Necip Özyücel


Nereden Çıktı Bulut?

6 Mayıs 1954 yılında Roger Bannister 1 Mil koşusunu 4 dakikanın altından tamamlayan ilk insan oldu.

Bu rekor 46 gün sonra tekrar kırıldı ve takip eden 10 yıl boyunca, her 12 günde bir olmak üzere 300 kez daha kırıldı.*

İnsanoğlunun kendini geçme yarışı inanılmaz. "Daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü". Her konuda baş döndürücü bir yarış devam ediyor.

Bilişim Teknolojileri'nde durum farklı mı? Hayır. Belki de en hızlı ilerleyen ve gelişim gösteren alanlardan biri. Bilişim Teknolojileri'nde süren yarıştaki hedefler biraz daha farklı; daha düşük maliyet, daha verimli, daha sürekli, daha esnek.

İşte bu yarıştan doğuyor Bulut Bilişim. Zaten uzunca bir süredir hem BT üreticileri, hem de kullanıcılar hedeflerini maliyetleri kontrol edilebilir, kolay yönetilebilir, iş süreçlerine hemen uyabilen yapılar üzerine çevirmişti. Şimdiye kadar kullanılan söylemler, sloganlar da hep aynı hedefi işaret ediyordu.

Microsoft da Dinamik Bilişim vizyonu ile BT ortamlarına benzer şekilde kendini geçme fırsatını sunuyor. Farklı konularda işletmelerin BT yapılarını bir model çerçevesinde inceliyor ve bu konuların her birinde dinamik olma yolunda tavsiyelerde bulunuyor. Dinamik olmak ise aynen yukarıda bahsettiğimiz gibi otomasyona bağlı olarak daha kolay yönetilebilir, iş süreçlerine en hızlı uyum sağlayabilecek yapılara sahip olabilmeyi hedefliyor.

"Bulut Bilişim yarışın neresinde?" diye sorabilirsiniz. Bulut Bilişim aslında bayrağı yeni devralıyor ve özellikle daha düşük maliyet, daha kolay yönetim ve daha fazla üretkenlik konularında koşuyor.

Sunucu istemci mimarisi yolculuğu her uygulamaya bir sunucu ve ona bağlı istemciler kurulması ile başladı. İlk zamanlarda her uygulama için farklı yapıların olması, riskin azaltılması ve yönetimin kolaylaşması, yapılacak yatırımların küçük ölçeklerde yapılabilmesini sağladı. Fakat BT'nin her geçen gün hayatımıza daha fazla girmesi ve daha fazla kullanılması ile hem uygulama sayıları hem de o uygulamaları kullanan kullanıcı sayıları arttı. Bu süre zarfında uygulamalar ve uygulamaların çalışmasını sağlayan donanım ve yazılım çözümlerinde baş döndürücü gelişmeler olmaya başladı. Özellikle ölçek ekonomisi yardımıyla büyük adımlar çok hızlı atıldı.

Tüm bu gelişmeler sonucunda BT altyapılarında kaynakların tam olarak kullanılamadığı bir dönem başladı. BT Teknolojileri o kadar hızlı ilerlemişti ki kullanıcılardan gelen talepler kaynakları bazı durumlarda zorlamıyordu bile. İşte bu durumda yine bir teknolojik gelişimle konsolidasyon çözümleri hayatımıza girdi.

Böylece birbirinden farklı işler yapan ama zamanın birçok kısmını atıl olarak geçiren sistemlerin birleştirilmesi gündeme geldi. Aslında atıl olarak geçirmek tanımının da bu noktada biraz masum kaldığını söyleyebiliriz. Çünkü kullanılmayan veya tam verim ile kullanılmayan bu sistemler sadece boş yere beklemiyor aynı zamanda yer kaplıyor, enerji tüketiyor, soğutulması gerekiyor, yönetilmesi gerekiyor ve bunun gibi birçok açıdan aslında kayıplara neden oluyor.

Konsolidasyon farklı alanlardan yapılabiliyor. Veri depolama, sunucu, veritabanı gibi birçok örneği var. Sunucu konsolidasyonu özellikle sunucu sanallaştırma teknolojilerinin gelişmesi ile çok fazla kullanılmaya başladı. Microsoft Windows Server 2008 R2 Hyper-V çözümü ile aynı fiziksel donanım üzerinde birden fazla sunucuyu oluşturmak mümkün oluyor. Bu şekilde atıl olarak bekleyen dağıtık yapılardan konsolide edilmiş yapılara geçiş sağlanabiliyor. Kullanılan uygulamalar ve ihtiyaçlara göre aynı sunucu üzerinde onlarca sunucu bile barındırılabiliyor. Sunucuların sanal olarak barındırılması iş sürekliliği, yedekleme, aktarma gibi konularda da avantajlar sunabiliyor. Hyper-V ile sunucu sanallaştırması kullanan birçok kurum ve işletme çok yüksek oranlarda (yüzde 80 enerji, yüzde 40 altyapı maliyeti gibi) fayda sağlıyor. Yani daha az maliyet, daha kolay yönetim, daha esnek yapılar ile koşu devam ediyor.

"Bulut Bilişim nasıl daha ileri gitme imkanı sağlıyor ve BT'yi nasıl daha ileriye taşıyor" sorusunun yanıtı için Bulut Bilişim Teknolojileri'nin getirdiği temel yeniliklere bakabiliriz. Bu yenilikleri ise şu 4 temel başlık altında toparlayabiliriz:

1. Kendi kendine hizmet alabilme, kaynaklara ulaşabilme.

2. Kaynakları ihtiyaçlara göre büyütebilme ve küçültebilme. Elastik yapıya sahip olabilme.

3. Paylaşımlı ve çok kullanıcılı ortamları destekleyebilme.

4. Kullanıma göre ödeme modeli.

Aslında 3. ve 4. başlıklarda anlatılan yenilikler genel bulut ortamları için kullanılan özellikler. Genel Bulut (Public Cloud), Bulut Bilişim Teknolojileri'nin birden fazla kuruluş tarafından paylaşıldığı durum olarak tanımlanıyor. Özel Bulut (Private Cloud) ise kullanılan altyapının sadece bir kuruluş tarafından kullanılması durumu olarak ifade ediliyor. Özel olan bu yapı kuruluşun kendi fiziksel yerinde veya farklı bir yerde bulunabilir. Özel Bulut'taki en önemli konu paylaşım olmamasıdır. Kullanıma göre ödeme modeli farklı servislerin hizmet olarak satın alınması durumunda kullanılabilmektedir. Fakat kuruluşlar da kendi içlerinde farklı birimlere maliyet yansıtma gibi yapılar kurabilir. Bu şekilde BT ortamlarını kar merkezi haline getirme fırsatına da sahip olabilir.

Özel Bulut ortamları kuruluşların Bulut Bilişimin getirdiği teknolojileri hemen kullanıma geçirebileceği ortamlar sunmaktadır. Elastik bir yapıya sahip olabilme ve bu şekilde kaynakların verimli kullanılabilmesi, kendi kendine hizmet alabilme sayesinde süreçleri kolaylaştırabilme, otomasyon ile kolay yönetilen sistemlerle hataları en aza indirebilme şu anda hemen sahip olunabilecek avantajlar olarak karşımıza çıkıyor.

Microsoft Windows Server 2008 R2 Hyper-V ile sanallaştırılmış altyapı üzerinde Microsoft System Center ailesinin gerekli bileşenleri (Opalis ve Self Service Portal gibi) ile Özel Bulut ortamlarını hemen kurabilmek mümkün. Microsoft donanım iş ortakları ile çalışarak hazır çözümler de sunabilmektedir. Donanım üreticileri kendi sunucu, veri depolama ve ağ ürünleri ve Microsoft Windows Server 2008 R2 Hyper-V ve System Center'ı öncenden test edilmiş ve onaylanmış yapılarda sunabilmektedirler. Bu şekilde hemen çalışmaya hazır donanım ve üzerindeki yazılım çözümleri hazır halde de sahip olunabilmektedir.

Genel Bulut alternatifleri arasında Microsoft iş ortaklarının verebildiği servisler ve Microsoft'un kendi verebildiği servisler olarak ikiye ayrılabilir. Microsoft iş ortaklarının verdikleri servislerin getirdiği avantajlara da şu anda hemen ulaşabilmek mümkün. Bu sayede yukarıda sayılan tüm avantajlara ulaşılabilir.

Sonuç olarak Bulut Bilişimi farklı şekillerde kullanmak ve sonucunda BT ortamlarını daha ileriye götürmek mümkün. Önemli nokta hangi alanlarda hangi şekilde ileriye gidileceği ve gelişme sağlanacağının tespit edilmesidir. Yani çalışan yapıların ve iş yüklerinin özellik ve ihtiyaçlarının anlaşılması ve uygun Bulut Bilişim çözümleri ile eşleştirilmesi en fazla faydayı verecektir. Bulut Bilişim "daha hızlı, daha yüksek ve daha güçlü…" için hizmetimizde. BT ortamlarını ileriye götürmek ise bizim ellerimizde.

*John Brenkus, "The Perfection Point"






© www.maxihaber.net