Organik Tarımcıların ve Turizmcilerin Yeni Rotası: TOKAT


Tokat'ta bu yıl 8-10 Haziran 2007 tarihlerinde ikincisi gerçekleştirilen "Kelkit Havzası Organik Tarım Fırsatları" paneline katılmak ve bu arada Tokat'ın ilçelerindeki tarım, hayvancılık ve turizm çalışmalarını yerinde görüp incelemek üzere 60'a yakın gazeteci, işadamı ve bazı kamu kuruluşlarının temsilcileriyle 8 Haziran 2007'de İstanbul'dan Atlasjet'le saat 11.30'da Tokat'a hareket ettik.

Geçtiğimiz yıl ilki başarıyla gerçekleştirilen organizasyona katılan bir basın mensubu olarak bir yıl içinde Tokat'ta ne gibi yenilikler olduğu ve Tokat-Zile doğumlu olan annemin topraklarını da yeniden görmenin özlemi içindeydim.


 Tokat'ın yeşil yaylaları...

 Tokat'ın kırsal kesimlerinde mimarisi birbirine çok benzeyen evler


Cihet yolları taştan....

Uçaktan iner inmez bize hareketimizden 3 gün önce gönderilen program gereği Erbaa'ya giderek yaylada kır yemeği düşleri kurarken, rotamızın Erbaa yerine Almus'a çevrildiğini öğrendik. Almus'taki Cihet Belediyesi'ne oldukça uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra ulaştığımızda hepimizin kafasındaki tek düşünce yöresel köy yemekleri idi. Metanetimizi koruma gayreti içinde sayısız dağlar, tepeler, vadiler ve engebeler aşarak "Cihata gider gibi Cihet'e" vardık. Her ne kadar umduğumuz kır yemeğini bulamasak da "misafir umduğunu değil bulduğunu yer" diyerek önümüze konulanları yedikten ve çaylarımızı yudumladıktan sonra Cihet Belediye Başkanı Ali Kurt ile Belediye binasında çevre köylerden gelen başkanların ve muhtarların da katıldığı kısa bir toplantı yaptık.


Toplantıda başkanın anlattıkları arasında en ilginci de buraya Deniz Baykal'ın bir tarihte yaptığı gezi sırasında söyledikleri oldu: Cihet ve çevresindeki 4 Belediye vaktiyle bir araya gelerek birleşme kararı almışlar ve Baykal'a ziyareti sırasında böyle bir niyetleri olduğunu açıklamışlar. Ve yanıt gerçekten şaşırtıcı olmuş: "Hiçbir işe yaramaz, boşuna uğraşmayın". Bu kuş uçmaz kervan geçmez beldemize ve misafirperver köy halkına belki de bu açıklamayı yazarak katkıda bulunduğumuzu umuyorum.

Dutdibi İlköğretim Okulu'nun genç fidanları...

Dutdibi İlköğretim Okulu Tokat'a gidenlerin özellikle ziyaret etmeleri gereken bir eğitim kurumumuz. Yollarda yapılan kazı çalışmaları yolumuza taş koysa da orada bir köy var uzakta diyerek okulu bulup minicik yavrularımızın gözlerinin içine bakınca tüm yorgunluklarımız sona erdi. Son derece azimli ve gerçek bir köy öğretmeni olan Dutdibi İlkokulu Müdürü Mehmet Volkan Kırış'ı tanımak için bu yolları aşmakta da yarar varmış. Okulun birbirinden güzel ve farklı yaşlardaki minik çocukları tüm gezi kafilesinin ilgi odağı oldular.


Hele minik Nurçiye'nin sorgular bakışları karşısında adeta dilim tutuldu diyebilirim. Daha önceden böyle bir okul ziyaret edeceğimizi bilseydik kesinlikle hepimiz bu çocuklarımız için yanımıza birşeyler alırdık. Ama yine de geç kalmış sayılmazsınız. İşte adres: Dutdibi İlköğretim Okulu, Dutdibi - Tokat. Eğer yolunuz bir gün buraya düşecek olursa bu okula ve bu minik çocuklarımıza bir merhaba demeyi unutmayın. Birkaç köyün öğrencilerinin servisle geldiği okulda öğrencilerin iyi yetişmesini arzu eden Müdür Mehmet Volkan Kırış memleketini seven, işini de büyük bir tutkuyla yapan bir öğretmen. Okula bilgisayar kurarak eğitim vermek arzusunda. Her türlü kitap, bilgisayar, eğitim ile ilgili destekleri bekliyor. Bu yörenin yöneticileri de halkı da çok çalışkan.


 Maxi Haber Genel Yayın Yönetmeni Aykut Altındağ Dutdibi İlköğretim Okulu  öğrencileriyle

 Cihet Belediye Başkanı Ali Kurt ve REŞİAD Başkanı Mehmet Önder


Niksar - Ayvaz'da karanlık çay bahçesinde aydınlık organik tarım sohbetleri...

Almus'tan sonra tekrar Reşadiye üzerinden kalacağımız Reşadiye Termal Oteli'ne akşam kavuşabilme hayalleri ile uzaktan el sallayarak yolculuğumuzdaki yeni hedefimiz olan Niksar'a doğru yol almaya başladık. Geçen yıl bizi büyük bir heyecanla karşılayan Niksar Belediye Başkanımız İdris Şahin bu kez saat 18.00 yerine 20.00'de varabildiğimiz için bizi beklemekten umudunu kesmiş ve gitmişti. Burada kendisini geçen yıl da yine beklettiğimiz için bir kez daha şahsım adına özür diliyorum. Ama neyse vefalı organik tarımcılarımız ve çoğunu tanıma fısatı bile bulamadan el sıkıştığımız bir heyet bizi karşıladılar.

Heyetten tek tanıdık Erbaa Belediye Başkanımız Ahmet Yenihan'dı. Bu seneki programdan neden çıkarıldığını anlayamadığımız çalışkan ve vefalı başkan bir yıl önce bizi davul zurna ve köçeklerle nasıl sevinçle karşıladıklarını hatırlatırcasına 'bu yıl neden ziyaret etmediniz' der gibi bakıyordu. TA-TU- TA rehberinde de yer alan çok sevgili organik tarımcı dostlarımız Küçük Ağa Çiftliği'nin sahibi Davut ve Nursel Koçer çifti, Niksar Kültür ve Geleneklerini Yaşatma Derneği'nden Derya Benduyulu ve diğer bayanlarla sevinç içinde yeniden kucaklaştık.

Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da yine Niksar'ı karanlıkta görmek kısmet oldu. O eşsiz Ayvaz Tepe'sine vardığımızda çoktan hava kararmıştı ve ekipte müthiş bir isteksizlik, moral bozukluğu ve yine açlık had safhadaydı. Neyse Başkanımız Celal Toprak ve organik tarımcı bayanlarımızın son anda elimize tutuşturdukları pide ve gözlemelerle biraz kendimize gelir gibi olduk.

Niksar'da Ekotarım ve Turizm Küçük Ağa Çiftliği'nde uygulanıyor...

2003 yılında ÇEKÜL Vakfı ve Niksar Kültür ve Geleneklerini Yaşatma Derneği'nin ortaklığında başlatılan NET (Niksar Ekolojik Tarım) projesinde yer alan Nursel ve Davut Koçer çifti organik tarım alanında dur durak bilmeden çalışıyorlar. Bu yıl gönüllü ve eko turizm ile ilgili oldukça kalabalık grupları ağırlıyorlar. Japonya Tokyo'dan 25 yaşında baba mesleği olan avukatlığı seçmiş bir genç olan Yushi Obata çiftlikle canla başla çalışıyor ve ilk fırsatta tekrar arkadaşları ile geleceğini söylüyor. Kitapçıda çalışarak üniversiteyi bitiren Yushi sosyal sorumluluk projesi gereği Türkiye'yi tanımak için bu bölgeye gelmiş.

İki yıldır sürdürdükleri NET Projesi kapsamında teorik ve pratik uygulamalarla gerekli bilgi ve beceriye ulaşan Davut-Nursel Koçer çifti üretimin tamamını (hayvansal ve tarımsal) sertifikalı yapıyorlar. Üretimleri ORSER (Ankara) firması tarafından sertifikalandırılıyor. Arazilerinde buğday, kanola, ceviz, kiraz, elma,armut, vişne, domates, biber, fasulye, pırasa, soğan, lahana ve diğer köklü bitkileri üretiyorlar. 40 dönüm arazinin 15 dönümünde sebze, kalanında da meyve ve yem bitkileri yetiştiriyorlar. Ziyaretçi ve gönüllü işçiler olmak üzere iki şekilde misafir kabul eden çift ziyaretçilerden kişi başına 3 öğün yemek ve yatak ücreti olarak 25 YTL alıyorlar. Aynen Yushi'nin şu sıralarda yaptığı gibi gönüllü işçiler de yemek ve yatak ücreti karşılığında geldikleri çiftliklerde günlük işlerde çalışıyorlar. Turizm alanında taleplerin onda birine cevap verebildiklerini söyleyen Davut ve Nursel Koçer çifti "Grup taleplerini çoğu zaman geri çevirmek zorunda kalıyoruz. Bir seferinde gelen 35 kişilik grubu ağırlamak için evimizi de açtık ve Niksar'da akrabalarımızın yanında kaldık. Bu ekonomik şartlarda yeterli tesisler yapamıyoruz. Turizm Bakanlığı'na, Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü'ne başvurduk. Bir yıldır hiçbir olumlu yanıt alamadık" diyerek karanlık çay bahçesinde bizlere dertlerini anlatmaya çalıştılar.

Kredi alabilseler tüm bu sorunları aşabileceklerine inanıyorlar. Tokat'ta organik tarımın gelişmesine olduğu kadar turizme de hizmet veren, hatta Fransa'dan ve Amerika'dan da misafirler ağırladıklarını söyleyen bu çiftin dileklerinin yerine gelmesi için buradan Turizm Bakanlığı'na, Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü'ne bir kez daha hatırlatmayı görev sayıyoruz. Niksar Kültür ve Geleneklerini Yaşatma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Derya Benduylu da en çok sıkıntıyı kaynaklara ulaşmakta çektiklerini, Bakanlığın hiçbir prosedürü gerçekleştiremediğini, bir yıldır yatırım teşviği almak için siyasileri bile devreye soktuklarını anlatarak, "iş mi yapacağız adam peşinde mi koşacağız. Organik tarım desteklenecekse kolaylık gösterilmeli ve özendirilmelidir" şeklinde haklı görüşlerini bizlerle paylaştı.

Yolüstü Belediye Başkanı Mehmet Kaya:
"Zinav Gölü, doğa harikası ve keşfedilmemiş bir cennet"


Belediye Başkanı Mehmet Kaya ve Serap Girgin Baykal 9 Haziran Cumartesi sabah 9.30'da Reşadiye Termal Hotel'den sabah kahvaltısı için Yolüstü Belediyesi'nin misafiri olarak Zinav Gölü'ne gitmek üzere ayrıldık. Yolüstü Belediye Başkanı Mehmet Kaya, Yolüstü Belediye Meclis Üyesi İhsan Er, Murat Elyürek, Kale Mahallesi Muhtarı Ali Şahin ve 4 muhtarın bizi dostça karşılamalarının ardından tüm gezi ekibi ilk defa birlikte harmoni içinde kahvaltı yapmanın tadını çıkardılar. Hayatımın 15 yılını geçirdiğim Almanya'daki yaşamım sırasında gezip görmediğim tek Avrupa ülkesi kalmadığından, gerek İsviçre'nin gerek Almanya Bavyera Bölgesi'nin ve özellikle Avusturya'nın bu tür cennet köşelerini tek tek bilirim. Ama inanın bu keşfedilmemiş cennet köşesi hepsine bedel. Yayla turizmi için en ideal yerlerden biri olmaya aday. Bol oksijenden dolayı bir gün önceki yorgunluktan eser yoktu. Yolüstü'nün ilk Belediye Başkanı seçilen ve iki dönemdir görev yapan Mehmet Kaya'nın 30 yıllık bir iş deneyimi var. Zinav Gölü için kurulan Su Ürünleri Kooperatifi'nin de kurucularından olan Kaya, aslen Reşadiyeli ve ilçesinde de müteahhitlik yapmış. Halen İstanbul'da da şirketleri olan Kaya devletten bir şey beklemek yerine kolları sıvamış ve Yolüstü'nü, özellikle Zinav Gölü'nü dünyaya tanıtmak ve turizm cenneti yapmak için her türlü altyapıyı tamamlamış. Tokat gezimizin ikinci günü sabahı Zinav Gölü'nün eşsiz ve büyüleyici manzarası eşliğinde balı, tereyağı, katmeri ve doğal ürünleriyle bizlere çok keyifli bir kahvaltı ikramında da bulunan Başkan Kaya bakın neler anlattı: "Burası çok göç verdi. Birilerinin sahip çıkması gerekir diyerek beni apar topar buraya getirdiler. Zinav GölüDoğa harikası olan Zinav Gölü henüz keşfedilmemiş bir cennet. Burası Milli Parklara ait ve kiralamak istiyoruz. 16 bini ceviz, kalanı kayısı, çınar, akasya, kiraz, elma ve armut olmak üzere 20 bin ağaç diktik. 500 konutluk bir yapı kooperatifinin yanısıra, hayvancılık ve su ürünleri kooperatifini de kurduk. 70 belde içinde il ve ilçe Belediyeleri arasında ilk imarı çıkaran ve 18. maddeyi uygulayan bir Belediyeyiz. Üzerinde 400-500 tane arı ile arıcılık yapıyoruz. Bu yöreyi kalkındırmak için her türlü çalışmayı yapacağız. Hayvan yemi için bin dönüme korunga ektik. Burası turist için de bir cennet. Sorumuz yasal prosedürleri yerine getirememek. Burası Milli Park'a ait ama yatırım yapmıyor. Biz yapalım diyoruz, vermiyorlar. Çevre yollarını yaptık ve ağaçlandırdık. Gelecek yıl turizme açmayı düşünüyoruz. 7-8 yılda bu gölü bu hale getirdik. Reşadiye Termal Turizme açılınca oraya gelen turist gruplarını buraya getirmeyi planlıyoruz. Tarımda da öncüyüz. Yaz kış hayvanlar korunga ile beslenir. Biz tarım ve hayvancılığı üst noktaya taşıyacağız. 200-300 aracı olan 39-40 ton bal alabilir".

Bu arada bize Reşadiye'den katılan Reşadiye İlçe Tarım Müdürü Mehmet Demirkol'dan da çok güzel bilgiler aldık. Demirkol, Reşadiye ilçesinde 5 bin civarında çiftçi ailesinin tarımsal faaliyette bulunduğunu, genel olarak hayvancılığın ön planda olduğunu ve buğday, fiğ, tiritikale, arpa, korunga, yonca, patates gibi ürünler yetiştirdiklerini anlatırken önemli konuların da altını çizdi: "Bakir alan olan bu bölgede 1000 dönüm araziyi korungaya verdik. Şu anda sertifikalandırılmamış organik tarım şekli ve tescil olayı var. Bir yıl ekiliyor ve 45 yıl gidiyor. Erozyonu önlediği gibi arılar için de bal deposu vazifesi görüyor. Toprağı islah ediyor ve kendinden sonra ekilecek ürünün miktarını da arttırıyor. Korunganın özelliği kıraç alanda yetişmesi, yeşil yem ve kuru ot olarak çok kuvvetli ve besleyici olmasıdır. Bölgemiz organik tarıma çok uygundur. Ekilmeyen pek çok alan vardır. Bölgede zırai ağaç ve suni gübre kullanımı yok denecek kadar az. Birbirinden bağımsız ve etkilenme olmayacak pek çok üretim vadisi bulunmaktadır. Ceviz, vişne, kiraz alanları tesis edilecektir. Halen Saraykışla köyünde 3.500 dekar alanda organik ceviz yetiştirlmesi için fizibilite çalışmaları devam etmektedir. Bu alanda toplu olarak 3500 ceviz dikilecek ve organik olarak yetiştirilecektir. Doğantepe köyünde REŞİAD Başkanı Mehmet Önder öncülüğünde toplu ceviz tesisleri kuruldu. Parseller arasındaki sınırlar kaldırıldı ve organik tarıma hazırlık yapıldı. Son yıllarda cevizi teşvik için 20 bin ceviz fidanı dağıtıldı."

REŞİAD Başkanı Mehmet Önder:
"Emeklilikte sırtınızı ceviz ağacına dayayabilirsiniz "


Bu arada Mehmet Önder de sohbetimize katıldı ve dünya mermer rezervlerinin yüzde 20'sinin Türkiye'de, yüzde 5'inin de Tokat'da olduğunu ve dünyada cinsinin tek örneği olduğunu söyledi. Bu arada bölgede yeni ocakların açılması gerektiği, çevrenin rüzgar enerjisine uygun olduğu için araştırmalar da yapıldığını anlatan Mehmet Bey'den korunganın organik hayvancılığın temel girdisi olduğu ve bu konuda bölgede pilot çalışmalar yapıldığı bilgisini de aldık. Tokat'ın yeni gözdesinin 'Ceviz' olduğunu ifade eden Reşadiyeli İşadamları Derneği (REŞİAD) Başkanı Mehmet Önder Tokat'ın toprak yapısının ceviz üretimine çok elverişli olduğunu söyledi. Cevizin bölge için ciddi bir gelir kaynağı olacağına işaret eden Mehmet Önder dikilen her bir ceviz ağacının yıllık gelirinin 300 YTL'yi geçeceğini, 12 ceviz ağacı olanın ise 100 yıl boyunca geçimini sağlayabileceğini belirtti. Önder "Aile olarak, topraklarımızdaki sınırları kaldırdık. Yaklaşık 4 yıldır 400 dönüm arazi üzerine ceviz ekiyoruz. Yani sadece benim ailemin 400 dönüm ceviz ekili arazisi var. Aile olarak 10 yıllık gelir ihtiyacımızı karşılayacak kadar ceviz ağacı dikmişiz. Bizi örnek alan köylülerimiz de sınırları kaldırarak ceviz ekimine başladılar ve yaklaşık 500 dönüm araziye ceviz ektiler. Bir ceviz ağacı 100 yıla yakın yaşamaktadır. Yani, bir ceviz ağacı, torunlarınızın çocuklarına bırakacağınız bir mirastır. 1 dönüm araziye ekeceğiniz 12 adet ceviz ağacı size ve torunlarınıza 100 yıla yakın bakacaktır. Tokat domatesten sonra cevizde marka olma yolunda hızla ilerliyor. Yılda 1 milyon tona yakın domates üretiminin gerçekleştirildiği Tokat domateste iç ve dış pazarlarda marka olmaya başladı. Bugün Türkiye ceviz cenneti olmasına rağmen yurtdışından ceviz ithal ediyor hale geldik. Yılda 120 bin ton iç ceviz üretimi kapasitesi olmasına rağmen bunun ancak 70 bin tonunu üretebiliyoruz. 15 bin tona yakın iç ceviz ithal eden ülkemiz yalnızca 500 tona yakın ihracat gerçekleştiriyor. Başta Tokat ili olmak üzere ülkemizin verimli topraklarında ceviz yetiştirmek mümkün. İç pazarda ve dış pazarda üretilen cevizin alıcısı hazırken cevizin getirisi de çok yüksek" dedi.


 Zinav Gölü'nde Kahvaltı sonrası toplu halde fotoğraf çektirdik.

 Soldan sağa: Yolüstü Belediye Başkanı Mehmet Kaya, Reşadiye İlçe Tarım Müdürü  Mehmet Demirkol ve REŞİAD Başkanı Mehmet Önder


Yolüstü'nden gerçek bir yaşam öyküsü: Murat Elyürek

Yolüstü'ne vardığımız andan beri yanımızdan hiç ayrılmayan bir çiftçi amca ile de sohbet etme fırsatı yaklayınca tabii ki mini bir röportaj yaptık. Murat Elyürek'in hikayesi gerçekten yürek yakıcı çıktı: Hayatı Yolüstü Kasabası'nda başlayan ve süren Murat Amca 77 yaşında bir emekli imam. Buğday ekerek yaptığı çiftçiliği hala sürdürüyor. Başından 4 evlilik geçen Murat Amcanın 3 hanımı vefat etmiş ve son eşi hayatta ve yanında. Ancak üzücü olan 4 çocuğunun hepsinin vefat etmiş olmaları. Şu anda sadece 2 torunu hayatta olan Murat amcanın oğlan torunu kendi ismi olan Murat Elyürek adını taşıyor ve İstanbul'da Kimya Mühendisliği yapıyor. Kız torunu ise Kayseri'de bir avukatla evlenmiş. Öğretmen olan bu kız torunundan iki erkek torunu da olmuş. Murat amcaya burada veda ederek arıcıların olduğu bölgeye geçtik.


Bacasız fabrika: Arıcılık


Aslen Reşadiyeli olan Celal Karabay arıcılığı Ordu'lu dayılarından öğrenmiş. Üretimlerini toptan yapıyorlar. Yakında sertifikalandırma da yapacaklar. Karabay ata mesleği olan arıcılık hakkında bakın neler anlattı: "1000 dönüme yakın arazimiz var. Şekerden istifade etmeden balımızı üretiyoruz. İstanbul, Ankara, Bursa pazarlarına üretim yapıyoruz. 12-15 ton arasında bal çıkıyor. Nisan başından haziran başına 2 ayda yetişiyor. Daha önce 12 yıl doğuda bu işi yaptım. Korunga, kekik çicekleri, yabani fiğ doğal ve arılar istifade ediyor. 6 parça olarak üretilen bal çerçevesinden ayrılarak organik bal olarak satılıyor. Binbirçiçek bile bizden bal alıyor. Balı doğrudan şirketlere veriyoruz."



RESÜT: Tokat'ın yükselen markası...


Reşadiye RESÜT tesislerinde Resüt Genel Müdürü Nihat Tosun'dan da çok hızlı bir şekilde bilgiler aldık. Başlangıçta 98 ortakla kurulan Resüt, 2007 Nisan'dan itibaren, diğer ortakların paylarını ödeyerek ortak sayısını 39'a düşürmüş. Çevreden yaklaşık 40 tona yakın süt alımı yapan Resüt'ün hedefi en az 80-100 ton çiğ sütü işleyecek bir fabrika haline gelebilmek. Bunun için kapasite arttırımı yapılmış, soğuk odadan tank alımına kadar bütün yatırımlar tamamlanmış. Dünya ölçeğinde kabul gören makineler kurulmuş. Şu anda 40 kişilik ekip tesiste çalışıyor. Hedefte 100-150 kişi var. Tamamı yaylalalardan doğal ortamlarda otlamış hayvanlardan alınan kaliteli sütlerle yoğurt, ayran, beyaz ve kaşar peynirden oluşan Resüt ürünleri Tokat, Ankara, İstanbul ve Sivas'ta bayilikler kanalıyla satılıyor. Bölgede çiftlikler kurdurmayı da amaçlayan Resüt Yönetim Kurulu 1000 aileye 5'er adet damızlık inek verip, onların çiftliklerini satın alarak değerlendirmek istiyor. Üniversite ile de yakın çalışarak analiz desteği alıyorlar.


2.Kelkit Havzası Organik Tarım Fırsatları Paneli


Bu yıl ikincisi yapılan "Kelkit Havzası Organik Tarım Fırsatları" Paneli 9 Haziran tarihinde Tokat Atatürk Kültür Merkezi'nde yapıldı. Panele Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zehra Seyfikli, Tarım İl Müdürü Yaşar Kavak, Reşadiyeli İşadamları Derneği (REŞİAD) Başkanı Mehmet Önder, Dimes Yönetim Kurulu Başkanı Ali Diren, Özdilek Alışveriş Merkezleri ve Tekstil Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek, The Green Park Hotelleri Yönetim Kurulu Başkanı Adil Üstündağ, Fatinoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Fatinoğlu, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kadir Saltalı, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Başkanı ve Bugün Gazetesi Ekonomi Müdürü Celal Toprak, Dünya Gazetesi köşe yazarı Rüştü Bozkurt, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi İsmail Hakkı Eraslan, Erbaa Belediye Başkanı Ahmet Yenihan, KOSGEB İkitelli Merkez Müdürü Mustafa Kaplan'ın da aralarında bulunduğu kamu, özel sektör, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, iş dünyası ve basın mensupları katıldı.

Panelde Tokat, Sivas, Gümüşhane, Giresun ve Erzincan illerimizi kapsayan Kelkit Havzası'nın dünyada organik tarıma en uygun bozulmamış ender havzalardan biri olduğu vurgulandı. Organik olarak madımak, kuşburnu, pekmez çeşitleri, ceviz gibi ürünlerin yurtiçi ve yurtdışına ihraç edilebileceğinin ifade edildiği panelde "Amerika'da, İtalya'da, Almanya'da kurtlu elma, armut, madımak, kuşburnunun bedeli yüksektir ve bu ürünler de Tokat'ta vardır. Ancak bizler ne yazık ki elimizdeki bu gibi değerleri ve potansiyelimizi yeterince kullanamıyoruz" şeklinde açıklama yapıldı. Ürünler içinden özellikle cevizin ön plana çıkarıldığı panelde, cevizin bölge açısından önemli bir gelir kaynağı olabileceğinin üzerinde duruldu.


Tokat'ta Domatesten Cevize Geniş Ürün Yelpazesi


Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Tarım İl Müdürü Yaşar Kavak Tokat'ı tarımsal olarak çok uygun fakat fırsatların değerlendirilmediği bir bölge olarak niteledi. Kavak "Tokat ilinde 1 milyon ton yaş meyve ve sebze ile 1 milyon ton domates üretimi yapıldı. Kapasiteyi ve kaliteyi daha da yükseltmeli ve yeni pazarlara açılmalıyız. Bereketli topraklarımızda domatesten cevize kadar birçok ürünü yetiştirebilecek kapasiteye sahibiz" şeklinde konuştu.


Dimes Tokat'ta Üretilen Tüm Meyvelerini Almaya Talip

Tokat'a yaptığı büyük yatırımlarla dikkat çeken bir isim olan Dimes Yönetim Kurulu Başkanı Ali Diren başarının sırrının kaliteden ödün vermemek olduğunu vurguladı. Tokatlı üreticiye seslenen Diren "Üreticilere sesleniyorum. Biz Tokat'ta kaliteli ve bilinçli üretim yapan çiftçinin ürettiği tüm meyveleri almaya talibiz. Ne kadar kaliteli ve bilinçli meyve üretirseniz hepsini almayı garanti ediyoruz. Firma olarak bu meyveleri işleyecek kapasiteye sahibiz. Üreticiyi kaliteli meyve yetiştiriciliği konusunda bilinçlendirdik. Bu konuda üniversitelerimiz ile de işbirliği yapıyoruz. Biz kaliteli üretim ve kaliteli sunumdan ödün vermiyoruz. Dimes'i Dimes yapan ilke budur" dedi.

Yatırım İçin Fizibilite Şart

Özdilek Alışveriş Merkezleri ve Tekstil Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek "Yatırımcıları Tokat'a çekmek için gerekli altyapı çalışmaları hazırlanmalıdır. Fabrika nereye kurulacak, lojistik nasıl sağlanacak, hangi ülkelere satılacak, hammadde ve tedarikçilere uzaklığı ne kadardır gibi konularla ilgili fizibilite çalışması mutlaka yapılmalıdır. Fizibilite çalışmaları tüm yatırımlarda olduğu gibi organik tarım için de önemlidir. Sanayimiz ve bilinçli üreticimiz kaliteli ürün ortaya koymalıdır. Kaliteli bir ürünün pazarlanmasında problem olmaz. Tokat ve diğer illerimiz organik tarımda uluslararası markalar çıkarmalıdır. Bunun için uygun zaman, zemin ve uzun vadeli çalışma yapılmalıdır. Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi muhasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için çok çalışmak gerekir" dedi.

Tokat'a 5 Yıldızlı Otel Sözü

The Green Park Otelleri Yönetim Kurulu Başkanı Adil Üstündağ Tokat'ın turizm potansiyeli olarak ciddi bir kapasiteye sahip olduğunu ifade ederek "Yer ile bürokratik sorunlar karşımıza çıkmaz ise Tokat'a 5 yıldızlı otel yapmaya talibim" dedi.

Kaynakları İyi Kullanmalıyız

Turizmin ve tarımın Türkiye'nin 2 doğal kaynağı olduğuna işaret eden Fatinoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Fatinoğlu kaynakların çok iyi kullanılıp katma değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Herhangi bir yatırımın öncesinde yatırımın ne alıp ne götüreceğinin iyi tespit edilmesi gerektiğini anlatan Fatinoğlu "Sanayici için yatırım 'aşk'tır. Sunduğu hizmet veya ürün onun çocuğu gibidir ve çocuğunu kimseden kıskanmayarak daha çok kişiye ulaştığını görmekten mutluluk duyar. Bir yatırım yapılmadan önce üretimden pazarlamaya, dış ticaretten lojistiğe kadar tüm fizibilite çalışmaları yapılmalıdır" diye konuştu.

Üniversitelerimiz Çiftçiyle Elele Vermeli

Üniversite olarak organik tarımla ilgili çalışmalar yaptıklarını belirten Gaziosmanpaşa Rektörü Prof. Dr. Zehra Seyfikli "En büyük hayalimiz Kelkit Havzasının Bölge Üniversitesi olmaktır. O yüzden çiftçisiyle, sanayicisiyle birlikte çalışıyoruz. Üniversitelerinin yaptığı çalışmalar ve araştırmalar ile halkla iç içe olması gerektiğine inanıyoruz ve bunu gerçekleştirmek için çalışıyoruz. Örneğin domatesin ardından ceviz projesi de bizim planladığımız gibi hayata geçerse bölge için önemli bir geçim kaynağı olacaktır" diye konuştu.

Pazarlama sorunlarımızı aşmalıyız

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kadir Saltalı fakültenin faaliyetlerinden ve Tokat tarımı için yapılabileceklerden bahsetti. Üniversite olarak 24 TUBİTAK, 6 Devlet Planlama Teşkilatı ve 3 AB destekli proje üzerinde çalıştıklarını belirten Saltalı "Bu projelerin Tokat'a getirisi 5.6 trilyondur" dedi. Ürün pazarlama aşamasındaki sorunların çözülmesi durumunda bölge tarımının çok daha iyi seviyelere gelebileceğinin altını çizen Saltalı ceviz, bodur meyvecilik, Karakaya koyunları, arıcılık ve elma konusunda proje üretmeye devam ettiklerini belirtti.



Zile AB'ye markalı ürünler hedefliyor

Zile Belediye Başkanı Murat Ayvalıoğlu Cumartesi günü düzenlenen panelin ardından grubumuzun bir kısmı Tokat Zile'ye gitmek üzere yola çıktı. Zile Belediye Başkanı Murat Ayvalıoğlu ve Turhal Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ömer Çenesiz'in de katıldığı bir yemeği Zile Kültür Evi'nde yedik. Bu kültür evini yolunuz Tokat Zile'ye düşerse kesinlikle gezin. Başkan Ayvalıoğlu tarafından müze ev şeklinde restore edilen küçük müze evde tarihi kap kacaklar, tarımda kullanılan eski aletler sergileniyor. Ayrıca eski türk evleri tarzında döşenmiş odalar da sizlerin dinlenip oturabilmeniz için döşenmiş. Adeta bir gül bahçesi olan ve her köşesinde serin ağaçların altında keyifle oturup dinlenebileceğiniz bu cennet parçası yine başkanın eseri. Bizim için özel yöresel tatlardan oluşan akşam yemeğimizi yemeden önce Zile'de kısa bir şehir turu atarak alışveriş yapma olanağı da bulduk. Zile'de Helenistik döneme ait eserlerin yanısıra hemen her sokakta Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait İslam eserlerine rastlamak olası. Bunların en önemlilerinden birisi de Mehmet Zaluli tarafından yaptırılan Nasuh Paşa Ulu Camii. Neoklasik stilde inşa edilen camiinin yontma taştan yapılan minaresi skolastik mimarisi ile bulunmaz bir eser. Kalaycısı, saracısı ve demircisi ile kendinizi tipik bir Osmanlı kentinde hissediyorsunuz. Kent en çok ününü ise Roma İmparatoru Sezar'ın II.Pharneke ile yaptığı savaş sonucunda Zile kalesine yazdığı "VENİ-VİDİ-VİCİ" sözü ile duyurmuş.

Üç ayrı ovada tarım yapılan Zile'de yıllık 1 milyonun üzerinde yaş sebze ve meyve potansiyeli var. Şeker pancarı ve buğday ağırlıklı ürünler. Hedef marka şehir olmak ve AB'ye markalı ürünler yapıp pazarlamak. Bunun için de müracaatlar çoktan yapılmış. Başkan Murat Ayvalıoğlu bu konuda daha geniş bilgiler verdi: "Organize sanayimiz var. Sanayicinin imar dahilinde yatırım yapabilmesi için uğraşıyoruz. 1960'lı yıllarda bölge Amasya, Yozgat ve Sivas'a sanayide ve teknolojide hizmet verebilen bir kapasiteye sahipti. Ama biz çağı iyi takip edemedik. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde esnaf ve tacirin olduğu bölge Sivas sancağına bağlı Zile nahiyesi olarak adı geçiyor. O günkü çarşıya da bugün Uzun Çarşı diyoruz. Her meslek dalının icra edildiği imalathaneler bütünü vardı. Marangozundan demircisine, hazır elbisesinden, at arabaları, koşum takımları, yularına kadar her şey bölgede üretilir, çevreye dağıtılırdı. Osmanlı sınırları içerisinde o günkü panayır, bugünkü adıyla fuar biri Zile'mizde mevcuttu. Zile derisi çok ünlü idi. Nüfusunun 5 katı ilçe genelinde yerleşik nüfus. Merkez köyleri ile 90 bin. Dünyanın değişik yerlerinde Zile'lileri görürsünüz. Hepsi de çalışkandırlar ve dünyanın her tarafında bulunan girişimci, okuma yazma oranı Zile'de yüksektir. Ve Türkiye çapında üniversite giriş sınavlarında dereceye giren bir lise Dinçerler kardeşler tarafından şehrimize kazandırılmıştır. Şimdi de uygulamalı turizm meslek lisesi inşa ediliyor. Eğitim seviyesi, kalitesi üst düzeyde. Öyle fedakar bir kadromuz var ki yazın bile öğretmenlerimiz tatil yapmıyor. Hangi öğrenci hangi dala yatkın bunları yapıyoruz. Üniversite sınavında başarımız yüksek. İki tane de sağlık ocağı yaptık. Kamuya borcu olmayan tek Belediyeyiz. Şehrimize 20 yıl yetecek kadar suyumuz var. Kanalizasyon sorunumuz yok. Doğalgaz da yakında geliyor. Şehirde Yeşilırmak'a giden dereyi kirlettiğimizden arıtılması için çalışıyoruz. Şehrimiz gerçek bir hazine. Taşrada imkanlarımız sınırlı. İhale kanununa tabi olduğumuz halde 1 YTL'ye yapacağımız işi 5 YTL'ye yaparak nefsimizden fedakarlık ediyoruz. Ben ilçemi ve insanımı çok seviyorum."


Tokat Valisi Dr.Recai Akyel: Kaz Gölü Kuş Cenneti olacak

Geldik Tokat gezimizin son gününe. Tokat'ın merkezindeki en güzel otellerden birisi olan Beykonağı Hotel'de hepimiz gerçekten dinlenme fırsatı bulduk. Grubumuzda artık herkesin yüzünde İstanbul'a dönmenin mutluluğu okunuyordu. Ne kadar doğru bir söz söylenmiş vaktiyle. "Ankara'nın nesini seversiniz deyince hep İstanbul'a dönüşü" demiş ünlü bir yazar. Aslında ben de öyleyim. Dünyanın neresine gidersem gideyim hep o İstanbul'a dönüşün hayali ile yaşarım. 10 Haziran Pazar sabahı Beykonağı Hotel'de saat 9.30'da Tokat Valisi Dr.Recai Akyel ile bilgilendirici ve sabah kahvaltılı bir basın toplantısı yaptık. Tokat'ın Anadolu'dan Karadeniz'e bir geçiş bölgesinde yer aldığını, topraklarının düz ova şeklinde ve verimli olduğunu söyleyen Vali Dr. Akyel "Sulamada sıkıntımız yok. Yeşilırmak, Kelkit, Tozanlı ve Sap çayları gibi su kaynaklarımız var. Güneşli günler uzun ve yeterli. Ziraat ve tarım için oldukça elverişli. Aynı zamanda hayvancılık bakımından da öyle. Havanın suyun ve toprağın kirlililiği söz konusu değil. Sanayinin olmaması tarım ve ziraat açısından elverişli. Tokat'ta aslında birçok potansiyel var. Sağlık açısından hormonsuz, organik tarım dediğimiz doğal üretime önem veriyor ve yönlendiriyoruz. Tokat'da kurduğumuz Kelkit Havzası Birliği, Yeşilırmak Havzası Birliği, AB fonları destekli Tarım Bakanlığı fonları destekli, DPT destekli, bilhassa Tokat'daki Gazi Osmanpaşa üniversitesi ile çok sayıda projede işbirliği yapıyoruz. Sertifikalı üretim konusunda çalışma yapıyoruz. Domatese öncelik vereceğiz. Domatesin sertifikasyonu Avrupa'ya ihracatı kolaylaştırılacak. Ürünün izlenebilirliği projesini gerçekleştireceğiz. Yani kullanılan tohum belli, ilaç belli ve toprak belli. Hangi bölgede üretildiği belli olan ürünün izlenebilirliği programını gerçekleştiriyoruz. İzlenebilirlilik programı gerçekleştikten sonra sertifikasyon programı gerçekleşecek. Tokat'da domates ağırlıkılı olmak üzere iklim bakımından değişik sebzeler, meyveler üretiyoruz ama ekonomik açıdan vatandaşın geçimini sağlaması açısından üretimi sınırlamayı ve yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Kazova'da domatesi düşünüyoruz. Bunun yanı sıra kiraz, biber vs olacak. Tokat ova olarak her türlü sebze ve meyve üretimine de elverişli. Bunu ekonomik olarak değerlendireceğiz. Tokat tek merkezli değil. Birden fazla merkezli kalkınma alanı oluşturuyor: Erbaa, Niksar, Reşadiye, Zile, Turhal ve Pazar bölgesi. Süt hayvancılığına önem veriyoruz. Bölgemizdeki Resüt'ün İstanbul başta olmak üzere pazarlarda ağı olan örnek bir kuruluş olmasını istiyoruz.

Tokat Valisi Dr.Recai Akyel İstanbul'dan gelen Yatırımcı İşadamları ve basın mensupları ile birlikte Tokat'ın doğal güzelliklerinin yanısıra Kaz Gölü (Kuş Cenneti olacak ve dinlenme mekanı), ormanlarımız, yaylalarımız turist için önemli. Tarihi ve doğal güzellikleri açısından Tokat bir açık hava müzesi konumunda. Tarihi ve kültürel zenginliklerin sayıları çok fazla. Bey Sokağı, Sulu Sokak ve il merkezindeki değişik tarihi yapılar Tokat'a başka bir anlam kazandırmakta. Tokat'ın sahip olduğu varlıkları birbirini yok saymadan entegre edilmiş bir şekilde tarımı, hayvancılığı, turizmi ve sanayiyi en iyi seviyelere getirmek istiyoruz. Sanayi olarak da mermer yataklarımız var. Mermer konusunda bir çalışma yapmayı düşünüyoruz. 24 Haziran'daki mermerciler festivaline de Tokat mermercileri olarak katılacağız.



Tokat Sevdalısı Adnan Şahin eşliğinde Tokat Şehir Turu


Serap Girgin Baykal ve Adnan Şahin Tokat Sokaklarında... Kelkit Havzası Kalkınma Birliği Müdürü ve Anadolu Halk Mutfağı Platformu Başkanı Adnan Şahin gerçekten kendisini Tokat'ın turizme açılması ve tanıtımı için seferber etmiş durumda. Bunun için de Tokat yöresel mutfağından eşsiz menüler sunan Honça'yı da eşi ile birlikte açmışlar. Tokat'a gelenlerin mutlaka uğrayıp bu yörenin yemeklerini tatmaları ve Adnan Bey'den bölge ile ilgili bilgileri alabilmeleri için sizlere burada telefonlarını vermeyi çok gerekli buluyorum. (Adnan Şahin: 26 Haziran Kültür Sarayı Tokat- Tel: 0/356/228 90 36 Faks: 0/356/ 228 90 38)


Kelkit Havzası Kalkınma Birliği Müdürü ve Anadolu Halk Mutfağı Platformu Başkanı Adnan Şahin ve Serap Girgin Baykal Gelelim şimdi şehir turumuza ve Adnan Bey'in neler anlattıklarına: "Mevlevihane etrafını ve Mevlevihane'yi restora ediyoruz. Latifoğlu Konağı, işçilikleri özel, ahşap, boya, taş işçiliği mükemmel. Şu anda restoran olarak kullanılıyor ama müze evi olacak. Romen Diyojen'in tutsak edildiği Tokat Kalesi Timur'un fethedemediği tek kale. 390 basamaklı Ceylan Yolu dediğimiz bir merdiven düzeneği var. Yerin altından su ihtiyacı karşılanmış. 6000 yıllık tarihi ile sokaklar ünlü.


Ali Paşa Cami. Edirne, Bursa ve İstanbul bedesteninden sonra Anadolu'daki tek bedesten yani alışveriş merkezi. Bedestenin Tokat'ta olması ticaret açısından da çok önemli. Vaktiyle tamamı meşhur Tokat yazmacılarından oluşan Yazmacılar Hanı şu anda yıkık bir şekilde restore edilmeyi bekliyor. Ve Taşhan restore edildikten sonra kapılarını halka ve ziyaretçilere açmış."


Kalite Kontrol Müdürü Gökhan Gökdemir ve Dimes Fabrika Gezisi'nden görüntüler Tokat şehir turumuzdan sonra Dimes tesislerinde ve çiftlikte bizler için öğle yemeği hazırlayan ve bizleri bekleyen Ali Diren Bey'e maalesef yetişemedik. Ancak havaalanına yakın olan diğer Dimes tesisini gezerek Kalite Kontrol Müdürü Gökhan Gökdemir ve Ürün Yöneticisi Onur Moralar'dan son ürünler hakkında bilgiler aldık.

Türkiye'de Dimes markasının bir numara olduğunu söyleyen Gökdemir burasının ürün çıkış noktası olduğunu, ürün çıkar çıkmaz tüketici ile buluştuklarını, ürünün güvenliğini garanti altına aldıktan sonra pazara sunduklarını bize anlattı. Daha fazla bilgiler için ne kadar meraklı olsak da artık zamanımız kalmamıştı ve uçağımızı kaçırma tehlikesi oluşabilirdi. Üretim alanını gezdikten ve bahçede serin meyve sularımızı içip hamaklarda dinlendikten sonra tekrar otobüslerimize binip, bu arada Zile'deki dünyaca ünlü Ballıca Mağaraları'na giden diğer grup arkadaşlarımızla buluşup, İstanbul'umuza hareket ettik.

Yazımın sonunda uçaktaki önemli bir gelişmeyi de sizlere aktarmadan geçemeyeceğim. Tokat'a Atlas Jet'in sefer saatlerinin erkene alınması yönünde de bir imza kampanyası başlatan grubumuz topladığı imzaları yetkililere ulaştırılmak üzere uçağın hostesine teslim ettiler.

Her yolun bir sonu vardır...

Evet bu yol hikayesi de böylece mutlu bir şekilde sonlanmış oldu. Bu organik tarım gezisinde hem İstanbul'dan hem de Tokat'tan katılarak emeği geçen herkese, başta REŞİAD Başkanı ve Uyumsoft Genel Müdürü Mehmet Önder'e, İŞGEM'e, EGD Başkanımız Celal Toprak'a ve Tokat Kültür Haber Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Zekeriya Yılmaz'a ve bütün bu organizasyonun gönüllü sorumlusu olarak görev alan ve maalesef yaşanan aksaklıklardan dolayı çok tatsız ve mutsuz saatler geçiren ama herşeye rağmen umarım benim gibi çoğumuzun çok hoş anılarla ayrıldığı bu geziyi gemisini terketmeyen kaptanlar gibi sonuna kadar sabırla destekleyen can arkadaşım TUROB Basın Sorumlusu Gönül Yıldırım'a sonsuz teşekkürlerimizi sumarız.

Gelecek yol öykülerinde buluşabilmek dileğiyle...

Hoşçakalın

Serap Girgin Baykal
sgbaykal@gmail.com