logo

Natal Projesi ve Microsoft’un Yükselişi


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Microsoft, dünyanın en büyük yazılım ve bilişim şirketi. 4 Nisan 1975’de üniversite öğrencileri olan Bill Gates ve Paul Allen tarafından kurulan şirketin şu andaki güncel değeri 44 milyar dolar olarak hesaplanıyor. 70.000 kişinin üzerinde çalışanı olan Microsoft’un grafik ara birimli işletim sistemleri dünya üzerinde en çok satan yazılımların başında gelmektedir. Windows 3.x ile başlayan yolculuk Ekim ayının sonunda tüm dünyada satışa sunulacak olan Windows 7 ile de devam edecek. Aslında Microsoft’un tek amacı yazılım sektörünü değil, donanım ve oyun konsolu sektörünü de hakimiyeti altına almak. Her ne kadar çıkardığı donanımlar ile bunu tam olarak gerçekleştiremese de, yeni geliştirdiği projeyi uygulayabilirse ortalık toz duman olacak gibi gözüküyor.

Microsoft’un hali hazırda mevcut olan bir oyun konsolu sistemi var: X-Box. Türkiyede resmi olarak satılmadığı için ancak paralel ithalat yapan firmalardan temin edebiliyorsunuz, halbuki dünyada çok satılan bir konsol türü. Nintendo firmasının Wii konsolu ve Sony’nin PlayStation 3’ü ile kıyasıya bir yarış içerisinde. Konsolu satın almayı düşünenler için tek bir sakıncalı yönü var; üç kırmızı ışık adı verilen bir donanımsal hata ortaya çıktığında konsolu tamir etmeniz mümkün olmuyor. Resmi garantisi olmayan ülkelerde bu durumda verdiğiniz para çöpe gitmiş oluyor. Giderek artan bir yoğunlukta bu hata ile karşılaşan kullanıcılar, çeşitli forum sitelerinde bu şikayetlerini dile getiriyorlar ve bu durum da Microsoft’un rekabet gücüne olumsuz etki ediyor.

Çok yakında Microsoft firması yeni bir teknolojik dönemi başlatacak. Natal Projesi adı verilen ve oyun kontrol cihazlarının kullanılmadığı bir konsol türü üzerinde çalışmalar yapılıyor. Aslında yine X-Box oyun konsolu kullanılacak; konsola takılacak bir aparat ile birlikte oyuncuların tüm vücut ve yüz hareketleri oyuna yansıyacak. Siz hangi hareketi yapıyorsanız ekrandaki karakter de hareketlerinizi birebir kopyalayacak. Cihaz üzerinde bulunan sensörler kullanıcıların üç boyutlu bir modelini çıkartıyor. Hatta kişi sayısı artsa bile yüksek işlemci gücüne sahip X-Box bu duruma uyum sağlayabiliyor ve çok oyunculu oyunlarda bile sorun yaşamadan konsolu kullanabiliyorsunuz. Özetle, X-Box oyun konsolu Natal adı verilen modellendirme eklentisi ile birlikte sizin vücut hareketlerinizi bir komut olarak algılıyor. Böylece oyun oynamak için hiçbir oyun koluna veya Wii’deki gibi kablosuz kumandaya gerek kalmıyor. Kumanda bizzat siz oluyorsunuz. Natal Projesi’nin tanıtımı E3 fuarında yapıldı. Aynı zamanda Steven Spielberg de Natal Projesi’nin tanıtımı için Microsoft tarafından tercih edilen kişi. Bilimkurgu filmlerinde olabilecek bir teknolojinin birkaç sene içerisinde evlerimizde kullanılmaya başlayacağı düşünüldüğünde reklam çalışmaları için doğru kişinin seçildiğini görebiliriz. Peki Natal Projesi ne zaman bir cihaz olarak satışa çıkacak? Ar-Ge çalışmaları ne zaman tamamlanacak? Bu konuda Microsoft tarafından açıklanmış hiçbir resmi tarih yok. Hatta internet üzerinde bir bilgi bulmanız bile mümkün değil. Sadece tanıtım videoları ve bazı röportajlar var. Böyle bir inovasyon için birkaç yıl daha beklememiz gerekebilir. Piyasaya sürüldüğünde ise satış rekorları kırması bekleniyor; her eve bir X-Box!

Gelelim en önemli konuya; Natal Projesi bizi nasıl etkileyecek? Böyle bir sistemin mükemmele yakın bir yapay zeka ile geleceğini biliyoruz. Sese karşı da duyarlı olan yenilenmiş X-Box, sesli komutlarla tüm bir evi kontrol etmenize de olanak tanıyacak. Odada kimse yoksa ışıkları söndürecek, her akşam eve geldiğinizde sizi karşılayacak ve sohbet edecek. Tüm güvenlik kameralarını kontrol edebilen yazılımlar sayesinde merkezi bir sistemden akıllı evinizi yönetebileceksiniz. Yapay zekanın kontrol ettiği makinelerin dünyayı ele geçirme fantezisi bir anlamda gerçekleşmeye başlıyor olacak. Bu belki basit bir adım ama beraberinde gelecek yeni nesil teknolojiler sayesinde günlük hayatımızda yaptığımız tüm işleri yapay zeka ve ona bağlı makineler uygulamaya başlayacak. Dünyayı makinelerin ele geçirmesi sizin için uçuk bir hayal ise, sadece şunu düşünün: Zaten cep telefonunuz sizin gün içerisinde saatlerinizi almıyor mu? Televizyon karşısında anlamsız programlara bakarak zaman geçirmiyor musunuz? İnternet’e girip mail kontrolü yapmadan kaç gün bekleyebilirsiniz? Kısaca, kuşatma zaten başlamıştı. Şimdi Natal Projesi ile sıradaki aşama başlıyor: İstila…

Etiketler: » » » » »
Share
158 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sonsuz Enerji

    02 Aralık 2017 Köşe Yazıları

    Beklenen oldu ve Tesla firması yeni nakliye araçlarını görücüye çıkardı. "Semi" adı verilen elektrikli taşıyıcı, boş haldeyken 100 kilometre hıza 1.9 saniyede çıkabiliyor. İki versiyon olarak piyasaya sürülecek olan Semi, 400 ile 800 kilometre arasında bir menzil sunuyor. Bu menzile ulaşmak için kullandıkları bataryaları Megacharger adı verilen şarj istasyonlarında yarım saat ile bir saat arasında bir sürede tam kapasite doldurmak mümkün. Bununla birlikte, söz konusu enerji tüketiminin boyutları çok yüksek. Bir Semi taşıyıcısının dolması için y...
  • Hoax Mesajlara Düşünmeden İnanıyoruz

    01 Aralık 2017 Köşe Yazıları

    “Hoax” kelimesini daha önce duymamış olabilirsiniz. Fakat özellikle Hoax mesajlar aslında internet kullanıcılarının çok sık karşılaştığı hatta hemen her gün farkında bile olmadan maruz kaldıkları bir durum. Hoax sözcüğünün Türkçe'deki karşılığını işletmek, kafaya almak, gırgır geçmek olarak düşünürsek Hoax Mesajları da yalan haber içeren, karşıdaki kişiyi işletmek amacıyla gönderilen yalan içerikler olarak tanımlayabiliriz. Hoax Mesajlara İnanmayın ! Günün birinde tanıdığınız veya hiç tanımadığınız birisinden bir e-posta, SMS veya Facebook m...
  • Elon Musk

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Elon Musk son dönemde gerek yaptığı yatırımlar, gerekse idealist bakış açısıyla ürettiği fikirler ile dünya tarihine damgasını vuruyor. Son 10 yılda kurduğu şirketlerin kendi endüstrilerinde liderliğe oynaması sadece şans faktörüne bağlanamaz. Yüksek vizyon, nitelikli işgücü, doğru yatırım ve finansal güç gibi birçok unsurun bir araya gelmesi ile ancak bu seviyede bir başarı sağlanabilir. Bu unsurların tamamı doğru bir simya ile harmanlandığında ortaya çıkan üretim tarzı, hiçbir rakip firmada olmayan özellikleri beraberinde getirir ve farklı bi...
  • Danışmanlar Her Şeyi Bilmezler

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Bilişim Sektörü'nde uzmanlık alanınız ne olursa olsun Danışmanlık yapmak çok zordur. Bu Danışmanlık mesleğinin zorluğu veya işin ağırlığından değil genelde Danışmanlık yaptığınız kurum ve kişilerin çevresindeki dalkavuklardan kaynaklanan bir zorluktur. Çünkü bu kişiler kendilerinden çok daha fazla şey bilen birisine karşı hoşgörü ile değil daha çok boş yere para alan ama hiçbir işe yaramayan bir "Sülük" gözüyle bakarlar. Bu zavallı insanlar sığ beyinleriyle yaptığınız çalışmaları akılcı değerlendirmelerden çok uzaktan kötülemekten başka bir şey...