logo

Gazeteciyiz Ama Önce İnsanız


Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net

Nedendir bilinmez bazı gazeteci arkadaşlarımız kendilerini PR (Public Relations – Halkla İlişkiler) işi ile uğraşan arkadaşlarımızın amiri sanıyorlar. Oysa birçoğumuz ya gazeteciyken PR tarafına geçti ya da PR şirketinde çalışırken diğer tarafa. Durum böyle olunca da insan sormadan edemiyor “Arkadaşlar bu neyin cakası? Hepimiz aynı gemideyiz” diye…

Bizlerin yani gazetecilerin PR tarafında çalışan dostlarımızla aramızda bir ast – üst ilişkisi yok. Akıl veya yetenek farkı zaten yok. Tek istisna kılık kıyafet konusunda olabilir. PR’cı dostlarımızın bizlerden daha şık olduklarını ve kılık kıyafetlerine bizlerden daha fazla özen gösterdiklerini söyleyebilirim.

Zaman zaman biz onlara “Gazeteci Kaprisi” yaparız. Zaman zaman da onlar bizi “Hesaba katmazlar”. Fakat herkes işini iyi yaptığı sürece sorun olmadan yürütürüz tüm işleri. Neticede durduğumuz yer neresi olursa olsun hepimiz insan değil miyiz?

Hazır konu açılmışken son dönemlerde bir gazeteci olarak yaşadığım bazı keyifsiz gözlemlerime değinmek istiyorum. Bunların birkaçını aşağıda sıraladım. Ve biliyorum ki bu konuları ancak PR tarafındaki dostlarımızla ortak hareket ederek çözebiliriz.

Uzayan Toplantılar

Yıllardır uzayan toplantılar hakkında yazıyorum. Basın toplantıları yarım saati geçmemeli diye. Bir 15 dakika da soru cevap kısmına ayrılsa 45 dk. yapar. Haydi olsun 1 saat. Ama bazı basın toplantılarına katıldığımda kendimi yatıya gelmiş misafir gibi hissediyorum. Kimi 1,5 saat firma tarihçesini anlatıyor, kimisinin anlattıklarının aynısını diğer konuşma yapan arkadaşları tekrarlıyorlar. Hele bir de devlet büyüklerimiz toplantıya katılmışlarsa toplantılar sakız gibi uzadıkça uzuyor. Ön sırada oturan tüm protokol konuşma yapmadan toplantı bitmiyor.

Konuyla ilgili son örnek Şubat ayının son haftası TTNET’in düzenlediği ve Ulaştırma Bakanı’mızın da katıldığı IPTV basın toplantısıydı. Yaklaşık 3 saat aralıksız sürdü. Birçok gazeteci arkadaşımız ve ben de konunun öneminden dolayı soru sormak için toplantıyı sonuna kadar takip ettik. Fakat toplantı sonuna gelindiğinde soru-cevap bölümünün iptal edildiğinin söylenmesi gazetecilere yapılan büyük saygısızlıktı. Hepimizin aklına şu soru geldi. Eğer gazetecilere soru sorma olanağı tanımayacaksanız toplantıya niye çağırıyorsunuz? Anlattıklarınızın yazılı bir kopyasını da bize gönderirsiniz olur biter.

Devlet Protokolü Sıkıntısı

Diğer bir sıkıntı yaratan konu da devlet protokolünün katılacağı toplantılar. Etkinliğe davet ediyorsunuz, dediğiniz saatte katılıyoruz. Fakat devlet büyüklerimiz gelecek diye bizleri ön kapıdan almıyorsunuz, asansöre bindirmiyorsunuz, bazen daha Bakanımız gelmedi diye yeme-içme servisi bile yapmıyorsunuz. Devlet büyüklerimiz çoğunlukla hem zamanında gelmiyorlar hem de konuşmaya başladılar mı mikrofonun tek sahibi gibi davranıyorlar. Hepimizin zamanı çok değerli. Lütfen bizlerin zamanını müşterilerinizin siyasi hesapları için boşa harcamayın ve harcatmayın.

Sıkışık Programlı ve Uzayan Saatlere Yayılan Basın Gezileri

Bir basın gezisi düzenlediğiniz zaman bizler evimizin ve işyerimizin konforunu bırakıp sizin etkinliklerinize misafir oluyoruz. Kimi zaman sabahın çok erken bir saati kalkıyor. Ertesi günün sabahının ilk saatlerine kadar süren sürelerde birlikte oluyoruz. Bu programları hazırlarken çok fazla sıkışık program yapmamaya, program uzun ve yorucu ise mutlaka konaklamalı organizasyon yapmaya lütfen özen gösterin. Bizler gazeteciyiz ama önce insanız. Bazı insani ihtiyaçlarımız var. Susuyoruz, terliyoruz, ilaç almamız, üstümüzü değiştirmemiz, tuvalete gitmemiz, özellikle yaz dönemlerinde duş almamız, uzun soluklu etkinliklerde bir parça uyumamız gerekebiliyor. Yani hiç birimiz bizi davet eden müşterilerinizin görevli memurları değiliz, onların misafiriyiz. O yüzden basın gezisi programı hazırlarken müşterinizin her isteğine olur demeden önce kendinizi lütfen bizlerin yerine koyun.

Basın gezilerinden söz açılmışken bu konuda yaptıkları tüm organizasyonlarda bizlere mükemmele yakın deneyimler yaşatan Turkcell, Microsoft ve Türk Telekom’a bu konuda haklarını teslim etmek, hatta bir de ekstra teşekkür etmek gereğini hissediyorum.

Konuyu özetlersek biz gazeteciler mükemmel değiliz. Zaman zaman hatalar, bazen de kaprisler yapıyoruz. Hatta PR tarafındaki dostlarımızın da bu yazıyı okurken “Ah biz de gazetecilerle ilgili yaşadıklarımızı bir anlatsak…” dediklerini duyar gibiyim.

Hayatımın 14 yılı PR tarafında, son 7 yılı da gazetecilik tarafında geçti. Durduğumuz taraf neresi olursa olsun işimizi en iyi biçimde yapabilmek için tek bir evrensel kural olduğunu düşünüyorum. O da “İnsana saygı”. Bunu karşılıklı unutmadığımız sürece yolumuz hep açık olacaktır.

Bu ayki yazımı Casino de Gregrio’nun bir deyişi ile noktalıyorum. “Dalkavuklardan sakınınız. Çünkü onlar insanları boş kaşıkla besler”.

Etiketler: » »
Share
749 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Elon Musk

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Elon Musk son dönemde gerek yaptığı yatırımlar, gerekse idealist bakış açısıyla ürettiği fikirler ile dünya tarihine damgasını vuruyor. Son 10 yılda kurduğu şirketlerin kendi endüstrilerinde liderliğe oynaması sadece şans faktörüne bağlanamaz. Yüksek vizyon, nitelikli işgücü, doğru yatırım ve finansal güç gibi birçok unsurun bir araya gelmesi ile ancak bu seviyede bir başarı sağlanabilir. Bu unsurların tamamı doğru bir simya ile harmanlandığında ortaya çıkan üretim tarzı, hiçbir rakip firmada olmayan özellikleri beraberinde getirir ve farklı bi...
  • Danışmanlar Her Şeyi Bilmezler

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Bilişim Sektörü'nde uzmanlık alanınız ne olursa olsun Danışmanlık yapmak çok zordur. Bu Danışmanlık mesleğinin zorluğu veya işin ağırlığından değil genelde Danışmanlık yaptığınız kurum ve kişilerin çevresindeki dalkavuklardan kaynaklanan bir zorluktur. Çünkü bu kişiler kendilerinden çok daha fazla şey bilen birisine karşı hoşgörü ile değil daha çok boş yere para alan ama hiçbir işe yaramayan bir "Sülük" gözüyle bakarlar. Bu zavallı insanlar sığ beyinleriyle yaptığınız çalışmaları akılcı değerlendirmelerden çok uzaktan kötülemekten başka bir şey...
  • Teknoloji Firmalarının Geleceği

    02 Ekim 2017 Köşe Yazıları

    Hangi sektörde olursa olsun yüksek teknoloji kullanarak mal veya hizmet üreten şirketlerin tamamı sürekli risk içerisinde faaliyetlerini sürdürmektedirler. Karşılaşabilecekleri en büyük tehlike, atalettir. Diğer bir deyişle, yüksek yatırım ve teknolojik Ar-Ge ihtiyacı olan bir sektörde hareketsiz kalmak ve değişime adapte olamamak, aynı zamanda firmanın kapanmasıyla sonlanabilir. Bir başka husus, benzer şekilde değişen müşteri ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit edip buna göre güncelleme yapamamak da bir firma için geçerli bir kapanma nedenidir....
  • Araç Muayenesinde Aklınıza Takılan Sorular

    01 Ekim 2017 Köşe Yazıları

    Aracınızın periyodik muayenesinin zamanının gelip gelmediğini öğrenmek için ruhsatınızı bir kontrol edin ve eğer muayene zamanınız yaklaştıysa yapacak bir hayli işiniz olacak demektir.  Aşağıda bu konuda aklınıza gelebilecek soruları biraraya getirmeye çalıştım. Araç Muayenesi Nedir? Araç muayenesi, trafiğe çıkan motorlu ve motorsuz araçların teknik yeterlilikte olup olmadığının muayene edilerek trafik ve yolcu güvenliği açısından kontrol ve tespit edilmesidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 34. maddesi gereğince araç muayenesi z...