logo

Mutsuz Akbank Müşterisi


Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net

Çok uzun zamandan beri tüm bankacılık işlemlerimi çalıştığım bankamın internet şubesinden yapıyorum. Zorunlu olmadıkça banka şubelerine gitmeyi hiç sevmem. Eğer şubeye gitmişsem genelde gitme sebebim çalıştığım bankanın müdürünü ziyaret etmek içindir. Çayını içer ve halini-hatırını sorarım. Yani anlayacağınız çok acil ve zorunlu bir durum yoksa banka şubelerinde olmaktan pek hoşlanmam.

Ocak ayının son haftası, kredi kartı ödememin son günü olduğunu farkettiğimde akşam olmak üzereydi. En yakın şube olan Akbank Capitol Şubesi’ne gitmek zorunda kaldım. Kendi bankamın dışında bir banka şubesine gitmeyeli uzun zaman olmuştu. Banka şubesi oldukça tenhaydı ve içeride bekleyen sadece 2 kişi vardı. Girişte numara alınan makinedeki seçeneklerden bankaya ait kredi kartımı okutmadan TC kimlik numaram ile sıra numarası aldım. Alt tarafı bir kredi kartı borcu ödeyecektim ve bankada önümde sadece 2 kişi vardı.

Yaklaşık 15 dakika sonra benden daha geç gelen 5-6 kişi farklı sıra numaralarıyla benden önce işlem yaptırınca anladım ki sadece bir vatandaş olarak sıra numarası almak bu bankada size sıra gelmesine yetmiyor. Banka müşterilerinin ve özellikle de kurumsal müşterilerinin hep önceliği oluyor. Hemen Akbank’a ait kredi kartımı kullanarak yeni bir numara daha aldım. Fakat yeni numaram da torpilli kurumsal müşterilerin önüne bir türlü geçemiyordu. Sonuç olarak; önümde sadece 2 kişi varken girdiğim Akbank Şubesi’nden ancak 45 dk. sonra en az 15 kişinin işleminin yapılmasını beklemek zorunda kaldıktan sonra işlemimi yaparak çıkabilmiştim.

O akşam Akbank Şubeleri ile ilgili kendimce şöyle bir sonuç çıkardım: “Yoğun bir iş gününde Akbank Şubesi’ne normal bir vatandaş olarak gelerek sadece TC kimlik numaranız ile numara aldığınızda makul bir sürede sıranın size gelmesini aklınızdan bile geçirmeyin. Eğer Akbank müşterisi değilseniz zaten 2. sınıf müşterisi konumundasınız”.

O akşam Akbank Şubesi’nden çok mutsuz bir müşteri olarak ayrıldım. Hatta mümkünse bir daha şubeye yolum düşmesin diye dua ederek…

Ettiğim dua kabul olmamış olsa gerek ki, olaydan birkaç gün sonra işim yine Akbank Şubesi’ne düştü. Nasıl mı? Akbank Wings Kredi Kartı ile Motorlu Taşıtlar Vergisi 1. taksidini internet üzerinden ödedim. Fakat dekontunu bir türlü yazıcıdan alamadım. Dekont, bir muhasebe işlemi için acilen gerekiyordu ve yine evime en yakın şube olan Capitol Akbank Şubesi’ne gitmek zorunda kaldım.

Bu sefer geçen gün yaşadığım deneyimden tecrübeliydim, normal vatandaş olarak değil de bankanın kredi kartını okutarak torpilli müşteri olarak numaramı aldım. Saat 19.00 suları (Capitol Şubesi 22.00’a kadar açık) bankada fazla müşteri yoktu ve sıra da hemen bana geldi. En sevimli halimle durumu gişedeki memura anlattım ve dekont rica ettim. Gişedeki hanımefendi, banka şubesinin bu konuda dekont veremeyeceğini ve telefonla bankanın müşteri hizmetlerini aramamı rica etti. Banka Şubesi’nin kendi verdiği kredi kartıyla ilgili yapılmış bir ödemeye nasıl dekont veya benzeri belge veremeyeceğini anlamam mümkün olmadı ama işimin aciliyeti sebebiyle bankadaki telefondan Akbank Müşteri Hizmetleri’ni arayarak durumu bir kez de onlara anlattım. Çağrı Merkezi’nde benimle ilgilenen hanımefendi kendilerinin de bana yardımcı olamayacaklarını, Genel Müdürlük’lerine dilekçe yazarak bunu faks yoluyla göndermem gerektiğini söylediler. Ben de onlara faks cihazının 1990’lı yılların teknolojisi olduğunu, artık faks kullanmadığımızı ve e-posta ile çok daha hızlı bu işlemi yapabileceğimizi anlatarak bu konuda yardımcı olmalarını rica ettiğimde Akbank Müşteri Hizmetleri bana şu cevabı verdi: “Bu başvuruyu sadece faks ile yapabiliyorsunuz. E-posta kullanamıyoruz. Eğer faksınız yoksa banka şubemizdeki arkadaşlarımız yardımcı olsunlar”.

Teşekkür ederek tekrar banka şubesindeki gişedeki görevliye durumu anlattım. Görevli Çağrı Merkezi’nin beni neden bankaya tekrar yönlendirdiğini önce pek anlamadı. Sonra bir dosya kağıdı uzattı. “Siz Genel Müdürlüğümüze dilekçe yazın, biz fakslarız” dedi.

İşte o an Akbank’ın teknolojiye yaptığı yatırımlar, katıldığım Akbank basın toplantılarında yöneticilerinin fiyakalı bir biçimde “Teknolojiye şöyle yatırım yaptık…” söylemleri, Akbank’ın televizyonlardaki havalı reklamları, müşteriye verdiği değer algısı gibi bu güne kadar Akbank ile ilgili sahip olduğum ne kadar olumlu imaj varsa kafamda sıfırlandı.

Daha açık bir söylemle Akbank benim için “sınıfta kaldı”. Bunu bana basit bir dekontu bile veremediği için söylemiyorum. Gücüme giden, bir banka şubesinin ve o bankanın çağrı merkezinin müşterisinin çok basit bir isteğine bile kendi içinde bir çözüm bulamayıp ona elle dilekçe yazdırarak 1990’lı yılların teknolojisi olan faks kullanmaya mecbur bırakmasıydı. Milyonlarca dolarlık yazılım ve donanım kullanan bir bankanın bana böylesine ilkel bir deneyim yaşatmasını bir türlü kabul edemiyorum.

Keşke Akbank’ın kullandığı teknoloji, şubedeki gişeye gelen müşterisine “İsteğinizle ilgili kaydınızı aldık. Dekontunuz en kısa zaman içinde tanımlı e-posta adresinize ulaşacak” diyebilmesine izin verseydi. Fakat ben hala umutsuz değilim. Bir ihtimal Akbank yetkililerinin bu yazıyı okuduklarında dekontu bana ulaştıracaklarını düşünüyorum. Çok mu iyimserim bilemem ama sadece merak ettiğim tek birşey var. Onlar e-postayı kullanmıyorlar ben faksı. Bakalım nasıl olacak bizim iş?

Bu ayki yazımı Sang H.Kim’e ait bir deyiş ile bitiriyorum. “Her zaman daha iyi bir yol vardır.”

Aykut Altındağ
Genel Yayın Yönetmeni
www.maxihaber.net

Etiketler: » » »
Share
745 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Elon Musk

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Elon Musk son dönemde gerek yaptığı yatırımlar, gerekse idealist bakış açısıyla ürettiği fikirler ile dünya tarihine damgasını vuruyor. Son 10 yılda kurduğu şirketlerin kendi endüstrilerinde liderliğe oynaması sadece şans faktörüne bağlanamaz. Yüksek vizyon, nitelikli işgücü, doğru yatırım ve finansal güç gibi birçok unsurun bir araya gelmesi ile ancak bu seviyede bir başarı sağlanabilir. Bu unsurların tamamı doğru bir simya ile harmanlandığında ortaya çıkan üretim tarzı, hiçbir rakip firmada olmayan özellikleri beraberinde getirir ve farklı bi...
  • Danışmanlar Her Şeyi Bilmezler

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Bilişim Sektörü'nde uzmanlık alanınız ne olursa olsun Danışmanlık yapmak çok zordur. Bu Danışmanlık mesleğinin zorluğu veya işin ağırlığından değil genelde Danışmanlık yaptığınız kurum ve kişilerin çevresindeki dalkavuklardan kaynaklanan bir zorluktur. Çünkü bu kişiler kendilerinden çok daha fazla şey bilen birisine karşı hoşgörü ile değil daha çok boş yere para alan ama hiçbir işe yaramayan bir "Sülük" gözüyle bakarlar. Bu zavallı insanlar sığ beyinleriyle yaptığınız çalışmaları akılcı değerlendirmelerden çok uzaktan kötülemekten başka bir şey...
  • Teknoloji Firmalarının Geleceği

    02 Ekim 2017 Köşe Yazıları

    Hangi sektörde olursa olsun yüksek teknoloji kullanarak mal veya hizmet üreten şirketlerin tamamı sürekli risk içerisinde faaliyetlerini sürdürmektedirler. Karşılaşabilecekleri en büyük tehlike, atalettir. Diğer bir deyişle, yüksek yatırım ve teknolojik Ar-Ge ihtiyacı olan bir sektörde hareketsiz kalmak ve değişime adapte olamamak, aynı zamanda firmanın kapanmasıyla sonlanabilir. Bir başka husus, benzer şekilde değişen müşteri ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit edip buna göre güncelleme yapamamak da bir firma için geçerli bir kapanma nedenidir....
  • Araç Muayenesinde Aklınıza Takılan Sorular

    01 Ekim 2017 Köşe Yazıları

    Aracınızın periyodik muayenesinin zamanının gelip gelmediğini öğrenmek için ruhsatınızı bir kontrol edin ve eğer muayene zamanınız yaklaştıysa yapacak bir hayli işiniz olacak demektir.  Aşağıda bu konuda aklınıza gelebilecek soruları biraraya getirmeye çalıştım. Araç Muayenesi Nedir? Araç muayenesi, trafiğe çıkan motorlu ve motorsuz araçların teknik yeterlilikte olup olmadığının muayene edilerek trafik ve yolcu güvenliği açısından kontrol ve tespit edilmesidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 34. maddesi gereğince araç muayenesi z...