logo

Bilişim Sektörü Nereye Koşuyor?


Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net

Eylül ayı içinde Deloitte’un sektörel ve bölgesel olarak gerçekleştirmeye başladığı “Bilişim Sektörü Güven Araştırması” kapsamında ortaya çıkan sonuçlar açıklandı. Bilişim Sektörü Güven Araştırması, Deloitte’un sektörel ve bölgesel olarak gerçekleştirmeye başladığı “Güven Anketleri Programı”nın bir parçası. Deloitte’un bu araştırmayı gerçekleştirmekteki amacı ise bilişim sektöründeki firmaların yaşadıkları sıkıntıları, şu anki durumlarını ve gelecek 12 aydan beklentilerini paylaşıp firmaların karar mekanizmalarına yol göstermek. İngiltere Başkonsolosluğu’nda düzenlen ve benim de katıldığım etkinlikte sonuçlardan bazı örnekler katılımcılar ile paylaşıldı. Bu sonuçlardan ortaya bazı çarpıcı örnekler çıktı. Bu araştırma sonuçları bilişim sektörünün hangi yöne koştuğu hakkında bize bazı ipuçları veriyor. Bir bölümünü paylaşmak istiyorum.

Bilişim Sektörü Güven Araştırması’nda mevcut durum; iş ortamı, şirketlerin durumu ve hükümetin performansı başlıkları altında; beklentiler ise iş ortamı, şirket beklentileri, döviz kuru, enflasyon ve ekonomiye tehditler başlıkları altında incelenmiş. Anket her 6 ayda bir tekrarlanarak bilişim sektöründeki gelişmeleri kıyaslamalı olarak bilişim sektöründeki yöneticilere sunma fırsatı yakalanması düşünülüyor. Bilişim Sektörü Güven Araştırması’nın ilk sayısı olması sebebiyle geçmiş döneme referans verilememiş olmasına rağmen genel mevcut durum analiz edilmiş. Raporun Aralık sayısında ve daha sonraki sayılarda bir önceki rapordan elde eden veriler de baz alınacak ve sayılarımız kümülatif bir şekilde devam edecek.

İş ortamı

Deloitte’un ilk defa gerçekleştirmiş olduğu Bilişim Sektörü Güven Araştırması’nda çoğu şirketin zorlu bir dönemden geçtiği açıkça görülüyor. Katılımcılar mevcut iş ortamını büyük bir oranda, geçmiş seneye göre “daha kötü” olarak değerlendirmişler. Araştırma bilişim sektörünün diğer sektörlerden ayrılmayıp ekonomi ve güven ortamı hususlarında geçen seneye göre daha sıkıntılı bir süreçten geçtiğini ortaya koymuş ve %78’inin ortamı daha kötü olarak değerlendirmesi oldukça karamsar bir tablo ortaya çıkarmış. Mevcut durum konusunda karamsar bir ortam olmasına karşın katılımcıların gelecek 12 aydan beklentileri daha olumlu bir resim ortaya koymakta. Katılımcıların büyük bir kısmı (%50 oranında) krizin 2010 yılının ikinci yarısında sona ermesini beklediklerini belirtmişler.

Şirketler: Mevcut durum ve ilerisi

Haziran 2009 itibariyle yapılan Bilişim Sektörü Güven Araştırması hizmet ve ürünlere talebin %58 oranında düştüğünü ancak bu durumun stokları etkilemediği ve stokların büyük oranda aynı kaldığını ortaya koyuyor. Ürünlere talebin düşmesine paralel olarak araştırma sonucunda firmalarda en çok düşüş gözlenen unsurların tüketicilerin alım gücü ve şirketin karlılığı olduğu belirtilmiş. Bu düşüşlerin yanı sıra katılan firmaların finansman ihtiyacı da artmış. Çoğu alanda yer alan olumsuzluklara karşın, şirketlerin üretim kapasiteleri, çalışan sayısı ve çalışanların ücretleri gibi alanlardaki artışlar şirket yapısında denge kurmayı sağlamış. Bilişim Sektörü Güven Araştırması’na katılan firmalar önümüzdeki 12 ay için daha olumlu beklentileri olduğunu belirtmişler. Katılımcılar, çalışanların ücretleri, üretim kapasitesi, şirket satışları ve Ar-GE yatırımları gibi alanlarda da gelişmeler beklediklerini belirtmişler.

Döviz kuru, enflasyon ve Türk ekonomisine tehditler

Katılımcılar Haziran 2009 itibariyle önümüzdeki 12 ay süresince enflasyonda büyük bir düşüş olmasını beklemediklerini belirtmişler. Merkez Bankası’nın %6 oranındaki enflasyon beklentisine karşın katılımcıların sadece %30’u %7’nin altında bir değer olacağını ön görülmüş. Geri kalanların %30’u ise 7-8 bandına, %16’sı 8-9 bandına ve geri kalan %42’si de 9 ve üzerine işaret koymuşlar. Bilişim Sektörü Güven Araştırması sonucunda 2009 yılı sonu için katılımcıların sadece %4’ü 1.50’den az, %31’i 1.50 ve 1.59 arasında ve %33’ü ise 1.60-1.69 arasında bir döviz kuru (ABD doları bazında) bekledikleri ortaya çıkmış. Bilişim Sektörü Güven Araştırması’na katılan teknoloji firmaları Türkiye’nin ekonomik istikrarına yönelik en büyük tehditleri Batı dünyasındaki ekonomik resesyonun devamı, finans ortamındaki aşırı güvensizlik ve politik belirsizlik olarak değerlendirmişler.

Hükümet performansı

Bilişim Sektörü Güven Araştırması katılımcıları Haziran 2009 itibari ile %73 gibi bir oranla enflasyonun kontrol altında tutulması konusunda Hükümet’in performansını kapsamlı bulmadıklarını belirtmişler. Bunun yanı sıra, işsizlik ile mücadele, yeni yatırımlar ve AB müzakereleri alanlarında Hükümet’in aldığı önlemler yetersiz bulunmuş ancak enflasyonu kontrol altında tutmak, bilişim alanındaki teşvikler ve Türkiye’nin uluslararası arenada daha etkin olması gibi alanlarda alınan önlemler başarılı olarak değerlendirilmiş.

Sonuç olarak şahsi görüşüm bilişim sektörünün bir gelecek kaygısı yaşadığı yönünde. Araştırmaya katılanlar bütün umutlarını 2010 yılına saklamış ve 2009’dan umudu kesmiş görünüyorlar. Umarım 2010 hepimiz için “gelen gideni aratır” demeyeceğimiz bir yıl olur.

Bu ayki yazımı Lao Tzu’ya ait bir söz ile bitiriyorum. “İyi bir gezginin amacı bir yere varmak değildir.”

Aykut Altındağ Kimdir?

www.maxionline.net/aykut/aykutaltindag1.htm

Etiketler: » »
Share
633 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Dominant Ekonomiler

    01 Eylül 2017 Köşe Yazıları

    Ulusal olarak kullandığımız para biriminin Avrupa'da dörtte biri kadar değerinin olması, sadece ülkemizin değil, dominant ekonomilere sahip ülkelerin dışında kalan tüm dünya ülkeleri için geçerli olan bir durum. Benzer şekilde birçok ülkenin para birimi diğer ülkelerde on kata kadar değersizleşebiliyor. Bu durumu tersten baktığımızda ise bazı ülkelerin para birimlerinin başka ülkelerde çok yüksek bir alım gücü sağlayabildiğini görüyoruz. Özellikle gayrimenkuller konusunda Türkiye ve benzeri ülkeler tam anlamıyla bir cazibe merkezi. Çapraz kurla...
  • İnternetten Kartla Ödemeler Rekora Koşuyor

    01 Eylül 2017 Köşe Yazıları

    İnternetin ve banka - kredi kartlarının hayatımıza girmediği dönemlerde taksitle bir ürün satın almak bir hayli sıkıntılı olurdu. Her şeyden önce en az 2 kişinin size ödemeniz ile ilgili kefil olmasını istemek zorunda kalırdınız. Genelde kefiliniz olmadan da kimse size taksitle mal satmazdı. Diyelim kefili buldunuz bu sefer de size senetler imzalatılır, üzerine yapıştırılacak damga pulları aranır ve senetler bankaya verilirdi. Bir senedi ödemezseniz hemen kefilinize icra gelirdi. Peşin parası olmayanlar için çok zor ve sıkıntılı dönemlerdi Ar...
  • İklim Değişikliği, Gökdelenler ve Akıllı Şehirler

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    İstanbul'da son iki yılda kayıtlara geçen üç önemli ani hava değişimi ve fırtına kayıt edildi. Her üçünde de ortak özellik olarak kuvvetli rüzgar ve yağış, yoğun şimşekler, kısa süreli dolu yağışı, gökyüzünün aniden kararması ve oluşan korkutucu atmosfer olarak karşımıza çıktı. Eğer dışarıda iseniz ve bu dehşet doğa olayının tam içerisinde kalmışsanız en iyi şekilde korunmak zorundasınız. Rüzgarın kuvvetinden dolayı havada uçuşan nesneler nedeniyle yara alabileceğiniz gibi, kuvvetli bir şekilde yere düşen dolu taneleri de vücudunuza ciddi zarar...
  • Facebook Babanızın Tapulu Yeri mi?

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    Gerçekten Facebook hesabınızın kendi üzerinize tapulu bir yer olduğunu mu düşünüyorsunuz? Eğer böyle bir düşünceniz varsa bu yazının devamında anlatacaklarım sizi ilgilendiriyor olacak. Çünkü Facebook’ta ne her istediğinizi yapabilir, ne her istediğinizi söyleyebilir ne de her istediğiniz fotoğrafı paylaşabilirsiniz. Çünkü bütün bu yapacaklarınızın Facebook tarafından belirlenmiş çok sıkı kuralları vardır. Bu kurallardan bir tanesini ihlal ederseniz “babanızın tapulu yeri” olup olmadığını görürsünüz. O yüzden Facebook’u üstünüze tapulu ve her ş...