logo

“Sanal Müze Ziyareti”


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Anılarınızı bir gözden geçirin, en son ne zaman bir müze ziyaretinde bulundunuz? Maalesef bir çoğumuz bu soruya ya “hiç gitmedik”, ya da “çok uzun zaman oldu” şeklinde cevap verecektir. Hatta yaşadığımız ildeki bize en yakın müzenin yerini ve ismini bile bilmiyor olabiliriz. Gittiğimiz en son müze, çıktığımız tatildeki tur operatörünün programında olduğu için ziyaret etmek zorunda olduğumuz bir müze olabilir. Kısaca, müze ziyaretleri ile aramız pek iyi değil!

Bunun nedeni birçok faktöre bağlanabilir. İlgisizlik, aldığımız eğitim, yetiştiğimiz kültürde ‘müze ziyareti’ kavramının fazla yer almaması, ekonomik koşullar bu faktörlerden bazılarını oluşturuyor. Gelişmiş teknolojik cihazları yoğun bir biçimde kullandığımız bugünlerde, eski eserlere ve antikalara gereken değeri verecek zamanı da bulamıyor olabiliriz.

Bu yazıda, sizi fazla zahmete sokmayacak şekilde müze ziyareti yapmanın yollarını öğreneceksiniz. Bunu yapmak için de yüksek hızda internet bağlantısı olan bir bilgisayara ihtiyacınız var. Şu anda makalemi okuduğunuza göre buna sahipsiniz. O halde konumuza geçelim; sanal müze ziyareti nasıl yapılır?

Bazı sanal müze ziyaretleri için cüz’i bir ücret ödemeniz gerekecek. Yani gerçeğinden ücret olarak pek bir farkı yok. Motive edici bir durum, çünkü para ödediğiniz için bu hakkınızı sonuna kadar kullanmak isteyeceksiniz. Aklınıza gelen ilk soru sanal olarak müze ziyaretini nasıl yapacağınız olmalı. İlki, gerçekte de var olan, istediğiniz zaman gidip görebileceğiniz müzelerin, birebir olarak bilgisayar ortamına kopyalanmış hali. Diğeri ise, aslında gerçekte var olmayan lakin ilgili sanat alanındaki tüm eserlerin yer aldığı tamamıyla sanal bir müze.

Bunu örnekler vererek biraz daha açıklayalım. Gerçek hayatta gidebileceğiniz müzelerin bire bir kopyası olarak tasarlanan sanal müzelerin yanı sıra, gerçekte gidip göremeyeceğiniz veya farklı müzelerde yer alan eserlerin toplu halde yer aldığı müzeleri de artık internette gezebilmeniz mümkün. Mesela Leonardo Da Vinci’nin tüm eserlerini tek bir müzede bulabilmeniz mümkün değil ama tüm eserlerinin yer aldığı sanal bir müzede eserlerini gezip görmeniz mümkün.

Şimdilik bu tür sitelerin bir çoğu ücretsiz. Ama teknolojinin gelişmesi ve müzelerin iç mekanlarının görüntülerinin bire bir olarak internete aktarılmasının mümkün kılınmasıyla daha profesyonel sayfalar ortaya çıkıyor ve bunlar da belirli bir ziyaret ücreti karşılığında internet kullanıcılarına sunuluyor.

Bu tip uygulamalarla daha sık karşılaşacağız ve hayatımıza daha fazla entegre olacaklar. Sanal uygulamalar sanal müzelerle sınırlı değil! Çok yakında e-üniversiteler o kadar yaygınlaşacak ki, bilgisayar sahibi olan herkes ek olarak böyle bir üniversiteden de mezun olmak isteyecek. Elektronik üniversiteler derslerini internet ortamından veren, sınavlara ise okula ya da binalarına çağıran eğitim kurumlarıdır. Bir çoğu mevcut üniversitelerin açtığı bölümler olduğu için resmi olarak da geçerli olacak diploma verebiliyorlar.

Gazeteler ve dergiler uzun bir süreden beri internetten de yayın yapıyorlar. Bu yayınlardan artık ücret alınmaya başlandığı için fiyat olarak kağıt baskı olarak üretilen gazete ve dergilerden hiçbir farkı kalmıyor. Elbette gazetenizi okurken aldığınız keyfin benzerini internet vermeyebilir ama bir alternatif olduğu için de hesaba katılması gereken bir durum.

Görünen o ki tüm bu faaliyetler yapılırken işin içine ücret girecek. Yani bedavaya hiçbir şey yok! İnternet sosyal hayatımızı zaten bir çok yönden değiştirmeye başlamıştı. İnsanlar bankaya gitmek yerine evlerinden ödeme yapıyorlar; arkadaşlarıyla sinemaya gitmek yerine internetten film yükleyip evde izliyorlar; birbirlerine mektup yazmak yerine internet üzerinden elektronik posta gönderiyorlar veya anlık iletişim programlarını kullanıyorlar. Bu değişimler nereye kadar devam edecek? Anlaşılan, pazar sabahları kahvaltı öncesi bakkala gidip gazete ve taze ekmek almak yerine internetten ekmek siparişi verip ekmekler gelene kadar internet üzerinden gazetemizi okuyamaya başlayacağımız günler çok yakın!

Etiketler: »
Share
113 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sonsuz Enerji

    02 Aralık 2017 Köşe Yazıları

    Beklenen oldu ve Tesla firması yeni nakliye araçlarını görücüye çıkardı. "Semi" adı verilen elektrikli taşıyıcı, boş haldeyken 100 kilometre hıza 1.9 saniyede çıkabiliyor. İki versiyon olarak piyasaya sürülecek olan Semi, 400 ile 800 kilometre arasında bir menzil sunuyor. Bu menzile ulaşmak için kullandıkları bataryaları Megacharger adı verilen şarj istasyonlarında yarım saat ile bir saat arasında bir sürede tam kapasite doldurmak mümkün. Bununla birlikte, söz konusu enerji tüketiminin boyutları çok yüksek. Bir Semi taşıyıcısının dolması için y...
  • Hoax Mesajlara Düşünmeden İnanıyoruz

    01 Aralık 2017 Köşe Yazıları

    “Hoax” kelimesini daha önce duymamış olabilirsiniz. Fakat özellikle Hoax mesajlar aslında internet kullanıcılarının çok sık karşılaştığı hatta hemen her gün farkında bile olmadan maruz kaldıkları bir durum. Hoax sözcüğünün Türkçe'deki karşılığını işletmek, kafaya almak, gırgır geçmek olarak düşünürsek Hoax Mesajları da yalan haber içeren, karşıdaki kişiyi işletmek amacıyla gönderilen yalan içerikler olarak tanımlayabiliriz. Hoax Mesajlara İnanmayın ! Günün birinde tanıdığınız veya hiç tanımadığınız birisinden bir e-posta, SMS veya Facebook m...
  • Elon Musk

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Elon Musk son dönemde gerek yaptığı yatırımlar, gerekse idealist bakış açısıyla ürettiği fikirler ile dünya tarihine damgasını vuruyor. Son 10 yılda kurduğu şirketlerin kendi endüstrilerinde liderliğe oynaması sadece şans faktörüne bağlanamaz. Yüksek vizyon, nitelikli işgücü, doğru yatırım ve finansal güç gibi birçok unsurun bir araya gelmesi ile ancak bu seviyede bir başarı sağlanabilir. Bu unsurların tamamı doğru bir simya ile harmanlandığında ortaya çıkan üretim tarzı, hiçbir rakip firmada olmayan özellikleri beraberinde getirir ve farklı bi...
  • Danışmanlar Her Şeyi Bilmezler

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Bilişim Sektörü'nde uzmanlık alanınız ne olursa olsun Danışmanlık yapmak çok zordur. Bu Danışmanlık mesleğinin zorluğu veya işin ağırlığından değil genelde Danışmanlık yaptığınız kurum ve kişilerin çevresindeki dalkavuklardan kaynaklanan bir zorluktur. Çünkü bu kişiler kendilerinden çok daha fazla şey bilen birisine karşı hoşgörü ile değil daha çok boş yere para alan ama hiçbir işe yaramayan bir "Sülük" gözüyle bakarlar. Bu zavallı insanlar sığ beyinleriyle yaptığınız çalışmaları akılcı değerlendirmelerden çok uzaktan kötülemekten başka bir şey...