logo

Sosyal Ağlar ve Şirketler


Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net

Bugün dünyada yaklaşık olarak bir milyar kişi sosyal ağlara üye. Fakat birçok şirket, sosyal ağlara bırakın giriş yapmayı olayın öneminin farkında bile değil. Sosyal ağları işlerini büyütebilecekleri iyi bir fırsat olarak görmek yerine çalışanlarına kurum içinde sosyal ağlara giriş yapmayı yasaklıyorlar. Hatta aralarında sosyal ağların müşteriye ve tüketiciye ulaşmada etkisiz kalacağına inananlar bile var. Bütün bunlara rağmen son dönemde bazı şirketlerin var olan müşterilerini elde tutabilmek ve yeni müşterilere ulaşmak amacıyla pazarlama bütçelerinde sosyal ağlar için bir pay ayırdıklarını görmek keyifli bir gelişme.

Öncelikle ‘sosyal ağ’ kavramının ne olduğunu net olarak anlamamız gerekiyor. Özgür Ansiklopedi Vikipedi sosyal ağları şöyle tanımlıyor: “Bireyleri internet üzerinde toplum yaşamı içinde kendilerini tanımlayarak, aynı kültürel seviyesinde rahatlıkla anlaşabilecekleri insanlara internet iletişim metotları ile iletişime geçmek için ve aynı zamanda normal sosyal yaşamda yapılan çeşitli jestleri simgeleyen sembolik hareketleri göstererek insanların yarattığı sanal ortamdaki sosyal iletişim kurmaya yarayan ağlara ‘sosyal ağlar’ denilmektedir”.

Peki şirketler sosyal ağları nasıl kullanmalılar? Aslında bu sorunun da hazır ve tek bir cevabı yok. Fakat öncelikle hedeflerin belirlenmesi ile başlamak en akıllıca iş olacaktır. Burada şirket yöneticilerinin kendilerine sormaları gereken bazı sorular olmalı. Yeni müşteriler mi edinmek istiyorlar yoksa kurum olarak imaj güçlendirmek mi? Odaklanacakları alan ciddi bir ortam mı yoksa eğlence odaklı bir ortam mı olmalı? Her şirketin müşteri hedef kitlesi farklıdır ve odaklanacakları sosyal ağlar da farklı olmak zorundadır. Örnek vermek gerekirse; Facebook ve benzeri ağların diğerlerine göre biraz daha fazla eğlenceye ağırlık verdiği ve kişisel paylaşımın yoğun olduğu söylenebilir.

Ayrıca şirketiniz sosyal ağlarda hiç faaliyet göstermese hatta internet ortamında web sitesi olmasa bile bu demek değildir ki şirketiniz internet ortamında varlık göstermiyor. Bilgi edinmek isteyenlerin karşısına şirketinizle ilgili sizin tamamen kontrolünüzün dışında bilgiler zaten ulaşıyor olacak. O yüzden şirketlerin mutlaka bu arenada aktif bir oyuncu olması gerekmektedir. Etkin bir şekilde ama kontrollü olarak sosyal ağlarda yer almak şirketlere pozitif yönde faydalar sağlayacaktır.

Öncelikle müşterilerin daha çok hangi sosyal ağlarda, forum sitelerinde, bloglarda olabileceğinin bir araştırmasının yapılması ve sosyal ağlarda gelişen olayların yakından izlenmesi ciddi fayda sağlayacaktır. Rakipler neler yapıyor ve bunun sonucunda ne tür geri bildirimler alıyorlar mutlaka takip edilmelidir. Kurumsal olarak yer alınan internete açık her platformda şirketinize karşı yapılan yapıcı eleştiriler mutlaka önemsemeli ve samimiyetle cevap verilmelidir. Fakat unutmayın ki; karşılıklı tartışmalar zarar verici olabilir. O yüzden sosyal ağlarda mümkün olduğunca kurumsal olarak tartışmaların içinde olmamak daha akılcı olacaktır.

Sosyal ağları kullanan çalışanlarınızın da kullanımlarını kısıtlamak veya yasaklamak yerine onların kullanımlarını şirketiniz adına bir avantaja dönüştürerek şirketinizle ilgili yazılı mesaj, video veya şirketiniz adına sosyal ağlar için hazırlanmış içeriği onların kendi ağlarındaki kişilerle paylaşmalarını sağlamak sosyal ağlara geçişte önemli bir başlangıçtır. Burada en fazla dikkat edilmesi gereken konu var olan diğer iletişim kanallarınızın yanında sosyal ağların şirket iletişiminizin sadece önemli bir parçası olduğunu bilmeniz ve diğer iletişim yöntemlerini kesinlikle ihmal etmemenizdir.

Bu ayki yazımı Voltaire’e ait bir deyiş ile noktalıyorum. “En zorlu sansürlerin en büyük özelliği, susturmaya çalıştığı fikirlere değer kazandırmasıdır”.

Etiketler: » » »
Share
713 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İklim Değişikliği, Gökdelenler ve Akıllı Şehirler

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    İstanbul'da son iki yılda kayıtlara geçen üç önemli ani hava değişimi ve fırtına kayıt edildi. Her üçünde de ortak özellik olarak kuvvetli rüzgar ve yağış, yoğun şimşekler, kısa süreli dolu yağışı, gökyüzünün aniden kararması ve oluşan korkutucu atmosfer olarak karşımıza çıktı. Eğer dışarıda iseniz ve bu dehşet doğa olayının tam içerisinde kalmışsanız en iyi şekilde korunmak zorundasınız. Rüzgarın kuvvetinden dolayı havada uçuşan nesneler nedeniyle yara alabileceğiniz gibi, kuvvetli bir şekilde yere düşen dolu taneleri de vücudunuza ciddi zarar...
  • Facebook Babanızın Tapulu Yeri mi?

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    Gerçekten Facebook hesabınızın kendi üzerinize tapulu bir yer olduğunu mu düşünüyorsunuz? Eğer böyle bir düşünceniz varsa bu yazının devamında anlatacaklarım sizi ilgilendiriyor olacak. Çünkü Facebook’ta ne her istediğinizi yapabilir, ne her istediğinizi söyleyebilir ne de her istediğiniz fotoğrafı paylaşabilirsiniz. Çünkü bütün bu yapacaklarınızın Facebook tarafından belirlenmiş çok sıkı kuralları vardır. Bu kurallardan bir tanesini ihlal ederseniz “babanızın tapulu yeri” olup olmadığını görürsünüz. O yüzden Facebook’u üstünüze tapulu ve her ş...
  • e-Devlet Kapısından İçeri Geçince

    01 Temmuz 2017 Köşe Yazıları

    En kısa tanımıyla e-Devlet Kapısı (turkiye.gov.tr), kamu hizmetlerine güvenli bir şekilde erişebileceğiniz bir giriş kapısıdır. "turkiye.gov.tr’yi kullanarak kamu kurumlarının sunduğu hizmetlere tek noktadan hızlı ve güvenli erişim sağlayabilirsiniz. E-Devlet kapısındaki hizmetlerden yararlanabilmek için mutlaka PTT şubelerinden e-devlet şifrenizi almak gerekir. Şifre alma oldukça basit ama 15 yaşından büyük olmak gerekiyor. e-Devlet kapısından içeri geçince aslında çok fazla şey yapabiliyorsunuz. Fakat aşağıda en fazla işinizi yarayacağını d...
  • Arayış

    01 Temmuz 2017 Köşe Yazıları

    Evrende trilyonlarca yaşanabilir gezegen olma ihtimaline rağmen, yeni dostlarımızı henüz keşfetmemiş olmamızın bir anlamı var mı? Gelişen uzay teknolojileri sayesinde uzayı gözlemleyebiliyor, yakın gezegenlere araştırma robotları gönderebiliyoruz. Elbette bunlar daha ilk adımlarımız, ancak gelişmeler oldukça umut verici olduğu için yeni bir canlı türüyle tanışma ihtimalinin olması hepimizi daha da heyecanlandırıyor. Yine de yıllar geçtikçe dünya üzerinde işler tam olarak istediğimiz gibi gitmiyor. Savaşlar, gelir dağılımındaki eşitsizlikler, çe...