|
Stresle Baş Etmek
Sophie Kınsella'nın "Pasaklı Tanrıça" adlı kitabına odaklandım bu ara. Konusu şu şekilde;
"Samantha, Londra'da çalışan bir üst düzey avukat. Günün her saati iş başında, ev hayatı yok, tek düşündüğü şirkete ortak olabilmek. Üzerindeki baskı ve adrenalin onu fena halde coşturuyor. Ta ki bir gün, bir hata yapana kadar. Öyle büyük bir hata ki bu, kariyeri mahvolabilir.
Tamamen aklını kaçırıp Londra'daki ofisinden çıkıyor, bir trene binip hiç bilmediği bir yere gidiyor. Yol sormak için büyük, güzel bir evin kapısını çalınca iş görüşmesine geldiği zannediliyor ve o evde hizmetli olarak çalışması teklif ediliyor. Tabii ki bu evli çift ev işlerini halletmesi için bir avukatı işe aldığından habersiz. Fakat düşünün ki Samantha fırının nasıl çalıştırılacağını bile bilmiyor. Felaketler birbirini kovalıyor. Samantha çamaşır makinesiyle, ütü masasıyla, deterjanlarla müthiş bir savaş verirken, büyük şeflere özel yemekler pişirmeye kalkışırken tam bir kaos yaşanıyor".
Şöyle bir çevreme ve iş yoğunluklarına bakıyorum. Günlük iş yoğunluğumuz için şirkete ortak olmaya gerek yok. Yoğunluk ve üstüne stres hep hayatımızın içinde yer alıyor. Bir çoğumuz stres ve yoğunluğun üstesinden gelmeyi çok güzel beceriyoruz. Bir bölümümüz ise, aynı noktada takılarak bir adım öteye gidemiyoruz. Bu durumda bir başka iş arayışına girmeden, her işin içinde stres olduğunu düşünerek bununla baş edebilmenin yollarına bakmak gerekiyor.
İşte küçükte olsa stresimizi bir nebze azaltacak küçük öneriler;
- Uyandığımızda güne derin bir nefes alarak başlamak, mümkünse kalkış müziğimizi enerjik tonlarda seçmek,
- Gülümseyerek çevremizdekilere "Günaydın" cümlesini kullanabilmek,
- Beslenmemize dikkat ederek, mümkünse spora vakit bulabilmek,
- Küçük sorunları büyütmeden yapıcı çözümler bulabilmek ve anlık reaksiyonlarla tepki vermemek,
- Yaşadığımız sorunları içimizde tutmamak, yeri geldiğinde paylaşmak,
- Hedeflerimizi doğru belirleyerek planlı ve programlı olmak,
- Eleştirilere açık olmak, onlardan bir şeyler alabilmek,
- Mütevazi olmak, mevkimizi doğru yerlerde ve amaçlarına yönelik kullanmak,
- Problemlerimizi ses tonumuzu yükseltmeden çözebilmek,
- Güçlü ve yapıcı olabilmek,
- İyi bir dinleyici olmayı başarabilmek,
- Hedeflerimizi iyi saptayarak hedeflerimize ulaşma yolunda çaba sarf etmek,
- Moral ve motivasyonumuzu her zaman en üstte tutmak,
- Kendimize ve ailemize zaman ayırabilmek,
- İletişim kurmaktan vazgeçmemek gibi çoğaltabiliriz.
2011'in sonlarını yaşadığımız şu süreçlerde, 2012 yılının sizlere en başta sağlık, başarı, mutluluk, bol kazanç ve bol şans getirmesini temenni ederim. Yeni yılınız kutlu olsun...
Sevgiler.
Funda Taşdemir
|
|