logo

Dijital mi, Doğal mı?


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Elektronik kitapların piyasaya çıkması ile birlikte okuyucular kendi içlerinde çok keskin bir şekilde ikiye bölündü. Bir kısım okuyucular artık daha fazla ağaç kesilmeyeceğinden dolayı bu gelişmeyi olumlu bulurken, bazıları da bu gelişmenin kitap okuma oranlarını düşüreceğini ve kitap okuma alışkanlığının yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını iddia ettiler. Hangi görüş daha doğru kesin bir yargıya varmak pek mümkün değil ancak yayıncılık sektöründe bazı radikal değişikliklerin gerçekleşmeye başladığı bir gerçek.  Haftalık Elektronik Yayıncılar firmasının verilerine göre New York Times gazetesinin sadece bir Pazar günü baskısı nedeniyle 75.000 ağaç kesiliyor. Aynı şekilde bir yıl boyunca 3.900.000 ağacın olduğu büyük bir orman yok ediliyor. Amerika’daki gazeteler yılda yaklaşık 100 milyon ağacın  kesilmesine sebep oluyor.

Bir elektronik kitap okumak beraberin bazı faydaları da getiriyor. Ağaçların korunması, kitap üretiminde enerji tasarrufu sağlanması, kitapların dağıtılması ve depolanmasında maliyetlerin azaltılması, “yeşil yönetim” kapsamında kitabevlerinin tasarruf politikası izlemeleri gibi doğaya karşı birçok avantaj sağlayan e-kitapların bir diğer avantajı ise aynı anda binlercesinin tek bir cihaz içerisinde taşınabilmesi.  Bazı firmaların ürettiği elektronik kitap okuyucular sayesinde yabancı dildeki kitapları okurken kelimelere dokunarak sözlük hizmeti almak da normal kitap okuyucuları için çekici bir özellik. Diğer görüşü savunan okuyucular ise kitap okumanın kültürel ve toplumsal bir alışkanlık olduğunu, kitabevlerinde bulunmanın bile bir kültürün unsurlarını yansıttığını öne sürüyorlar. Her ne kadar materyalist bir yaklaşım olduğunu kabul etseler de fiziksel olarak taşınabilen ve “sahip olma” duygusunu yaşatan bir nesne olması açısından gerçek kitapların asla terkedilmemesi gerektiğini savunuyorlar.

Dijital bir dünyada ticari değeri olan her nesnenin sanallaştırılması toplumlarda giderek artan bir sorun haline gelecek. Basit bir örnekle ifade etmek gerekirse, çok kısa bir zaman öncesine kadar hesaplama işlerinde kullanılan hesap makineleri günümüzde yerini bilgisayarlara ve akıllı telefonlara bıraktı. Bir çok ticari ürün artık tek bir elektronik cihaz içerisine yerleştirilebiliyor. Gündelik hayatta çok sık kullandığımız akıllı telefonlar aynı zamanda bir ajanda, hesap makinesi, telefon, pusula, navigasyon cihazı, fotoğraf makinesi, walkman, bilgisayar, cüzdan, elektronik kitap okuyucu olarak da kullanılabiliyor. Tüm bu cihazların yerine tek bir ürün ile tüm bu hizmetlerden faydalanabiliyor ve işlerimizi kolaylaştırıyoruz.  Tek bir nesnenin bir işin yapılmasını sağladığı hayattan giderek uzaklaşıyoruz. Kitap satın aldığımızda onu sadece okuyabiliyoruz. Artık o kitabı sosyal medyada paylaşmalı, İngilizcesini okumalı, bilmediğimiz kelimeleri tercüme etmeli, tüm bunları yaparken de her türlü gereksiz yükten kurtulmuş olmalıyız. Muhtemelen insanlar yakında tatile çıkarken bir kaç parça kıyafetle birlikte sadece cep telefonlarını yanlarına alacaklar. Ödemelerin de akıllı telefonlar ile yapılabildiğini düşünürsek tamamen dijital bir hayat bizleri bekliyor.

Özetle, kitaplar bize ulaşmadan önce sayfa tasarımı, kapağı ve basım kalitesi özenle tasarlanıyor ve bu detaylar içerikle birlikte kitabın kalitesini şekillendiriyor. Bir odun parçasının bu kadar önemli bir bilgi kaynağı haline gelmesi sağlanıyor. Ancak unutulmamalı ki, biz insanlar da özümüzde kitaplardan çok farklı değiliz. Biz de gelişip farklılaşmalı ve şekil almalıyız. Yoksa kitabın hammaddesinden bir farkımız kalmaz…

Etiketler: » » »
Share
4997 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İklim Değişikliği, Gökdelenler ve Akıllı Şehirler

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    İstanbul'da son iki yılda kayıtlara geçen üç önemli ani hava değişimi ve fırtına kayıt edildi. Her üçünde de ortak özellik olarak kuvvetli rüzgar ve yağış, yoğun şimşekler, kısa süreli dolu yağışı, gökyüzünün aniden kararması ve oluşan korkutucu atmosfer olarak karşımıza çıktı. Eğer dışarıda iseniz ve bu dehşet doğa olayının tam içerisinde kalmışsanız en iyi şekilde korunmak zorundasınız. Rüzgarın kuvvetinden dolayı havada uçuşan nesneler nedeniyle yara alabileceğiniz gibi, kuvvetli bir şekilde yere düşen dolu taneleri de vücudunuza ciddi zarar...
  • Facebook Babanızın Tapulu Yeri mi?

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    Gerçekten Facebook hesabınızın kendi üzerinize tapulu bir yer olduğunu mu düşünüyorsunuz? Eğer böyle bir düşünceniz varsa bu yazının devamında anlatacaklarım sizi ilgilendiriyor olacak. Çünkü Facebook’ta ne her istediğinizi yapabilir, ne her istediğinizi söyleyebilir ne de her istediğiniz fotoğrafı paylaşabilirsiniz. Çünkü bütün bu yapacaklarınızın Facebook tarafından belirlenmiş çok sıkı kuralları vardır. Bu kurallardan bir tanesini ihlal ederseniz “babanızın tapulu yeri” olup olmadığını görürsünüz. O yüzden Facebook’u üstünüze tapulu ve her ş...
  • e-Devlet Kapısından İçeri Geçince

    01 Temmuz 2017 Köşe Yazıları

    En kısa tanımıyla e-Devlet Kapısı (turkiye.gov.tr), kamu hizmetlerine güvenli bir şekilde erişebileceğiniz bir giriş kapısıdır. "turkiye.gov.tr’yi kullanarak kamu kurumlarının sunduğu hizmetlere tek noktadan hızlı ve güvenli erişim sağlayabilirsiniz. E-Devlet kapısındaki hizmetlerden yararlanabilmek için mutlaka PTT şubelerinden e-devlet şifrenizi almak gerekir. Şifre alma oldukça basit ama 15 yaşından büyük olmak gerekiyor. e-Devlet kapısından içeri geçince aslında çok fazla şey yapabiliyorsunuz. Fakat aşağıda en fazla işinizi yarayacağını d...
  • Arayış

    01 Temmuz 2017 Köşe Yazıları

    Evrende trilyonlarca yaşanabilir gezegen olma ihtimaline rağmen, yeni dostlarımızı henüz keşfetmemiş olmamızın bir anlamı var mı? Gelişen uzay teknolojileri sayesinde uzayı gözlemleyebiliyor, yakın gezegenlere araştırma robotları gönderebiliyoruz. Elbette bunlar daha ilk adımlarımız, ancak gelişmeler oldukça umut verici olduğu için yeni bir canlı türüyle tanışma ihtimalinin olması hepimizi daha da heyecanlandırıyor. Yine de yıllar geçtikçe dünya üzerinde işler tam olarak istediğimiz gibi gitmiyor. Savaşlar, gelir dağılımındaki eşitsizlikler, çe...