logo

“Microsoft’un Boynuzları”


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Kullandığınız ilk işletim sistemini hatırlıyor musunuz? Bir çoğumuz bu soruyu DOS olarak cevaplasa da, gerçek anlamdaki ilk işletim sistemi, grafik arayüzü, menüleri ve kişiselleştirilebilme özellikleri ile Windows 3x serisi idi. O güne kadar siyah bir ekran üzerindeki beyaz yazılara alışanlar için, bu teknolojik bir devrimdi! Renkli bir ekran eşliğinde, sesli animasyonlar, değiştirilebilir ayarlar ve pencereler, yardımcı programlar ile artık donanıma hükmedebileceğimiz, elektronik ve mekanik parçalara sözümüzü geçirebileceğimiz günlere yaklaşıldığının ipuçlarını görebiliyorduk.

Yazılımın aslında ne kadar önemli olduğunu, yazılım programları olmadan donanımın hiçbir işe yaramadığını da Windows kanıtlamaya başlamıştı. Windows 95 geldiğinde, Microsoft kendi sınırlarını yine zorlamış ve ortaya bir sanat şaheseri çıkarmıştı. Eminim ki şu anda hiç biriniz Windows 95 kullanmıyorsunuz. Ama bu işletim sistemi ilk çıktığında, herkes kendi makinesini Windows 95’e yükseltmek için bilgisayarında donanım değişiklikleri yapıp, orijinal sürümüne yüzlerce dolar para harcamıştı.

Microsoft Windows 95’ten sonra çıkardığı her bir versiyonda teknolojisini birkaç adım ileriye taşıdı. Windows 98 ve 98 SE (Special Edition – Özel Sürüm), ME (Millenium Edition – Yeni bin yıl sürümü), Windows NT Workstation ve Server ile kendini geliştirdi. Microsoft, tüm bu deneyimlerini tek bir işletim sistemi üzerinde odakladı: Windows XP. İlk olarak Home Edition (Ev sürümü) ve Professional (Profesyonel) olarak iki versiyon çıkartan Microsoft, bunları takip eden günlerde bir de Tablet PC sürümü ekledi.

Şimdi ise Microsoft yazılım ekibi, yeni bir işletim sistemi üzerinde çalışıyor. Eğlence ve iletişimi baz alan Windows’un yeni versiyonunun kod adı konuldu bile: Longhorn.

Microsoft’un amacı, müşterilerine teknolojinin tüm imkanlarını kullanabileceklerine inandırmak ve işletmelerin teknolojiyi kullanırken daha pratik yollar izlemesini ve daha az engelle, daha güvenli bir şekilde ilerlemelerini sağlamak. Longhorn, Windows platformunun 16 bit’ten 32’e bit’e çıktığı 1995’ten beri atılmış olan en büyük adımı temsil ediyor. (Bir başka radikal gelişme ise, Microsoft.Net iskelet yapısının oluşturulması idi). Longhorn sürümü, yeni bir depolama sistemi, doğal arama teknolojisi ve en güvenilir iletişim yollarını içeriyor. XAML olarak adlandırılan yeni bir programlama dili kullanan Longhorn, daha birkaç önemli unsur nedeniyle işletim sistemlerinin köşe taşlarından biri olarak kabul ediliyor. Yönetilmiş kodlar üzerine kurulmuş ilk işletim sistemi olan bu program aynı zamanda yeni bir dosyalama sistemini tanımlayan, WinFs olarak isimlendirilen yeni bir depolama alt sistemini kullanıcılara sunuyor. Ayrıca “Doğal Arama Teknolojisi”ni kullanan ilk işletim sistemi olma özelliği de Longhorn’da.

Longhorn, son kullanıcı ev bilgisayarlarında çalışmak için en az Pentium 3 – 800 megaherz tabanlı, 256 Mb Hafızaya sahip, en az 32 Mb hafızası olan ve Direct X 7.0’ı destekleyen bir ekran kartına, minimum 1024×768 çözünürlüğü destekleten bir monitöre ihtiyaç duyacak. Bu özellikler, çıkarılacak ilk versiyon (alpha versiyonu) için bir örnek temsil ediyor. Peki Longhorn’da neler farklı? Genel olarak incelediğimizde, Windows XP versiyonunun grafik olarak biraz daha süslenmiş hali ile karşı karşıyayız. Karşılama ekranına sadece tarih eklenmiş. Ayrıca masaüstü ve Başlat menüsü de XP ile çok benzer noktalara sahip. Başlat menüsüne, donanım ayarlarınızı ve bağlantılı olduğunuz kişileri ekleyebiliyorsunuz.

Longhorn, ekran kartı olarak 3D bir modele ihtiyaç duyuyor. Bu, ekranın daha gerçekçi ve daha derin görünmesi için bazı efektleri uygulamasını sağlıyor. Her bir DVD formatı için de özel olarak ayarlanabilen tümleşik DVD yetenekleri ile birlikte gelen Longhorn, kendini sisteminize 15 dakika içinde kurabiliyor. Ayrıca Intel ve Amd çip üreticileri ile birlikte geliştirdiği ve “Palladium” adı verilen bir güvenlik teknolojisi de içeriyor. Microsoft çalışanları, Palladium’u, bazı ideal fikirler için üretiyorlar: İnternette insanlarla görüşürken onları tanımlayacak ve tehlike potansiyeli içerip içermediklerini kontrol edecek, virüsleri ve solucanları durduracak, SPAM’i (izinsiz olarak posta gönderilmesi) engelleyecek, bilgisayardan internete gönderilen bilgilerin içeriğini kontrol edecek bir mekanizma olarak geliştiriyorlar. Bu da bilgisayarda kişisel güvenlik alanında bir devrim olacağa benziyor. Yeni güncellemeleri yaptıktan sonra bilgisayarı yeniden başlatmanıza gerek kalmıyor. Siz çalışmalarınıza devam ederken, Longhorn son güncellemeleri bilgisayarınıza adapte diyor.

Bu işletim sisteminin ilk duyurusu 24 Haziran 2001 yılında yapıldı. Geliştirme sürecinin tamamlanmasına henüz 2 sene var; 2005 yılının başında 1. Beta versiyonu, sonunda ise 2. Beta versiyonu çıkartılacak. Longhorn’un çıkışı için planlanan tarih ise 2006’nın tam ortası.

Peki Longhorn ismi aynen kalacak mı? Hatırlarsak, Windows XP için ilk duyurular yapıldığında, “Whistler” kod adı kullanılıyordu. Programın çıkış tarihine yakın XP ismi konuldu. Kulislerde yankılanan bazı bilgilere göre Windows’un bir sonraki sürümünün kod adı da “Blackcomb”. Bu iki isim de, Microsoft’un merkez karargahına çok yakın olan iki kayak alanının adı. Whistler Dağı’nın eteklerinde, kayak yapan nüfusa hizmet veren “Longhorn” adına bir salon ismi var. Microsoft’un merkezini merak ediyor ve ismini dünyanın en çok satan işletim sistemlerine veren mekanları görmek istiyorsanız mutlaka British Columbia’ya (Kanada) gitmelisiniz. Eğer Whistler Dağı’nda kayak yaparsanız, bence Longhorn’da durup bir şeyler içmeli ve biraz dinlenmelisiniz. Yurt dışına çıkmayı düşünmüyorum diyorsanız, 2006’da Longhorn’un satışa çıkmasını beklemekten başka şansınız yok.

Kaynaklar:

www.microsoft.com

www.winsupersite.com

Etiketler: » » »
Share
61 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Teknoloji Firmalarının Geleceği

    02 Ekim 2017 Köşe Yazıları

    Hangi sektörde olursa olsun yüksek teknoloji kullanarak mal veya hizmet üreten şirketlerin tamamı sürekli risk içerisinde faaliyetlerini sürdürmektedirler. Karşılaşabilecekleri en büyük tehlike, atalettir. Diğer bir deyişle, yüksek yatırım ve teknolojik Ar-Ge ihtiyacı olan bir sektörde hareketsiz kalmak ve değişime adapte olamamak, aynı zamanda firmanın kapanmasıyla sonlanabilir. Bir başka husus, benzer şekilde değişen müşteri ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit edip buna göre güncelleme yapamamak da bir firma için geçerli bir kapanma nedenidir....
  • Araç Muayenesinde Aklınıza Takılan Sorular

    01 Ekim 2017 Köşe Yazıları

    Aracınızın periyodik muayenesinin zamanının gelip gelmediğini öğrenmek için ruhsatınızı bir kontrol edin ve eğer muayene zamanınız yaklaştıysa yapacak bir hayli işiniz olacak demektir.  Aşağıda bu konuda aklınıza gelebilecek soruları biraraya getirmeye çalıştım. Araç Muayenesi Nedir? Araç muayenesi, trafiğe çıkan motorlu ve motorsuz araçların teknik yeterlilikte olup olmadığının muayene edilerek trafik ve yolcu güvenliği açısından kontrol ve tespit edilmesidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 34. maddesi gereğince araç muayenesi z...
  • Dominant Ekonomiler

    01 Eylül 2017 Köşe Yazıları

    Ulusal olarak kullandığımız para biriminin Avrupa'da dörtte biri kadar değerinin olması, sadece ülkemizin değil, dominant ekonomilere sahip ülkelerin dışında kalan tüm dünya ülkeleri için geçerli olan bir durum. Benzer şekilde birçok ülkenin para birimi diğer ülkelerde on kata kadar değersizleşebiliyor. Bu durumu tersten baktığımızda ise bazı ülkelerin para birimlerinin başka ülkelerde çok yüksek bir alım gücü sağlayabildiğini görüyoruz. Özellikle gayrimenkuller konusunda Türkiye ve benzeri ülkeler tam anlamıyla bir cazibe merkezi. Çapraz kurla...
  • İnternetten Kartla Ödemeler Rekora Koşuyor

    01 Eylül 2017 Köşe Yazıları

    İnternetin ve banka - kredi kartlarının hayatımıza girmediği dönemlerde taksitle bir ürün satın almak bir hayli sıkıntılı olurdu. Her şeyden önce en az 2 kişinin size ödemeniz ile ilgili kefil olmasını istemek zorunda kalırdınız. Genelde kefiliniz olmadan da kimse size taksitle mal satmazdı. Diyelim kefili buldunuz bu sefer de size senetler imzalatılır, üzerine yapıştırılacak damga pulları aranır ve senetler bankaya verilirdi. Bir senedi ödemezseniz hemen kefilinize icra gelirdi. Peşin parası olmayanlar için çok zor ve sıkıntılı dönemlerdi Ar...