logo

EMP (Elektro-Manyetik Akım)


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

EMP, yani açılımı ile Electro-Magnetic Pulse (Elektro-Manyetik Akım) bir patlamanın arkasında oluşan ve çevreye zarar verebilen, özellikle elektrikli cihazları çalışamaz hale getirebilen bir tür şok dalgasıdır. Biyolojik varlıklar üzerindeki etkisi sınırlıdır ancak elektronik aygıtları kullanılamaz hale getirebilir, büyük hasarlar verebilir. Örneğin elektro manyetik dalganın şiddetine göre 500 mil içerisindeki bir alanda bile tüm elektronik ve elektromanyetik cihazlar hasar görebilir. Cep telefonları, bilgisayarlar, havayolu trafik ağları, uçaklar, trenler, telekomünikasyon aygıtları… Bu liste uzayıp gidiyor, teknoloji içeren buluşları günlük hayatımıza o kadar dâhil ettik ki, onların bizi tamamen yönetmesine izin veriyoruz. Böyle bir patlama sadece fiziksel sorunlara değil sosyal yaşantımıza da etki edecektir. Örneğin internete bağlanamadığımızda, cep telefonu ile konuşamadığımızda, evde çalışmayan bir televizyonun önünde oturduğumuzda ruh halimiz nasıl olacak tam kestiremeyiz.

Elektromanyetik dalgaların etkisi birkaç faktöre bağlı olarak değişebilir. Bu faktörlerin başında patlamanın hangi irtifada gerçekleştiği, enerji alanı, gamma ışını salınımı, Dünya’nın manyetik alanı ve etraftaki elektronik cihazların manyetik koruma alanı geliyor. Tüm bu değişkenlere bağlı olarak hasar yıkıcı da olabiliyor, etkisi minimum düzeyde de kalabiliyor. EMP adı verilen bu dalgaların kullanım alanlarının başında kitlesel imha stratejileri geliyor. Düşman uçaklarını bir defada düşürmek, düşmanın iletişim ağını sabote etmek veya tüm teknolojik savaş aletlerini etkisiz kılmak EMP ile yapılabilecek başlıca hamleler olarak göze çarpıyor. İsterseniz milyar dolarlık uçaklara sahip olun, bu hiç önemli değil. Tek bir düğme ile oluşturulacak yapay bir EMP dalgası ile tüm bir ordu yok edilebilir. Zaten başta Amerika olmak üzere birçok devlet EMP araştırmaları için önemli bir bütçe ayırmış durumda. EMP’nin ilk olarak keşfedildiği deney olan ve 1962 yılında Pasifik Okyanusu’nun tam merkezinde gerçekleştirilen bilimsel araştırma Starfish Prime’da, deniz seviyesinin 400 km üstünde gerçekleştirilen patlama yaklaşık 1.500 km uzaklıkta bulunan Hawai’deki bazı sokakların elektriğini kesti, cihazların bozulmasına yol açtı ve hatta bir telefon şirketinin mikrodalga hatlarına zarar verdi. Yani etkisi düşünüldüğünden çok daha büyük oldu. Aynı yıl Sovyetler de K-Projesi adı verilen bir EMP testi gerçekleştirdi. Günümüzde araştırmaların çok gizli tutulmasından dolayı güncel EMP deneyleri hakkında çok fazla bir fikrimiz yok. Ancak gelişen teknoloji ile doğru orantılı olarak gelişen EMP silahları teknolojisi de gerçeğini önceden görmemiz gerekiyor. Yıllar önce bilimsel veriler bize EMP dalgasının sadece nükleer patlama gerçekleşirse olabileceğini söylerdi. Artık buna gerek kalmadı; nükleer patlamalar gerçekleşmeden de EMP dalgaları üretilebiliyor; hatta EMP dalgalarına karşı çeşitli zırh ve kalkanlar da geliştiriliyor. Kesin olan tek gerçek ise, teknolojinin giderek daha tehlikeli hale geldiği. İnsanları yok edip ırkımızı bir tehdide dönüşecek kadar tehlikeli!

Şu anda ülkemizde bir EMP silahının kullanıldığını düşünelim. Tüm ülkeyi etkisi altına alan bir dalga, mevcut tüm elektronik eşyalara hasar verecektir. Web çökecek, internet ulaşılamaz hale gelecektir. Hiçbir telefon operatörü servis sağlayamayacak, iletişim duracaktır. Televizyon çalışmadığı gibi hiçbir radyo yayını da yapılamayacaktır. Böyle bir saldırıda alıştığımız her şey birden değişecek ve buna kısa sürede uyum sağlamak zorunda kalacağız. Belki de televizyona bakıp saatlerce düşünmeden yaşamak yerine ailemizle daha çok zaman geçireceğiz, onlarla sohbet edeceğiz. İnternete girmeyeceğimiz için kendi hayatımızı planlama imkânımız olacak, artık başkalarının duvar yazılarını değil kendi arzularımızı takip edeceğiz. Cep telefonu ile uğraşmak, cihazların fonksiyonlarına alışmak yerine arkadaşlarımızın bizim için ne kadar değerli olduğunu fark edeceğiz, onlarla birlikte vakit geçireceğiz. Evet, olası bir EMP saldırısı tüm bunlara yol açacak. İşte bu yüzden, belki de bize bir EMP dalgası gerekiyor; aklımızın başımıza gelmesi için!

Etiketler: » » »
Share
780 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sonsuz Enerji

    02 Aralık 2017 Köşe Yazıları

    Beklenen oldu ve Tesla firması yeni nakliye araçlarını görücüye çıkardı. "Semi" adı verilen elektrikli taşıyıcı, boş haldeyken 100 kilometre hıza 1.9 saniyede çıkabiliyor. İki versiyon olarak piyasaya sürülecek olan Semi, 400 ile 800 kilometre arasında bir menzil sunuyor. Bu menzile ulaşmak için kullandıkları bataryaları Megacharger adı verilen şarj istasyonlarında yarım saat ile bir saat arasında bir sürede tam kapasite doldurmak mümkün. Bununla birlikte, söz konusu enerji tüketiminin boyutları çok yüksek. Bir Semi taşıyıcısının dolması için y...
  • Hoax Mesajlara Düşünmeden İnanıyoruz

    01 Aralık 2017 Köşe Yazıları

    “Hoax” kelimesini daha önce duymamış olabilirsiniz. Fakat özellikle Hoax mesajlar aslında internet kullanıcılarının çok sık karşılaştığı hatta hemen her gün farkında bile olmadan maruz kaldıkları bir durum. Hoax sözcüğünün Türkçe'deki karşılığını işletmek, kafaya almak, gırgır geçmek olarak düşünürsek Hoax Mesajları da yalan haber içeren, karşıdaki kişiyi işletmek amacıyla gönderilen yalan içerikler olarak tanımlayabiliriz. Hoax Mesajlara İnanmayın ! Günün birinde tanıdığınız veya hiç tanımadığınız birisinden bir e-posta, SMS veya Facebook m...
  • Elon Musk

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Elon Musk son dönemde gerek yaptığı yatırımlar, gerekse idealist bakış açısıyla ürettiği fikirler ile dünya tarihine damgasını vuruyor. Son 10 yılda kurduğu şirketlerin kendi endüstrilerinde liderliğe oynaması sadece şans faktörüne bağlanamaz. Yüksek vizyon, nitelikli işgücü, doğru yatırım ve finansal güç gibi birçok unsurun bir araya gelmesi ile ancak bu seviyede bir başarı sağlanabilir. Bu unsurların tamamı doğru bir simya ile harmanlandığında ortaya çıkan üretim tarzı, hiçbir rakip firmada olmayan özellikleri beraberinde getirir ve farklı bi...
  • Danışmanlar Her Şeyi Bilmezler

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Bilişim Sektörü'nde uzmanlık alanınız ne olursa olsun Danışmanlık yapmak çok zordur. Bu Danışmanlık mesleğinin zorluğu veya işin ağırlığından değil genelde Danışmanlık yaptığınız kurum ve kişilerin çevresindeki dalkavuklardan kaynaklanan bir zorluktur. Çünkü bu kişiler kendilerinden çok daha fazla şey bilen birisine karşı hoşgörü ile değil daha çok boş yere para alan ama hiçbir işe yaramayan bir "Sülük" gözüyle bakarlar. Bu zavallı insanlar sığ beyinleriyle yaptığınız çalışmaları akılcı değerlendirmelerden çok uzaktan kötülemekten başka bir şey...