamelesi yapılmasını değil...

    Hizmet kalitesinin, iyi organize olmuş çağdaş yapılar olarak nasıl yatay planlandığıyla ölçüyorum. Ölçümlerimi neden sizlerle paylaşmak durumunda hissediyorum kendimi acaba?

    Sevgilerimle
    Ayşegül Denizci





© www.maxihaber.net