logo

Dünya Alarm Veriyor!


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Hubble Uzay Teleskobu’nun dünyaya gönderdiği yüksek çözünürlüklü resimler içerisinde yeni galaksiler, gezegenler ve birçok gök olayı hakkında bilgi sağlayabilecek çeşitli ipuçları bulunuyor. Bilim insanlarının asıl aradığı ise dünya benzeri yaşanabilecek gezegenler hakkında bir umut ışığı. Bunun temel nedeni sadece bilimsel merak değil, bir zorunluluk. Artan nüfus ve dünya kaynaklarının dengesiz ve aşırı kullanımı sebebiyle 2100 yılına kadar dünya kaynaklarının önemli bir kısmı tükenmiş olacak. Bu kaynaklar genelde günlük hayatımızda kullandığımız tüm eşyaların hammaddelerini oluşturması açısından önemli, hem de içlerinde temel gıda ürünleri de var. Gazetelerde son dönemde mutlaka denk gelmişsinizdir; kakao çok yakında lüks tüketim ürünleri arasına girecek. Şu anda bir kaç liraya alabildiğimiz çikolataları çok yüksek fiyatlardan satın almak zorunda kalacağız. Petrol neredeyse bitme noktasına geleceği için yeni enerji kaynaklarına yönelmek zorundayız. Şu anda dünyada 3.5 trilyon varil petrol rezervi kaldığı tahmin ediliyor. Ancak tüm rezerve erişimin maliyeti de düşünülürse 2050 yılı itibariyle büyük bir petrol krizi yaşanacağı tahmin ediliyor.

Yeni bir gezegen bulunması ve bu gezegendeki yaşam koşullarının uygun olması durumunda dünyadaki insanların buraya nasıl transfer edilecekleri bir başka önemli konu olarak karşımıza çıkıyor. Elbette başka bir gezegende kurulacak bir keşif kolonisi ile başlayacak olan bu “göç” süreci, mevcut teknoloji ile pek mümkün gözükmese de bir yüzyıl sonra hangi teknolojik imkanlara sahip olacağımızı kestirmek çok güç. Yine de yaklaşık 10 milyar insanın çok uzun bir seyahat için nasıl hazırlanacağı, ne tip gemilerle taşınacağı yanıtlanmayı bekleyen sorular arasında yer alıyor. Bazı araştırmacılar kulağa fantastik gelen  bazı önerilerde bulunuyor. Örneğin belirli bir süre moleküler düzeyde transfer yapılabileceği ve canlı ışınlamanın gerçekleşebileceğini iddia edenler olduğu gibi, fizik biliminin elverdiği ölçüde çok yüksek hızlara çıkabilen gemiler inşa edilebileceği de yapılan tahminler arasında yer alıyor. Elbette tüm dünya halkının bir başka gezegene nakil edilmesi gibi bir durum realitede mümkün değil. Yine de, dünyanın kaynak zenginliğine tekrar kavuşabilmesini sağlayabilecek bir nüfusun belirlenmesi ve buna göre dünya nüfusunun tahliye edilmesi bir zorunluluk. Kapitalizmin bir gerçeği olarak toplumun zenginlerinin tahliyede ilk sırada olacakları, öncelik alacakları muhtemel. Yine de gelecek yıllar içerisinde yoksulluğun azaltılacağı, gelir dağılımında ve kaynak paylaşımında adaletin sağlanacağı bir dünya düzenine ulaşmak hepimizin ortak ütopyası.

Koloninin kurulacağı ve yeni bir yaşamın başlayacağı gezegenlerde ise nasıl bir toplumsal sistemin kurulacağı, hangi adalet sisteminin uygulanacağı, güvenlik önlemlerinin kim tarafından alınacağı akla gelen ilk sorular. Gittiğimiz gezegene yerleşirken de özel mülkiyet hakkı olacak mı? Daha çok maddi kaynağı veya parası olan kişiler, okyanus manzaralı bir bölgede kendi evlerini mi inşa edecekler, yoksa herkes gibi ortak alanları paylaşıp diğer insanlarla birlikte mi yaşayacaklar? Dünyadaki ekonomik modellerin bir kopyası mı uygulanacak, yoksa radikal bir hamle ile hiç bir kişinin istisna olmayacağı tam eşitlikçi bir model mi benimsenecek? Bu koloninin kullanacağı yönetim biçimi ne olacak? Güç oyunları ve politik tezgahlar burada da olacak mı? Eğer işin içerisinde insan varsa, hangi dünyaya, hangi gezegene veya boyuta gidersek gidelim, bazı alışkanlıklarımız da bizimle birlikte gelecek. Bu alışkanlıklar ve getirdiği durumlarla hep yüzleşeceğiz. Zaten bu da sınavın bir parçası değil mi?..

Önemli Not: 15 Temmuz’da şehit düşen tüm kahramanlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza ise Allah’tan acil şifalar diliyorum.

Etiketler: »
Share
4413 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çöp Kamyonu Teorisi

    01 Mayıs 2017 Köşe Yazıları

    Kadın taksiye binmiş ve hava alanına gitmek istediğini söylemişti. Sağ şeritte yol alırken siyah bir araba park ettiği yerden aniden yola, önlerine çıktı. Şoförü çarpmamak için sert şekilde frene bastı. Taksi kaydı, ama diğer arabaya çarpmaktan kıl payı farkla kurtuldu. Siyah arabanın sürücüsü camdan başını çıkarıp bağırmaya ve küfretmeye başladı. Taksi şoförü ise gayet sakin ona gülümsedi ve içten bir şekilde el salladı. Kadın bütün bu olanları şokunu yaşarken, taksi şoförünün tavrına daha da şaşırmıştı. Sordu: “Neden böyle davrandınız? Adam...
  • Teknoloji ve Alım Gücümüz

    01 Mayıs 2017 Köşe Yazıları

    Katma değeri olan ürünler üretebilen ve bunları küresel piyasada pazarlayıp satabilen markaların kendi ülkeleri için ne kadar kıymetli olduklarını biliyoruz. Eğer gerçek bir rekabetten bahsetmek istiyorsak, teknolojinin gücünü mutlaka firmalarımıza entegre hale getirmeliyiz. Ar-Ge faaliyetlerine bütçe ayırmayan ve önem vermeyen firmaların gün geçtikçe piyasadan silinmelerine şahit oluyoruz. Peki gelişen teknoloji ile birlikte tüketici elektroniği anlamında Türkiye'de son dönemde neler gelişti ve değişti? Acaba 20 sene öncesine göre alım gücümüz...
  • Trappist Sistemi ve Fermi Paradoksu

    01 Nisan 2017 Köşe Yazıları

    Bilim dünyasındaki gelişmeleri düzenli takip edebilmek artık pek de mümkün değil. Geçtiğimiz ay yaşanabilir gezegenlerin keşfinden sonra bu ay da Elon Musk'ın ortaya attığı fikir tüm gündemi değiştirdi. Gerçekten de beyin ile bağlantı kurmanın ve bunu bilgisayarlar aracılığı ile yapmanın bir yolu mevcut mudur? Musk'ın şirketlerinin piyasa değerini arttırmaya yönelik spekülatif bir haber mi, yoksa yeni bir çağın başlangıcı mı? Bu tartışmalar bir süre daha devam edecek olsa da, Elon Musk bu konuyu araştıracak ve faaliyet alanı insan beyni ile ent...
  • İnternette Çocukları Bekleyen Tehlikeler

    01 Nisan 2017 Köşe Yazıları

    Online tehditlerin sayısı her geçen gün artıyor. Bu tehditler karşısında özellikle anne ve babaların çocuklarını korumak için çok daha bilinçli olmaları gerekirken bir çoğu çocuklarının karşı karşıya olduğu tehlikelerin farkında bile değiller. Bu konuyla ilgili Kaspersky Lab’ın yaptığı 2016 Tüketici Güvenliği Riskleri Anketi çok ilginç ve aslında endişelendirici bazı sonuçları da ortaya çıkardı. Türkiye’deki anne-babaların sadece %19’u çocuklarının internet aktivitelerini sınırlamaya yardımcı yazılımlar kullanırken geri kalan çok büyük yüzdenin...