logo

“Tarihimizdeki Kağıt Paralarla” Tarihe Yolculuk

mh_sergi_moda_deniz_kulubu

Önde: Mehmet Tezçakın, Arkada: Güçlü Kayral

Küratörlüğünü araştırmacı nümismat Güçlü Kayral’ın yaptığı, Sultanahmet Köftecisi’nin 3. nesil sahibi nümismat Mehmet S. Tezçakın’ın koleksiyonundaki paralarla oluşturulan “Tarihimizde Kağıt Paralar” sergisi 14 – 27 Mart 2016 tarihleri arasında Moda Deniz Kulübü’nde ziyaret edilebilir.

Günümüze kadar ulaşan yaklaşık 12 bin Osmanlı kağıt parasından 7 bin 500’ünü toplayarak yaklaşık değeri 6 milyon dolar olan dünyadaki en kapsamlı Osmanlı Kağıt Paraları Koleksiyonu’nu oluşturan Mehmet S. Tezçakın, sergilerin en önemli kurallarından biri olan eserlere dokunma yasağını kaldırarak ziyaretçileri şaşırtıyor.  Tezçakın, sergide oluşturduğu bir stantta onlarca orijinal Osmanlı parasını ziyaretçilerin ellerine alarak yakından tanımalarına izin veriyor. Tezçakın, bu uygulamasının nedeniyle ilgili olarak “Sadece bakarak, seyrederek tarihimizin en önemli parçaları olan Osmanlı paralarını tanımamız imkansız. İnsanlar bu paralara dokunmalı, atalarının bu paraları kazanmak için döktükleri alınterini hissetmeli. Ancak o şekilde koleksiyoncu olunabilir. Ben de buraya gelen tüm ziyaretçileri, koleksiyoncu adayı olarak gördüğüm için bu tür bir uygulamaya gittim” dedi.

Sergide Osmanlı’nın ilk kağıt parası  olan 1840 tarihli el yazması kaimeleri de görmek mümkün.

Serginin açılışının ardından Mehmet S. Tezçakın ile Güçlü Kayral’ın konuşmacı olarak katıldığı “Tarihte Para ve  Kağıt Paralarımız” konulu söyleşi  düzenlendi.

Sergide görülebilecek yüzlerce para arasında yer alan, finans tarihimizin en ilginç hikayelerini barındıran 10 para ise şunlar:

1-Tarihimizdeki ilk kağıt para:  El yazması kaime:  Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk kağıt parası kaime, 1840 yılı Ocak ayında Abdülmecid döneminde el ile yazılarak üretildi ve piyasaya sürüldü. Büyük ebatlı kağıda, silinmez mürekkeple yazılan kaimeye, taklit edilmemesi için padişah kendi boynundaki mührü basmıştır. Tüm önlemlere rağmen taklit edilmesi önlenemediğinden sadece 2 yıl tedavülde kalmıştır.

 2-“Para pul oldu” deyiminin kaynağı: Pul paralar: Osmanlı döneminde kağıt paraların çoğunlukla yüksek küpürlerde basılması sonucu, günlük alışverişlerde kullanılacak küçük küpürler ihmal edildi. Mağdur olan halk kendi çözümlerini üretti. Esnaf, fırıncılar, pazarcılar, ibadet yerleri ve dernekler kağıt jetonları, biletleri para olarak tedavüle sürdüler. Devlet de damga ve posta pullarını arkalarına karton yapıştırarak bozuk para haline getirdi. “Para pul oldu” deyiminin  konuşma dağarcığımıza giriş kaynaklarından biri budur.

3-Bozuk para sıkıntısına en radikal (!) çözüm: Ortadan yırtılan 1 Lira: Bozuk para sıkıntısına en radikal (!) çözüm ise 18 Ekim 1331 tarihli 1 Liralık banknotların ortadan ikiye bölünüp sürsajlanması sureti ile 50 kuruşluk olarak tedavül ettirilmesidir.

4-Sırrı 140 yıldır çözülemeyen resimli filigran kullanılan 50 Kuruş: Dini inançlardan dolayı Osmanlı döneminde basılan kağıt paraların hiçbirinde resim bulunmaz. Filigranlı para sayısı da çok azdır ve bunlar düz çizgi şeklindedir.  1876-77 Osmanlı-Rus savaşının finansmanı için bastırılan 50 Kuruşluk kaimede resimli filigran kullanıldığı iddiası, yaklaşık 140 yıl boyunca bir söylenti olarak ortalıkta dolaştı. Mehmet S. Tezçakın’ın,  birkaç yıl önce bu parayı ortaya çıkarıp koleksiyonuna katmasıyla efsane gerçeğe dönüştü. Işığa tutulduğunda filigran olarak hilal şeklindeki ay içinde burnu ve kaşları II. Abdülhamid’e benzeyen bir resmin kullanıldığı görülen bu paranın sırları ise hala çözülmüş değil. Parada henüz 3 aylık padişahken tahttan indirilen V. Murad’ın tuğrası bulunurken, resmin V. Murad’a değil de kendisinden sonra tahta çıkan II. Abdülhamid’e  benzemesinin nedeni açıklanamıyor. “Bu para hatalı mı basıldı”, “Amaç, Osmanlı ekonomisni çökertmek miydi”, “V. Murad veya II. Abdülhamid’e karşı düzenlenmesi planlanan bir komplonun parçası mıydı” sorularının yanıtları, nümismatlar ve tarihçilerce hala verilebilmiş değil. Bu paranın orijinalini sergide görmek mümkün.

5-Dört lisanda basılan dünyadaki tek para: Bir Altın Liralık Osmanlı Bankası Banknotu: Çok geniş bir coğrafyaya yayılan Osmanlı İmparatorluğu’nda, günlük hayatının çok dilli yapısı paralara da yansımıştır.  1880 ve 1890 senelerinde iki defa tedavüle verilen Osmanlı Bankası’nın 1 Altın Liralık banknotunda,  tüm Osmanlı tebasının kullanımı düşünülerek Osmanlıca, Fransızca, Ermenice ve Rumca lisanları birlikte yer almıştır.

6-Osmanlı Bankası’nca korsan basılan 5 liralık banknot:  Osmanlı Bankası 1856 yılında Osmanlı-İngiliz ortaklığı olarak kurulmuş, 1863 yılında kendini feshetmiştir.  Aynı yıl ortaklığa Fransızlar da eklenerek Bank-ı Osmanlı Şahane kurulmuş ve Osmanlı Hükümeti, para basma imtiyazını 30 yıl süreyle bu bankaya vermiştir. 10 yıl öncesine kadar ilk Osmanlı Bankası parasının 16 Kasım 1863’te 200 kuruşluk baknot olarak basıldığı biliniyordu. Nümismat Mehmet S. Tezçakın’ın İngiltere’deki bir müzayedede fark edip, satın alarak literatüre geçirdiği 1856 yılı basımı 5 liralık banknotla, Osmanlı Bankası’nın hükümetten izin  almadan korsan olarak para bastığı ortaya çıktı. Ünik olan bu para, ilk kez bu sergide görücüye çıkıyor.

7-Kafkasya’da “Türkleştirilen” yabancı paralar: Birinci Dünya Savaşı sırasında, merkezi yönetime bağlı olan ve iaşesini başkentten temin eden uzak bölgelerden biri de Kafkasya’dır. Para yokluğunda, Enver Paşa komutasındaki görevli mutemed (Faik), memur maaşlarını ödeyebilmek için bulabildiği Alman, Rus ve Avusturya paralarının üzerine elle küpür yazarak ve altına da mühürünü vurarak bir çözüm geliştirmiş ve paraların bu şekilde tadavül ettirilmesini sağlamıştır. Bu para da ilk kez sergileniyor.

8-Enver Paşa Kaimesi:  1911 yılında başlayan Osmanlı-İtalyan savaşı sırasında, askeri ihtiyaçları karşılamaya çalışan Enver Paşa, hükümetten para geldiğinde değiştirilmek üzere Trablusgarp’ta kâğıt para emisyonuna başvurur.  Merkezi idareden habersiz, elle yazılıp teksirle çoğaltılarak basılan bu paraların üzerinde sağda ve solda Ay-yıldız, Enver Paşa’nın İttihad ve Terakki Cemiyeti’ndeki ismi, mührü, mührün üzerinde “bir Osmanlı lirası” ibareleri vardı.

9-Boğazın serin sularına gömülen İngiliz Gelibolu işgal paraları: Birinci Dünya Savaşı sırasında, İngilizler Gelibolu çıkarmasından o kadar emindiler ki işgalde kullanacakları paraları da bastırıp yanlarında getirmişlerdi.  Üzerinde Arap harfleriyle Türkçe olarak “120/ yüzyirmi gümüş kuruş” ve “60/ altmış gümüş kuruş” yazılı İngiliz 1 Pound ve 10 Şilinlik küpürler askerlere dağıtıldı. Çıkarma felakete sürüklenince bir hafta içinde geri toplanan bu paraların çoğu da batan savaş gemileri ile birlikte Çanakkale Boğazı’nın serin sularına gömüldü.

10-İngiliz Kalpazanlığı: Sahte 10 Liralar: Birinci Dünya Savaşında, Osmanlı ekonomisini çökertmek amacı ile İngilizler tarafından 28 Mart 1334 tarihli, arka yüzünde “ikinci emisyon” kaşesi bulunan Vahdeddin dönemi 10 Liralıklar basılmıştır.

Etiketler: » » »
Share
1315 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+7 = ?