logo

Paradoks


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Paradoks kelimesinin en genel tanımı, görünüşte doğru olan bir ifadenin anlamsal olarak çelişki oluşturmasıdır. Bazen ilk duyduğumuzda bize çok mantıklı gelen bazı bilgiler, biraz derine indiğimizde kendi içerisinde çelişkiler barındırıyor olabilir. Bu tip durumlar, paradoks adı verilen ve insan zihnini oldukça yoran durumlardır. Dilin kendi kuralları içerisinde mantıki bir durum sergileyen bir tanım grubu, anlam olarak gayet tutarsız ve saçma olabilir. Örneğin bir arkadaşınıza “ben her zaman yalan söylerim” dediğiniz anda tam bir karmaşa başlamaktadır. Eğer her zaman yalan söylüyorsanız, bu söylediğiniz de yalandır. Eğer bu da yalansa, her zaman yalan söylemediğiniz ortaya çıkacaktır, bazen doğruyu da söylediğiniz düşünülebilir. Ancak daha etraflıca düşündüğünüzde doğru söyleme ihtimaliniz de kalmadığı için bu cümle bir paradoksa dönüşmektedir.

Günlük hayatımızda bu tip örneklerle sıkça karşılaşıyoruz. Bir ilanda “Okuma yazma bilmeyenlere müjde! Okuma yazma kursları için aşağıdaki adrese kayıt yaptırınız” yazması bir paradokstur. Çünkü okuma yazma bilmeyenlere hitap eden bu yazıyı okuma yazma bilmeyen bir kişi okuyamaz. Okuyorsa da okuma yazma biliyordur ve belirtilen adrese kayıt yaptırmasına gerek kalmaz.

Basit bir örnekle paradoksların ne kadar karmaşık ve içinden çıkılamaz olduğunu kanıtlamaya çalışalım: Bir öğretmen Cuma günü öğrencilerine şöyle söylüyor: “Gelecek hafta hiç ummadığınız bir gün sizi yazılı yapacağım”. Şimdi bu cümleyi analiz edip sınav gününü bulmaya çalışalım. Bu sürpriz sınavın haftaya Cuma günü yapılamayacağı açıktır, çünkü Cuma’ya kadar sınav yapılmamışsa o gün herkes okula sınav olacağını bilerek gelecektir. Aynı nedenle Perşembe de yapılamaz, çünkü Cuma günü yapılacak sınav sürpriz olmayacağından Perşembe’ye kadar sınav olmamışsa öğrenciler sınavın o gün yapılacağına kesin gözüyle bakacaklardır. Bu da Perşembe günü yapılacak sınavın sürpriz olmaması demektir. O halde sınav mutlaka Perşembe’den önce yapılmalıdır. Ancak sınav Salı günü de yapılmamışsa Perşembe günü de yapılamayacağından Çarşamba günü yapılmalıdır. Bu da Çarşamba günü yapılacak sınavı sürpriz olmaktan çıkarır. Aynı şekilde mantık yürütürsek, Salı ve dolayısıyla Pazartesi günü yapılacak sınavın da sürpriz olamayacağı sonucuna varırız. Zaten hafta sonu da okul tatildir. Öyleyse öğretmen gelecek hafta sınav yapmayacaktır; çünkü tüm ihtimaller değerlendirildiğinde sürpriz bir sınavın mevcudiyeti olamaz. Bu da sürpriz sınavın yapılacağı bilgisi ile çelişki oluşturup bir paradoksa dönüşür.

“BU CÜMLEYİ OKUMAYIN”

Hayata geniş bir açıdan baktığımızda bu paradokslarla sıkça karşılaştığımızı görüyoruz. Hatta buna benzer cümleleri günlük hayatımızda sıklıkla kullanıyoruz. Şimdi elinize bir kağıt ve kalem alın, şu soruyu çözmeye çalışın: Bir yolcu, belirli bir uzaklığa gidecektir. Önce gideceği yolun yarısını; sonra kalan yarısını; sonra kalanının yarısını;….. yürümek zorundadır. Bu yolcu yolun sonuna ne zaman ulaşır? Bu paradoksa ikiye bölme paradoksu adı verilmektedir. Cevabı ise çok yalındır: Yolcu bu durumda hiçbir zaman gideceği yolun sonuna ulaşamayacaktır. Paradoksların özellikle iş hayatında ve sosyal hayatta karşımıza çıkması ve bunların üstesinden gelmeye çalışmamız bir başka inceleme konusudur. Hepimiz daha yüksek maaş almak isteriz. Bu isteğin bir sonu bulunmamaktadır. Ama aynı zamanda aynı oranda daha çok çalışmak istemeyiz. Bu da bir çeşit paradoks kabul edilmektedir. Ayrıca az maaş aldığımızı düşündüğümüz işimizden şikâyet edersek işveren bizi kovabilir. Bu noktadan sonra işveren maaşımıza zam yapsa da önemi kalmayacaktır çünkü artık o şirketle bir organik bağımız yoktur.

Paradoksların her zaman bir çıkmaz sokak olmadığını, bize tecrübe kazandıran, farklı bir bakış açısı sunan hipotezler olduğunu unutmadan hareket etmeliyiz. Kaotik ve döngüsel önermeler bizim kafamızı karıştırsa da çoğu zaman bizi düşünmeye sevk eder. Bugünlerde bizim toplum olarak en az yaptığımız iş ise düşünmek. Bu nedenle bir paradoksla karşılaştığınızda sakın onu çözmeye çalışmaktan vazgeçmeyin. Sokrates’in dediği gibi “bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir…” Sadece bu mantığı kullanarak karşınıza çıkan sorunları çözerek aşabilirsiniz. Yine de bir şeyi daha unutmayın; bu makalede yaptığımız bütün açıklamalar yanlıştır…

Kaynaklar:

www.turkzeka.com/zekâ/paradoksw.asp

www.birey.com/avnia/dim/all/paradoks.htm

Etiketler: »
Share
720 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Elon Musk

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Elon Musk son dönemde gerek yaptığı yatırımlar, gerekse idealist bakış açısıyla ürettiği fikirler ile dünya tarihine damgasını vuruyor. Son 10 yılda kurduğu şirketlerin kendi endüstrilerinde liderliğe oynaması sadece şans faktörüne bağlanamaz. Yüksek vizyon, nitelikli işgücü, doğru yatırım ve finansal güç gibi birçok unsurun bir araya gelmesi ile ancak bu seviyede bir başarı sağlanabilir. Bu unsurların tamamı doğru bir simya ile harmanlandığında ortaya çıkan üretim tarzı, hiçbir rakip firmada olmayan özellikleri beraberinde getirir ve farklı bi...
  • Danışmanlar Her Şeyi Bilmezler

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Bilişim Sektörü'nde uzmanlık alanınız ne olursa olsun Danışmanlık yapmak çok zordur. Bu Danışmanlık mesleğinin zorluğu veya işin ağırlığından değil genelde Danışmanlık yaptığınız kurum ve kişilerin çevresindeki dalkavuklardan kaynaklanan bir zorluktur. Çünkü bu kişiler kendilerinden çok daha fazla şey bilen birisine karşı hoşgörü ile değil daha çok boş yere para alan ama hiçbir işe yaramayan bir "Sülük" gözüyle bakarlar. Bu zavallı insanlar sığ beyinleriyle yaptığınız çalışmaları akılcı değerlendirmelerden çok uzaktan kötülemekten başka bir şey...
  • Teknoloji Firmalarının Geleceği

    02 Ekim 2017 Köşe Yazıları

    Hangi sektörde olursa olsun yüksek teknoloji kullanarak mal veya hizmet üreten şirketlerin tamamı sürekli risk içerisinde faaliyetlerini sürdürmektedirler. Karşılaşabilecekleri en büyük tehlike, atalettir. Diğer bir deyişle, yüksek yatırım ve teknolojik Ar-Ge ihtiyacı olan bir sektörde hareketsiz kalmak ve değişime adapte olamamak, aynı zamanda firmanın kapanmasıyla sonlanabilir. Bir başka husus, benzer şekilde değişen müşteri ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit edip buna göre güncelleme yapamamak da bir firma için geçerli bir kapanma nedenidir....
  • Araç Muayenesinde Aklınıza Takılan Sorular

    01 Ekim 2017 Köşe Yazıları

    Aracınızın periyodik muayenesinin zamanının gelip gelmediğini öğrenmek için ruhsatınızı bir kontrol edin ve eğer muayene zamanınız yaklaştıysa yapacak bir hayli işiniz olacak demektir.  Aşağıda bu konuda aklınıza gelebilecek soruları biraraya getirmeye çalıştım. Araç Muayenesi Nedir? Araç muayenesi, trafiğe çıkan motorlu ve motorsuz araçların teknik yeterlilikte olup olmadığının muayene edilerek trafik ve yolcu güvenliği açısından kontrol ve tespit edilmesidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 34. maddesi gereğince araç muayenesi z...