Aslı Özek Altındağ asli@maxionline.net


Ya Elektronik Posta Adresimiz Olmasaydı!

İnternet ortaya çıktığından beri insanlar birbirleriyle mektuplaşmayı unuttular. Eskiden duygularımızı, üzüntülerimizi, sevinçlerimizi mektuplara dökerdik. Yazışmaların bir samimiyeti vardı. Mektup yazmak adeta bir sanattı. Gelişen teknoloji bu sanatı yok etti. Yok etmekle kalmadı, bir de elektronik posta diye bir şey icat oldu. İnsanlar artık elektronik posta göndermek varken neden mektupla vakit kaybedeyim diyorlar. Artık haberleşmek çok kolaylaştı, ama mektubun verdiği keyfi alamıyoruz.

Sanki anamızdan elektronik posta adresiyle doğmuşuz gibi bu elektronik mesaj sisteminin köleleri olmuş durumdayız. Günlük yaşamımızı, işimizi ve kimi zaman özel hayatımızı bu bağımlısı olduğumuz iletişim teknolojisi yönlendiriyor. Bütün iş süreçlerimizi bu platforma taşıyarak acaba hata mı ettik? Yan masada oturan iş arkadaşımıza bile elektronik posta gönderir ve alır durumdayız. Bir hafta sonu mesajlarımıza bakmasak Pazartesi günleri yığılmış onlarca hatta yüzlerce e-posta mesajıyla boğuşmak zorunda kalıyoruz. Peki ya bu e-posta hayatımıza hiç girmeseydi ne olurdu? Bunu tam olarak bilemiyorum ama görünen o ki; elektronik postalarımızın gittikçe daha çok bağımlısı oluyoruz.

Yazımı bitirmeden önce e-posta sahibi olamamak üzerine internet'te gözüme takılan bir yazıyı paylaşmak istiyorum.

İşsizin biri, temizlik işleri için dünyanın en büyük yazılım firması olan XYSoft'a başvurur. İnsan Kaynakları, bir ön görüşmenin ardından test için yerleri temizlettikleri bu kişiyi beğenirler ve 'işe alındın, e-posta adresini ver, sana başvuru formunu gönderelim, aynı zamanda da işe başlamak için geleceğin günü bildirelim' derler. Adam çaresiz, bilgisayarının, ve dolayısı ile e-posta adresinin olmadığını söyler. İnsan Kaynakları'ndan, onun adına üzüldüklerini, fakat e-postası yoksa kendisinin de varolmadığını ve kendisi de olmadığı için işe alınamayacağını söylerler. Adam umutsuzca, ne yapacağını bilmeden, cebinde sadece 10 Dolar ile çıkar. Ve bir markete girerek 10 kiloluk bir kasa domates alır. Kapı kapı dolaşarak, 2 saat içerisinde sermayesini ikiye katlar. İşlemi birkaç kez daha tekrar eder ve akşam eve döndüğünde 60 Dolar'ı vardır. Bu şekilde yaşayabileceğini anlar, her sabah erkenden evinden çıkar ve akşam geç saatlere kadar çalışır. Her gün parasını üçe, dörde katlar. Az bir zaman sonra, bir el arabası alır, bunu bir kamyonla değiştirir ve bir süre sonra artık, birçok araçtan oluşan bir nakliye şirketi sahibidir. 5 sene geçer, adamımız ülkenin en büyük gıda nakliye şirketlerinden bir tanesinin sahibidir artık. Ailesini ve geleceğini düşünmektedir ve hayat sigortası yaptırmaya karar verir. Bir sigorta şirketini arar, kendine uygun bir plan seçer ve konuşma biterken, sigortacı, teklifi gönderebilmek için adamın e-posta adresini ister. Adam e-posta adresinin olmadığını söyler. "Şaşırtıcı" der sigortacı, e-postanız yok ve bu hanedanlığı kurabildiniz, "düşünün, ya bir de e-posta adresiniz olsaydı...' Adam düşünür ve şu cevabı verir: "İşte o zaman XYSoft'ta temizlikçi olurdum!!!"

Aslı Özek Altındağ
Haber Müdürü
www.maxihaber.net









© www.maxihaber.net