Türk Tabipleri Birliği'nin tıbbi uygulama hataları ile ilgili "çalışan ve toplum yararını gözeten" çalışmaları sonucu kamuoyunda "Tam Gün Yasası" olarak bilinen düzenleme ile özel ve kamuda görev yapanlarla serbest çalışan hekimlere mesleki sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu 30.07.2010 tarihinde getirildi.
Buna göre, kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, tıbbi kötü uygulama nedeniyle kendilerinden talep edilebilecek zararlar ile kurumlarınca kendilerine yapılacak rüculara (geri isteme) karşı sigorta yaptırmak zorunda. Bu sigorta priminin yarısı kendileri tarafından, diğer yarısı döner sermayesi bulunan kurumlarda döner sermayeden, döner sermayesi bulunmayanlarda ise kurum bütçelerinden ödenecek. Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan veya mesleklerini serbest olarak icra eden tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar da yine mesleki mali sorumluluk sigortası yaptıracak.
Uygulama henüz çok yeni fakat şimdiden karşıt görüşler kafaları karıştırmaya başladı. Uygulamadan ne doktorlar memnun ne sigortacılar. Kimileri ülkedeki 134 bin hekimin zorunlu yaptıracağı poliçenin prim hesabını yaparak sağlık sektöründen rant elde edildiğini söylerken kimileri de olay başına verilen 300.000TL teminatın reasürans ihtiyacının zorluğundan bahsetmektedir.
Dünyadaki uygulamaya bakıldığında başarılı örnekler yok değil. Türk Tabipler Birliği'nin verilerine göre hekim sorumluluk sigortalarının dünya ülkelerindeki uygulamaları şöyle:
Avusturya'da sosyal sigorta sistemi içerisinde ödeme yapılıyor, ancak hastanenin açık kusuru olduğu durumlarda doğrudan hastane bütçesinden ödeme yapılıyor, yine sağlık personeli ödeme yapmıyor.
Estonya'da da sağlık kuruluşları çalışanlarına sorumluluk sigortası yaptırıyor ve primlerini kuruluşlar ödüyor.
Finlandiya'da sigortayı sağlık kuruluşu yaptırıyor primi de kuruluş ödüyor, sağlık çalışanları ödeme yapmıyor.
Fransa'da kamuda çalışan hekimlerin mesleki sorumluluk sigortası primleri çalıştıkları kurum tarafından ödeniyor.
İngiltere'de tıbbi malpraktis sonucu tazminatı gerektiren bir zarar olduğunda Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) çalışanların tüm sorumluluğunu üstleniyor. Türkiye'de olduğu gibi çalışandan ödediği parayı geri tahsil etmiyor.
İrlanda'da, Devlet tarafından finanse edilen bir sistem oluşturularak tazminat talepleri Sağlık Bakanlığı bütçesinden karşılanıyor.
İsveç'te sağlık personelinin tıbbi müdahalesi sonucu oluşabilecek zarara karşı sigortayı çalıştığı sağlık kuruluşu yaptırıyor ve gerekli bedeli sağlık kuruluşu ödüyor.
Macaristan'da kamuda çalışan sağlık çalışanlarının primleri Devlet tarafından ödeniyor.
İşin özüne dönersek yani ülkemize ve ülkemizdeki uygulamalara; sağlık sistemindeki yığılmalara ve kuyruklara, alt yapı eksikliklerine, sağlıktaki adaletsiz dağılıma, tıp ve sağlık eğitimlerinin niteliğine…. Siz de içinizden bir tek sorun sigortanın olmaması mı diyorsunuz eminim. Tıbbi hataların olmadan önlenmesi öncelikli amaç olmalıyken zarar görürseniz bakın sizleri bu zararın karşısında koruyorum denmesine anlam veremiyorsunuz. Hastalandığımızda 'yatıracak yer yok', 'önce bu kadar para ödeyeceksin', 'kaydını yaptırmadan bana gelme', 'ödeme makbuzunu getir' diyen sağlık personelinin olmadığı, hasta ile sağlık personeli arasında para ilişkisinin olmadığı bir sağlık hizmeti sunumunu Sağlık Bakanlığı'nın bizlere sağlamasını ondan sonra mutlaka ama mutlaka Mesleki Sorumluluk Sigortası'nın yapılmasını diliyoruz.