İstanbul Sanayi Odası'nın kongresine gelen ünlü kahve markası Illy'nin sahibi Riccardo Illy Avrupayı kahveyle tanıştıran Türklerin bu üründe markalaşamamasına dikkat çekti
Bu iddialı sözler İtalyan siyasetçi ve işadamı Riccardo Illy'e ait bu kadar iddialı olmak da bence haklı. Bizim elimizde bulunup yapamadığımızı onlar çok önceleri bunu yapmayı başarmışlar. Artık günümüzde elimizdekilerin ne kadar değerli olduğundan çok nasıl iyi pazarlandığı ve nasıl kalıca bir markaya dönüştüğü. Marka kelimesi o kadar geniş bir kavram ki kendimiz, ürünlerimiz, ülkemiz için bu kelimeyi içi dolu dolu kullandığımız zaman belki bir şeyler yaptık diyebileceğiz. Illy'nin sözleri buna çok güzel bir örnek. İşadamı kimliğiyle 160 ülkeye kahve satan politikacı kimliğiyle de İtalya'nın en zengin bölgesi olan 1.2 milyon nüfuslu özerk Friuli-Venezia-Giulia'yı (FVG) yöneten Riccardo Illy'nin bize anlatacakları marka ve kahvecilik konusunda çok etkili. Haydi onu dinleyelim.
Mikroçip mi, kum mu?
Günümüzde rekabet etmek ve başarılı olabilmek için firmaların en başta araştırma ve geliştirmeye yatırım yapması gerektiğini söyleyen Illy "Artık katma değer hammaddeyi bitmiş ürüne çevirmekle olmuyor. Hammaddeye bilgi eklemek gerekiyor.
Örneğin mikroçip üretmek için kum kullanılır. Bir kilo kum ve bir kilo mikroçip ne kadar eder? Yenilikçi ve başarılı bir firma olmak için doğru insan kaynağı ve sürekli eğitim şart. Hedefiniz de dünya pazarı olmalı" dedi.
Dil, kültür ve din farklılığı yaratıcılığı artırır, yaratıcılık da inovasyonu
Özerk bölgelerinde dünyanın ilk bilgi, fikir ve yenilik fuarı olan 'InnovAction'ı düzenlediklerini belirten Illy şubatta yapılan fuara Başbakan Tayyip Erdoğan'ı da davet ettiklerini söyledi.
Türk nakliyecilerin çok sık kullandığı Trieste Limanı'nın da içinde bulunduğu FVG Özerk Bölgesi 'Türkiye ile Avrupa arasındaki en önemli köprü' olma iddiasına da sahip. Politikacı kimliğiyle Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) girmesi için destek veren Illy Türkiye ve inovasyonu şu şekilde ilişkilendirdi:
"AB üyesi bir Türkiye rekabet gücümüzü artırır, Müslüman ülkelerle ilişkiler ilerler. Bir de Türkiye'nin farklılığının Avrupa'ya eklenmesi var. Dil, kültür ve din farklılığı yaratıcılığı arttırır, yaratıcılık da inovasyonu."
'Solcuların özelleştirmesi daha sancısız'
Türkiye'nin Viyana kuşatması sırasında Avrupa'yı kahveyle tanıştırmış olmasına rağmen dünyaca tanınan bir kahve markası yaratamamış olmasının dikkatini çektiğini belirten Riccardo Illy dünya genelinde sayıları 150'yi bulan Illy kahve dükkânlarını Türkiye'de de yaygınlaştıracaklarını söyledi.
Sol ittifak Zeytin Dalı'nın (Ulivo) adayı olarak 10 yıl Trieste Belediye Başkanlığı yapan, 2003'ten beri de özerk bölgenin başkanı olan Illy küresel bir şirketin patronu olarak sol siyasetteki yeri hakkında ise şunları söyledi:
"Komünizm sonrası merkez sağ ve solun ekonomiye yaklaşımı çok farklı değil. Farklılık sosyal yardımlaşma konusunda. Bence sosyal yardımlaşmanın sonucu olarak doğan birliktelik ruhu, ekonomik gelişmenin de temeli. Bir de sol kanadın sendikalarla iyi ilişkileri olduğu için özelleştirmeler daha sancısız yapılıyor".