logo

Dijital Oyunların Yükselişi


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

En son ne zaman kutulu bir oyun aldığınızı hatırlıyor musunuz? Bundan çok da eski olmayan bir zaman diliminde, henüz dijital satışların popüler olmadığı günlerde bazılarımız için kutulu bir oyun almak çok büyük bir keyifti. Eve gelene kadar ambalajına dokunmazdık. O paketin içerisinde hangi sürprizlerin karşımıza çıkacağını görmek için adeta bir tören eşliğinde kutuyu açar, içinden çıkanları tek tek incelerdik. Elbette oyunun cd veya dvd kutusu en önemli nesneydi. Ancak kullanım kılavuzu, oyunun sticker’i, promosyon kodu, başka bir oyunun Beta kullanıcı kaydı ve belki de eğer biraz şanslı isek oyunun posterinin yer aldığı Mouse pad en az oyun kadar bizi heyecanlandırırdı. İşte belki de bu nedenle günümüzde oyun firmaları “special edition” veya “extended box” adı verilen özel üretim oyun kutularını piyasaya sürüyorlar. Oyun figürleri, özel tasarım usb bellek, hatta bazı oyunlara özel uzaktan kumandalı araba bile hediye olarak paketten çıkabiliyor. Normal bir oyunun en az 3-4 katına satılan bu paketler ile oyun tutkunları odalarını süsleyebiliyor ve arkadaşları karşısında inanılmaz bir prestij kazanıyor.

Son iki yıldan bu yana dijital oyun sitelerindeki artışın yanı sıra oluşan yeni bir online pazardan söz etmek mümkün. İnternet hızının artması, fiziksel kutulu oyunların artık internet üzerinden bilgisayara yüklenmesini kolaylaştırdı. Ayrıca cd ve dvd’lerin (gerçi cd’lerden bahsetmek pek mümkün değil, çünkü oyun üreticileri artık kullanmıyorlar) zamanla aşınması, bilgisayarda dvd okuyucu tarafından uzun bir sürede hard disk’e aktarılması gibi nedenlerle kutulu oyunlar tercih edilmemeye başladılar. Bir dvd üzerinden oyunu yükleyene kadar geçen zamanda artık oyunu internetten yükleyip oynamaya başlayanlar var. Asıl mesele ise fiyat. Kutulu oyunlar indirime veya özel bir satışa girmedikten sonra fiyat olarak pek de cazip değiller. 150 lira fiyat etiketi ile piyasaya giren oyunlar yaklaşık iki sene içerisinde 20 ile 50 lira arasına gerilebiliyor. Ancak gerçek bir oyuncu için bu süre işkence ile eşdeğer anlama geliyor. Ancak dijital ortamda işler böyle yürümüyor. Yılbaşı, tatil veya mevsimsel indirimler sırasında en popüler oyunları birden %80-%90 indirime girdiğini görebiliyoruz. Dijital oyunların bir diğer avantajı da Steam gibi programlar sayesinde kütüphane mantığı ile arşivleyebilmeniz. Herhangi bir bilgisayardan oynama imkânınız bulunuyor. Tek gereken online erişim sağlayacağınız bir bilgisayar bulmak. Hatta dün akşam evde bilgisayar oynarken kaldığınız bölümden ertesi gün işyerinde heyecanla devam edebilirsiniz.

Online oyun satışı dediğimizde aklımıza gelen ilk sistem elbette Steam. En popüler oyunların yanı sıra geliştirilme aşamasında yer alan oyunlara bile erken erişim sağlayabildiğiniz Steam’da, özellikle kampanya dönemlerinde inanılma fiyatlarla oyun sahibi olabiliyorsunuz. Bir iyi haber de geçen ay itibariyle Steam’da Türk Lirası kullanılmaya başlandı. Böylece ödeme açısından da erişilebilirliği artan Steam, oyuncuların ilk tercihi olmaya bir süre daha devam edecek gibi gözüküyor. İkincilik koltuğunda ise tek bir isim yok; birkaç firma bu koltuğu paylaşmak için çabalıyor. Bunların başında Gamestop geliyor. Özellikle oyun serilerini çok uygun fiyatlarla satan Gamestop’un diğer bir özelliği de tüm oyun sistemlerine satışının olması. Hatta aklınıza gelen tüm konsollar da site aracılığı ile satılıyor. Diğer bir rakip olan Gamersgate şu sıralar çok çarpıcı kampanyalara sahip olmasa da mutlaka düzenli olarak takip edilmesi gereken sitelerin başında geliyor. Gog.com ise efsane oyunları bulabileceğiniz en önemli veritabanı. Gabriel Knight serisinden tutun da Quake serisine kadar tüm klasik oyunları buradan uygun fiyatlarla temin edebilirsiniz. Son olarak, Humble Bundle sayfasından da bahsetmek lazım. Bu sitede ödediğiniz ücretleri yazılım firması Humble Bundle ve bir yardım kuruluşu arasında paylaştırabiliyorsunuz. Örneğin 10 dolarlık bir oyun aldığınızda ne kadarının yardım kuruluşlarına gitmesi gerektiğini siz belirleyebilirsiniz. Bu sitenin diğer ilginç bir özelliği de oyunları paket olarak satması. Örneğin Warner Bros’un tüm popüler oyunlarını 10 veya 15 dolar gibi rakamlarla satın alabiliyorsunuz.

Eğer Playstore’u unuttuğumuzu ve bu satırlarda yazmayacağımızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Playstore şu anda Türkiye’de yerel anlamda faaliyet gösteren ve Steam’ın potansiyel rakiplerinden birisi; ancak daha katetmesi gereken çok yol var. İndirimlerde bile oyunlar diğer online sitelerin neredeyse iki veya üç katı fiyat vermesi, henüz yazılımcı firmalar ile pazarlık gücünün yeterli olmadığını gösteriyor. Eğer pazarlık güçlerinde bir sorun yok ise diğer ihtimal müşteriler açısından daha sakıncalı: Kar payını daha yüksek tutuyorlar. Yine de böyle bir Türkçe oyun sitesinin faaliyet göstermesi ve oyuncular için bir alternatif sunması çok önemli. Zamanla Playstore’un daha da güçleneceği ve yabancı siteler ile rekabet edebileceği günler de gelecek. Ancak çok yakın zamanda değil.

Kısaca, oyunların dijital formatta oyunculara ulaştırılması çok daha ekonomik ve hızlı hale geldi. Oyun yazılımı pazarının da tahmin edilenden daha büyük bir büyüme ile 2014’ü kapatması herkesi umutlandırdı. Steam’da Greenlight adı verilen bir proje var. Burada amatör oyun yazılımcıları ve şirketler destekleniyor. Hatta Steam’da şu anda bazı Türk oyun yazılımcı firmalarının da oyunları mevcut. Bir defa geliştirilen bir yazılım internet üzerinden binlerce dolar gelir sağlayabiliyor. Özellikle Türkiye’deki üniversitelerde yazılım ve oyun geliştirme bölümlerinin sayısı arttıkça ülkemizin de bu alanda çok ciddi bir atılım yapması muhtemel. Buradan aileler, özellikle de anne ve babalara seslenmemiz gerekiyor. Kendini odaya kapatıp bilgisayar başında saatlerce oyun oynayan çocuğunuzdan asla şikâyet etmeyin. Çünkü siz oyun oynadığını düşünürken, o aslında oyun yazılımlarını inceleyip oyunların nasıl geliştirileceği konusunda bilimsel çalışmalar yapıyor olabilir…

Etiketler: » » » » » » »
Share
4348 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sonsuz Enerji

    02 Aralık 2017 Köşe Yazıları

    Beklenen oldu ve Tesla firması yeni nakliye araçlarını görücüye çıkardı. "Semi" adı verilen elektrikli taşıyıcı, boş haldeyken 100 kilometre hıza 1.9 saniyede çıkabiliyor. İki versiyon olarak piyasaya sürülecek olan Semi, 400 ile 800 kilometre arasında bir menzil sunuyor. Bu menzile ulaşmak için kullandıkları bataryaları Megacharger adı verilen şarj istasyonlarında yarım saat ile bir saat arasında bir sürede tam kapasite doldurmak mümkün. Bununla birlikte, söz konusu enerji tüketiminin boyutları çok yüksek. Bir Semi taşıyıcısının dolması için y...
  • Hoax Mesajlara Düşünmeden İnanıyoruz

    01 Aralık 2017 Köşe Yazıları

    “Hoax” kelimesini daha önce duymamış olabilirsiniz. Fakat özellikle Hoax mesajlar aslında internet kullanıcılarının çok sık karşılaştığı hatta hemen her gün farkında bile olmadan maruz kaldıkları bir durum. Hoax sözcüğünün Türkçe'deki karşılığını işletmek, kafaya almak, gırgır geçmek olarak düşünürsek Hoax Mesajları da yalan haber içeren, karşıdaki kişiyi işletmek amacıyla gönderilen yalan içerikler olarak tanımlayabiliriz. Hoax Mesajlara İnanmayın ! Günün birinde tanıdığınız veya hiç tanımadığınız birisinden bir e-posta, SMS veya Facebook m...
  • Elon Musk

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Elon Musk son dönemde gerek yaptığı yatırımlar, gerekse idealist bakış açısıyla ürettiği fikirler ile dünya tarihine damgasını vuruyor. Son 10 yılda kurduğu şirketlerin kendi endüstrilerinde liderliğe oynaması sadece şans faktörüne bağlanamaz. Yüksek vizyon, nitelikli işgücü, doğru yatırım ve finansal güç gibi birçok unsurun bir araya gelmesi ile ancak bu seviyede bir başarı sağlanabilir. Bu unsurların tamamı doğru bir simya ile harmanlandığında ortaya çıkan üretim tarzı, hiçbir rakip firmada olmayan özellikleri beraberinde getirir ve farklı bi...
  • Danışmanlar Her Şeyi Bilmezler

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Bilişim Sektörü'nde uzmanlık alanınız ne olursa olsun Danışmanlık yapmak çok zordur. Bu Danışmanlık mesleğinin zorluğu veya işin ağırlığından değil genelde Danışmanlık yaptığınız kurum ve kişilerin çevresindeki dalkavuklardan kaynaklanan bir zorluktur. Çünkü bu kişiler kendilerinden çok daha fazla şey bilen birisine karşı hoşgörü ile değil daha çok boş yere para alan ama hiçbir işe yaramayan bir "Sülük" gözüyle bakarlar. Bu zavallı insanlar sığ beyinleriyle yaptığınız çalışmaları akılcı değerlendirmelerden çok uzaktan kötülemekten başka bir şey...