logo

“Teknolojik Eziyet”


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Hepimiz, her yıl katlanarak hızlanan teknolojik gelişmeleri heyecanla takip ediyoruz. Bunların başında tüketici elektroniğindeki çarpıcı ürünler geliyor. İlk başlarda her marka sadece tek işlevi olan ürünler üretirken, artık ‘melez model’ dediğimiz yeni nesil cihazlar teknoloji marketlerinin vitrinlerini süslüyor. 10 sene önce fotoğraf makinesi almak istediğimizde, alacağımız cihaz yalnızca fotoğraf çekebilirdi. Ya da telefon alacaksanız, sadece telefonla görüşebiliyordunuz. Peki ya şimdi? Satın alacağınız tek bir cihaz ile telefonla görüşebilir, yüksek kalitede fotoğraf çekebilir ve video kaydı yapabilir, mp3 dinleyebilir, hatta dokunmatik ekrandan word ya da excel dosyalarınızı düzenleyip kablosuz olarak bilgisayarınıza aktarabilirsiniz. Bu anlattığım teknoloji, şu anda size en yakında cep telefonu ya da bilgisayar satıcısında mevcut. Gidip bakabilirsiniz.

Bilgisayarların yaygınlaşmasıyla, neredeyse her evde bir bilgisayar ya da en azından bir bilgisayar kullanıcısı olmaya başladı. Bir önceki yüzyılın en önemli buluşlarından biri sayılan internet sayesinde de bilgiye ulaşım inanılmaz derece hızlandı. Bunlar beraberinde yüksek teknolojiyi, dolayısıyla da daha karmaşık cihazları günlük yaşamımızda önemli bir rol oynayacak hale getirdi. Bilgisayarlara hakim olma isteğimiz, onları temel düzeyde kullanma bilgisinin yanısıra, sürekli bozulmalarına karşı ne yapmamız gerektiğini de bize öğretmeye başladı. Örneğin bilgisayarımız kilitlendiğinde veya işletim sisteminde bir sorunla karşılaştığımızda, 100’ün üzerinde olası hatadan birini tahmin ediyor ve problemi teknik destek olmadan çözmeye çalışıyoruz. Acaba bugüne kadar bilgisayarlarımızda çıkan sorunları çözmeye kaç saat harcadık?

Bilgisayarlar da, diğer tüm elektronik cihazların sahip oldukları özelliklerin yanı sıra bazı eksikliklerle beraber satışa sunuluyorlar. Bunlardan ilk akla gelen, bilgisayarlardaki donanım çakışmaları. Ayrıca gelişen teknoloji nedeniyle bilgisayarlarımızı sürekli güncellemek zorunda kalıyoruz, çünkü yeni çıkan programlar çok daha güçlü sistemler istiyor. Çıkan sorunlar sadece mekanik ya da elektronik değil, organik de! Örneğin, sürekli bilgisayar kullanmak zorunda kalan çalışanlar, vücut ağrılarından çok şikayet ediyorlar. Aynı şekilde monitöre belli bir saatten fazla bakmak gözleri çok yoruyor.

Ayrıca mobil cihazların da avantajlarının yanı sıra, bazı eksik yönleri de var. Mevcut tüm mobil cihazların sahip oldukları hafıza oldukça kısıtlı. Son dönemde Palm markasının piyasaya sürdüğü bir ürün olan 4 GB’lık Lifedrive dışında, diğer ürünler ortalama 16 Mb’lık bir hafıza desteği sağlıyorlar. Mobil ürünlerdeki işletim sistemleri de çoğu zaman istenilen performansı sağlayamıyor. Palm’in Operating System’i ve Microsoft’un Windows Mobile Edition’u halen istenilen düzeyden uzak işletim sistemleri. Ayrıca son bir gelişmeyi de aktarmakta fayda var: Kısa bir süre önce Palm Şirketi, Treo modellerinde Windows işletim sistemi kullanacağını anons etti. Bu da bize Microsoft’un bu işte daha deneyimli olduğunu ve daha yüksek kalitede yazılımlar ürettiğini hissettiriyor. Çünkü Palm firmasının kendi işletim sistemi olduğu halde (PalmOS) başka bir firmanın ürettiği yazılımı tercih ediyorlar. (Bu yılın ikinci çeyreğinde Windows tabanlı akıllı telefonlar dünya çapında 56 milyon adet sattı. Palm işletim sistemi kullananlar ise 48 milyonda kaldı).

Kullanıcıları endişelendiren bir diğer konu da cihazların düşük pil ömrü. Kameralı, kablosuz iletişim destekli birçok mobil cihaz aktif kullanımda sadece 2 gün dayanabilen piller nedeniyle tüketiciler mobil cihazlarından video izlemekten ve oyun oynamaktan kaçınıyor.

Peki cep telefonları günlük hayatımızı nasıl şekillendiriyor? Eğer bir cep telefonu kullanıcısı iseniz, gününüzün ortalama 15 dakikalık bir bölümünü telefonla konuşurken ya da mesajlaşırken geçiriyorsunuz. Eğer işiniz yoğunsa veya sohbeti seven bir yapıya sahipseniz, bu süre giderek uzuyor. Bunun hayatınızdan çalınan zaman dezavantajı dışında bazı korkutucu yönleri daha var. Bunlardan ilki, araba kullanırken cep telefonu ile görüşülmesi. Cep telefonlarının araba sürerken kullanımı bilim adamları tarafından en önemli dikkat dağıtıcı unsurların başında gösteriliyor. Bunun yanısıra telefon görüşmelerinin genelde yolda yürürken yapıldığı göz önüne alınırsa, bu da oldukça tehlikeli. Özellikle de kapkaç tehlikesinin yüksek olduğu Büyükşehirlerde dikkatinizi konuşmanıza yoğunlaştırmanız, sizi hedef haline getirecektir.

Teknoloji, işleri yürütmemizde bize kolaylık mı sağlıyor, yoksa bize eziyet mi ediyor? Her bir elektronik cihazı satın aldığınızda, ona mutlaka belirli bir zaman ayırmanız gerektiğini unutmayın. Yeni bir telefon demek, günde yarım saat onunla ilgilenmeniz demek. Yeni bir dizüstü bilgisayarı, 24 saatin en az 1 saatini onunla çalışarak doldurmanız demek. Araba almak demek, gece uyurken aklınızın dışarıda park yerinde kalması demek. Bu başka bir anlama daha geliyor; kendinize ya da diğer insanlara ayıracağınız ‘sosyal’ zaman dilimini, elektronik devrelere ayırıyorsunuz.

Bu yazıyı okuduktan sonra dikkat edin: Etrafınızdaki insanlar genelde elektronik cihazlarına, çevrelerindeki insanlara göstermeleri gerekenden çok daha fazla ilgi gösteriyorlar. Bir iş görüşmesine gittiğinizde, sizinle görüşen kişi kendi monitöründen gözünü çok az ayırıp size bakıyor. Arkadaşlarınız cep telefonlarıyla uğraşmaktan, sizinle konuşurken göz göze bile gelemiyorlar. Oyun oynayan bir çocuğun dikkatini çekmeniz ise neredeyse imkansız.

Tüm bunlar bize bir şeyi daha anlatıyor; eskiden sevdiklerimizle, ailemizle, dostlarımızla geçirdiğimiz zaman boşlukları artık yok. O boşlukları tamamen doldurduk. Teknolojiyi onlara tercih ettik. Hala da ediyoruz. Bu giderek de fazlalaşacak. Asla unutmamalıyız ki, hangi cihazlara sahip olursak olalım, hangi teknolojiyi kullanıyor olursak olalım, bu yüksek teknolojiyi diğer insanlar için, onlarla daha sağlıklı iletişim kurmak için kullanmalıyız. Teknoloji beraberinde sağlık sorunlarını, zaman israfını ve yüksek maliyetleri de getiriyor. Bütün bu detaylardan sonra günümüzde yaşamak mı güzel, yoksa teknolojinin kullanılmadığı bir zaman diliminde mi, bu sorunun cevabını yakında sorgulamaya başlayabiliriz. Ne zaman mı? İnsanlık için (!) icat edilen yüksek teknolojili nükleer bombalar dünyada yaşayan insanların tepesinde uçuşmaya başladığı zaman!

Etiketler: » » »
Share
33 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Dominant Ekonomiler

    01 Eylül 2017 Köşe Yazıları

    Ulusal olarak kullandığımız para biriminin Avrupa'da dörtte biri kadar değerinin olması, sadece ülkemizin değil, dominant ekonomilere sahip ülkelerin dışında kalan tüm dünya ülkeleri için geçerli olan bir durum. Benzer şekilde birçok ülkenin para birimi diğer ülkelerde on kata kadar değersizleşebiliyor. Bu durumu tersten baktığımızda ise bazı ülkelerin para birimlerinin başka ülkelerde çok yüksek bir alım gücü sağlayabildiğini görüyoruz. Özellikle gayrimenkuller konusunda Türkiye ve benzeri ülkeler tam anlamıyla bir cazibe merkezi. Çapraz kurla...
  • İnternetten Kartla Ödemeler Rekora Koşuyor

    01 Eylül 2017 Köşe Yazıları

    İnternetin ve banka - kredi kartlarının hayatımıza girmediği dönemlerde taksitle bir ürün satın almak bir hayli sıkıntılı olurdu. Her şeyden önce en az 2 kişinin size ödemeniz ile ilgili kefil olmasını istemek zorunda kalırdınız. Genelde kefiliniz olmadan da kimse size taksitle mal satmazdı. Diyelim kefili buldunuz bu sefer de size senetler imzalatılır, üzerine yapıştırılacak damga pulları aranır ve senetler bankaya verilirdi. Bir senedi ödemezseniz hemen kefilinize icra gelirdi. Peşin parası olmayanlar için çok zor ve sıkıntılı dönemlerdi Ar...
  • İklim Değişikliği, Gökdelenler ve Akıllı Şehirler

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    İstanbul'da son iki yılda kayıtlara geçen üç önemli ani hava değişimi ve fırtına kayıt edildi. Her üçünde de ortak özellik olarak kuvvetli rüzgar ve yağış, yoğun şimşekler, kısa süreli dolu yağışı, gökyüzünün aniden kararması ve oluşan korkutucu atmosfer olarak karşımıza çıktı. Eğer dışarıda iseniz ve bu dehşet doğa olayının tam içerisinde kalmışsanız en iyi şekilde korunmak zorundasınız. Rüzgarın kuvvetinden dolayı havada uçuşan nesneler nedeniyle yara alabileceğiniz gibi, kuvvetli bir şekilde yere düşen dolu taneleri de vücudunuza ciddi zarar...
  • Facebook Babanızın Tapulu Yeri mi?

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    Gerçekten Facebook hesabınızın kendi üzerinize tapulu bir yer olduğunu mu düşünüyorsunuz? Eğer böyle bir düşünceniz varsa bu yazının devamında anlatacaklarım sizi ilgilendiriyor olacak. Çünkü Facebook’ta ne her istediğinizi yapabilir, ne her istediğinizi söyleyebilir ne de her istediğiniz fotoğrafı paylaşabilirsiniz. Çünkü bütün bu yapacaklarınızın Facebook tarafından belirlenmiş çok sıkı kuralları vardır. Bu kurallardan bir tanesini ihlal ederseniz “babanızın tapulu yeri” olup olmadığını görürsünüz. O yüzden Facebook’u üstünüze tapulu ve her ş...