logo

Değişim Zamanı


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Bir insanı toplum içerisinde yaşayan diğer insanlardan ayıran en önemli özellik nedir? Ahlak anlayışı, davranış biçimi veya kültür mü? Yoksa entelektüel bilgi birikimi ve aldığı akademik eğitim mi? Belki de sahip olduğu liderlik vasıfları ve etkileme gücü olabilir? Her ne olursa olsun, bizleri “sıradan bir insan” olmaktan kurtaracak en temel yeteneklerin başında “farkındalık” geliyor. Bunun için de mevcut düşünce sistemimizden kurtulup farklı bir bakış açısı sağlamalı ve bu doğrultuda bir vizyon geliştirmeliyiz. Bunu yapmanın birkaç temel yolu bulunuyor.

Akademik eğitim düzeyinin sürekli yükselmesi nedeniyle yüksek lisans ve doktora programlarına yapılan başvuruların sayısı katlanarak arttı. Özellikle YÖK’ün tezsiz yüksek lisans için ALES sınavı koşulunu kaldırması ile birlikte sadece fakülte diploması ile yüksek lisansa başlanabiliyor. Böylece doktora eğitimi düşünmeyen ve yüksek lisansta edindiği bilgi birikimini iş hayatında kullanmayı planlayanlar için eşsiz bir fırsat olarak değerlendirilebilir. İş hayatında çalışanların nitelikleri gün geçtikçe daha üst seviyeye yükseliyor.

Akademik eğitimler, yabancı dil, kişisel gelişim seminerleri, sosyal aktiviteler gibi birçok kriter yöneticiler tarafından detaylı bir şekilde irdeleniyor. Çok yakın bir zaman sonra telefonlara bakmak için bile yüksek lisans mezunu ve birkaç dil bilen çalışanlara iş ilanı açılacak. İşverenler genelde olası pozisyonlar için en iyisi ile en uygun ücrete çalışmak isterler. Bu bağlamda hak edilen ücreti almak veya maaş üzerinden pazarlık yapmak biraz da iş başvurusu yapan adaylara düşüyor. Ne kadar az parayla çok fazla iş yapmayı kabul ederlerse, bu yük daha da artarak çalışanın sırtına binecektir. Dolaylı yoldan da çalışanın ailevi ve sosyal hayatı olumsuz etkilenmeye başlayacaktır. İşte bu pesimistik döngü içerisinde bir çıkış yolu bulmak ancak kendini geliştirebilen, bilgi birikimi yüksek ve nitelikli çalışanların çözebileceği bir bulmaca haline geliyor. Şans veya dışarıdan yardım ile mevcut sorunların bazıları çözülebilir; bununla birlikte eğer orijinal fikirleri üretmeyi bırakırsak, daha doğrusu başarıda devamlılık unsurunu sağlayamaz isek, kişisel gelişim seyahatimizde başladığımız noktaya geri dönmemiz tahmin ettiğimizden daha kısa sürecektir. Bu nedenle eğitimin ömür boyu sürecek bir olgu olduğunu bilmeli ve her yeni günde yeni bir planla yola koyulmalıyız.

Eğer dün okuduğumuz kitabı bugün okumaya devam ediyorsak, iş hayatında geçen haftaki hatalarımızı yapıyorsak, iş arkadaşlarımızla olan ilişkilerimiz hala birkaç ay öncesindeki gibiyse, yıllar önce karşılaştığımız sorunlarla tekrar karşılaşıyorsak, planlarımızda ve uygulamalarımızda bir aksilik var demektir.

Yeni yılda değişim en hızlı teknoloji alanında yaşanıyor; burada ortaya çıkan kaotik durum içerisinde teknolojinin sadece ulaşılabilir değil, aynı zamanda fonksiyonel de olması gerekiyor. Günlük hayatımızda bilgisayar, akıllı cep telefonu ve tabletlerin birçok eylemi kolaylaştırdığı inkâr edilemez. Bununla birlikte bu eylemlerin ne kadarının zaruriyet, ne kadarının gereksiz faaliyet olduğu ile ilgili olarak farklı görüşler bulunuyor.

Ayrıca elektronik cihazların başında geçen zaman dilimini, sevdiklerimize ayırmamız gereken zamandan kullanıyoruz. Değişim zamanı başlığı altındaki bir yazıyı okurken aklımıza ilk gelen telefonumuzun veya arabamızın modelini güncellemek veya yenisini satın almak ise, tüketim toplumunun bir üyesi haline geldiğimizi daha net bir şekilde kendimiz de gözlemleyebiliriz. Ürünlere veya hizmetlere değil de insana yatırım yaptığımız zaman dünya üzerindeki en kıymetli kaynağı değerlendiriyor olacağız. Bunun için de etrafımızdaki insanlara biraz daha fazla zaman ayırmaya başlayarak işe koyulabiliriz. Bu bize hiçbir şey kaybettirmez, ancak doğru şekilde gerçekleştirirsek çok şey kazandırır. Tek yapmamız gereken nesnelere değil insana yönelmek olmalı; aradığımız tüm soruların cevapları belki de onlarda gizlidir…

Yrd. Doç. Dr. Erkut Altındağ
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Beykent Üniversitesi

Etiketler: » »
Share
552 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İklim Değişikliği, Gökdelenler ve Akıllı Şehirler

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    İstanbul'da son iki yılda kayıtlara geçen üç önemli ani hava değişimi ve fırtına kayıt edildi. Her üçünde de ortak özellik olarak kuvvetli rüzgar ve yağış, yoğun şimşekler, kısa süreli dolu yağışı, gökyüzünün aniden kararması ve oluşan korkutucu atmosfer olarak karşımıza çıktı. Eğer dışarıda iseniz ve bu dehşet doğa olayının tam içerisinde kalmışsanız en iyi şekilde korunmak zorundasınız. Rüzgarın kuvvetinden dolayı havada uçuşan nesneler nedeniyle yara alabileceğiniz gibi, kuvvetli bir şekilde yere düşen dolu taneleri de vücudunuza ciddi zarar...
  • Facebook Babanızın Tapulu Yeri mi?

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    Gerçekten Facebook hesabınızın kendi üzerinize tapulu bir yer olduğunu mu düşünüyorsunuz? Eğer böyle bir düşünceniz varsa bu yazının devamında anlatacaklarım sizi ilgilendiriyor olacak. Çünkü Facebook’ta ne her istediğinizi yapabilir, ne her istediğinizi söyleyebilir ne de her istediğiniz fotoğrafı paylaşabilirsiniz. Çünkü bütün bu yapacaklarınızın Facebook tarafından belirlenmiş çok sıkı kuralları vardır. Bu kurallardan bir tanesini ihlal ederseniz “babanızın tapulu yeri” olup olmadığını görürsünüz. O yüzden Facebook’u üstünüze tapulu ve her ş...
  • e-Devlet Kapısından İçeri Geçince

    01 Temmuz 2017 Köşe Yazıları

    En kısa tanımıyla e-Devlet Kapısı (turkiye.gov.tr), kamu hizmetlerine güvenli bir şekilde erişebileceğiniz bir giriş kapısıdır. "turkiye.gov.tr’yi kullanarak kamu kurumlarının sunduğu hizmetlere tek noktadan hızlı ve güvenli erişim sağlayabilirsiniz. E-Devlet kapısındaki hizmetlerden yararlanabilmek için mutlaka PTT şubelerinden e-devlet şifrenizi almak gerekir. Şifre alma oldukça basit ama 15 yaşından büyük olmak gerekiyor. e-Devlet kapısından içeri geçince aslında çok fazla şey yapabiliyorsunuz. Fakat aşağıda en fazla işinizi yarayacağını d...
  • Arayış

    01 Temmuz 2017 Köşe Yazıları

    Evrende trilyonlarca yaşanabilir gezegen olma ihtimaline rağmen, yeni dostlarımızı henüz keşfetmemiş olmamızın bir anlamı var mı? Gelişen uzay teknolojileri sayesinde uzayı gözlemleyebiliyor, yakın gezegenlere araştırma robotları gönderebiliyoruz. Elbette bunlar daha ilk adımlarımız, ancak gelişmeler oldukça umut verici olduğu için yeni bir canlı türüyle tanışma ihtimalinin olması hepimizi daha da heyecanlandırıyor. Yine de yıllar geçtikçe dünya üzerinde işler tam olarak istediğimiz gibi gitmiyor. Savaşlar, gelir dağılımındaki eşitsizlikler, çe...