logo

Sürdürülebilirlik


Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net

Doğal kaynaklarımız her geçen gün azalıyor ve asıl tehlike artık bu kaynakların yok olma sınırına gelmiş olması. Bugün size bu korkuyla üretilmiş yeni bir kavramdan bahsedeceğim. Son zamanlarda sıkça duyar olduk ve adına sürdürülebilirlik diyoruz. En kısa ve net olarak “biyolojik sistemlerin çeşitlilik ve üretkenliğinin devamlılığının sağlanması” diye tanımlayabileceğimiz bir kavram.

Atmosferdeki karbondioksit ve metan oranlarındaki artış dünya yüzeyinin sıcaklığını yükseltiyor. Dünyanın yüzeyi ısınıyor ve kutuplara yakın buzların erimesine yol açıyor. Buzlar eridikçe de yerlerini kara veya sular alıyor. Kirlenen dünya ve azalan kaynaklar birçok kuruluşu da harekete geçiriyor ve bu konuda dünya genelinde ciddi projelere imza atılıyor. Bunlardan en önemlisi dünyanın en büyük halka açık şirketlerini sera gazı salımlarını açıklamaya davet eden Karbon Saydamlık Projesi (CDP – Carbon Disclosure Project). Bu proje için Türkiye’de de çalışmalar başladı. 2000 yılından bu yana dünya genelinde faaliyette olan ve geçen sene Brezilya, Çin Halk Cumhuriyeti, Kore ve Hindistan’da da hayata geçirilen Proje, şirketlerin karbon ayak izini görülebilir kılmayı amaçlıyor. 475 kurumsal yatırımcının desteğiyle kurulan ve kâr amacı gütmeyen bir uluslararası girişim olan Karbon Saydamlık Projesi bundan sonraki kuşaklara yaşanılabilir bir dünya bırakmak için büyük önem taşıyor.

Şimdi diyeceksiniz ki “Karbon ayak izi” de nedir? Hemen açıklayayım: “Birim karbondioksit cinsinden ölçülen, üretilen sera gazı miktarı açısından insan faaliyetlerinin çevreye verdiği zararın ölçüsüdür”. Karbon ayak izi iki ana parçadan oluşmaktadır.

Birincil ayak izi: Evde kullanılan enerji tüketimi ve ulaşım (sözgelimi araba ve uçak) dahil olmak üzere fosil yakıtlarının yanması sonucu ortaya çıkan doğrudan CO2 emisyonlarının ölçüsüdür.

İkincil ayak izi: Kullandığımız ürünlerin tüm yaşam döngüsünden bu ürünlerin imalatı ve en sonunda bozulmalarıyla ilgili olan dolaylı CO2 emisyonlarının ölçüsüdür.

Uzmanlar ekstra karbon salınımı yapmamanız için seyahatlerde fazla uçak kullanılmamasını, evde yenilenebilir enerji kullanılmasını, ısınma için güneş enerjisi kullanılmasını, seyahat yaparken imkanlar ölçüsünde toplu taşıma araçlarının kullanılmasını önerirken ayrıca aracınızı başkalarıyla paylaşarak da yolculuk ayak izinizi azaltabileceğinizi belirtiyorlar.

Türkiye’de ise sürdürülebilirlik konusunda bilinç ve bu konuyla ilgili kurum kültürü daha çok yeni. Özellikle Turkcell, Türk Telekom, TTNET, HP, AVEA, Lenovo, Samsung, Microsoft, Sony Ericsson ve Vodafone sürdürülebilirlik konusunda önemli çalışmalar yapıyorlar ve kurumları içinde karbon salınımını en az seviyeye indirebilecekleri önlemleri alıyorlar. Kimi kurum içinde kağıt tasarrufu yaparken, kimisi de enerji verimliliği sağlayan yeşil teknoloji projelerini hayata geçiriyor. Anlayacağınız sürdürülebilirlik bir hayırseverlik yaklaşımı değil. Bizim ve çocuklarımızın daha güzel bir dünyada yaşıyabilmeleri için yapmamız gereken faaliyetlerin bir parçası.

Konu sürdürülebilirlikten açılmışken gelelim bir yayının devamlılığının yani yayın hayatının sürdürülebilir olması için nelerin olması gerektiğine. İster basılı ister internet ortamında olsun bir süreli yayının hayatının devam edebilmesi için reklam alması gerekir. Reklam alamayan bir yayının ticari olarak faaliyetlerine devam etmesi, bir başka deyişle yayınını sürdürmesi çok zordur.

Yayın hayatına başladığımız günden bu yana yaklaşık 8 yıl geçti. Bu uzun süre boyunca aşağı yukarı 15.000’e yakın haber yayınladık. Bu haberlere ulaşmak için 4000’e yakın şehiriçi, şehirdışı ve yurtdışı basın toplantısına katıldık. Anlayacağınız biz de yayınımızın “sürdürülebilir” olması için elimizden geleni yapıyoruz. Yaptığımız aşırı karbon salınımı dışında üzüldüğümüz bir nokta da şu: Yayınımızda haberine en çok yer verdiğimiz firmaların son 5 yıllık haber istatistiklerini çıkardığımızda gördük ki; en çok toplantısına katıldığımız ve haberini yayınladığımız 10 büyük firmanın hepsi bizi tüm basın toplantılarına çağırmışlar, fakat bu 10 firmanın 8 tanesi bir kere bile yayınımıza bırakın reklam vermeyi, yayınımızdan fiyat teklifi bile almamış.

Özet olarak; Değerli yöneticiler bu yazıyı büyük ihtimalle medya takibinize takıldığı için okuyorsunuz. Yayınları basın toplantılarınıza çağırırken gösterdiğiniz hassasiyeti lütfen medya planlaması yaparken de gösterin ki, bizler kendimizi “üvey evlat” gibi hissetmeyelim. Hatta şöyle birşey yapın; en son düzenlediğiniz basın toplantısına çağırdığınız yayınların son 5 yıl içerisindeki reklam medya planlarını bir inceleyin. Bu rapora bakınca ne demek istediğimi anlayacaksınız. Eğer hala anlamadığınızı düşünüyorsanız bari toplantılarınıza çağırmayın, bizim de sizin Sürdürülebilirlik faaliyetlerinize karbon salınımını azaltacak bir katkımız olsun…

Bu ayki yazımı Mevlana’nın bir deyişi ile tamamlıyorum. “Sesini değil, sözünü yükseltmeli insan. Çünkü gök gürültüleri değil, yağmurlardır yaprakları yaşatan”.

Etiketler: » »
Share
615 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Elon Musk

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Elon Musk son dönemde gerek yaptığı yatırımlar, gerekse idealist bakış açısıyla ürettiği fikirler ile dünya tarihine damgasını vuruyor. Son 10 yılda kurduğu şirketlerin kendi endüstrilerinde liderliğe oynaması sadece şans faktörüne bağlanamaz. Yüksek vizyon, nitelikli işgücü, doğru yatırım ve finansal güç gibi birçok unsurun bir araya gelmesi ile ancak bu seviyede bir başarı sağlanabilir. Bu unsurların tamamı doğru bir simya ile harmanlandığında ortaya çıkan üretim tarzı, hiçbir rakip firmada olmayan özellikleri beraberinde getirir ve farklı bi...
  • Danışmanlar Her Şeyi Bilmezler

    01 Kasım 2017 Köşe Yazıları

    Bilişim Sektörü'nde uzmanlık alanınız ne olursa olsun Danışmanlık yapmak çok zordur. Bu Danışmanlık mesleğinin zorluğu veya işin ağırlığından değil genelde Danışmanlık yaptığınız kurum ve kişilerin çevresindeki dalkavuklardan kaynaklanan bir zorluktur. Çünkü bu kişiler kendilerinden çok daha fazla şey bilen birisine karşı hoşgörü ile değil daha çok boş yere para alan ama hiçbir işe yaramayan bir "Sülük" gözüyle bakarlar. Bu zavallı insanlar sığ beyinleriyle yaptığınız çalışmaları akılcı değerlendirmelerden çok uzaktan kötülemekten başka bir şey...
  • Teknoloji Firmalarının Geleceği

    02 Ekim 2017 Köşe Yazıları

    Hangi sektörde olursa olsun yüksek teknoloji kullanarak mal veya hizmet üreten şirketlerin tamamı sürekli risk içerisinde faaliyetlerini sürdürmektedirler. Karşılaşabilecekleri en büyük tehlike, atalettir. Diğer bir deyişle, yüksek yatırım ve teknolojik Ar-Ge ihtiyacı olan bir sektörde hareketsiz kalmak ve değişime adapte olamamak, aynı zamanda firmanın kapanmasıyla sonlanabilir. Bir başka husus, benzer şekilde değişen müşteri ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit edip buna göre güncelleme yapamamak da bir firma için geçerli bir kapanma nedenidir....
  • Araç Muayenesinde Aklınıza Takılan Sorular

    01 Ekim 2017 Köşe Yazıları

    Aracınızın periyodik muayenesinin zamanının gelip gelmediğini öğrenmek için ruhsatınızı bir kontrol edin ve eğer muayene zamanınız yaklaştıysa yapacak bir hayli işiniz olacak demektir.  Aşağıda bu konuda aklınıza gelebilecek soruları biraraya getirmeye çalıştım. Araç Muayenesi Nedir? Araç muayenesi, trafiğe çıkan motorlu ve motorsuz araçların teknik yeterlilikte olup olmadığının muayene edilerek trafik ve yolcu güvenliği açısından kontrol ve tespit edilmesidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 34. maddesi gereğince araç muayenesi z...