logo

“Teknolojik Havadisler”


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Yine anlayamadığımız bir şekilde bir yıl daha bitti. Bilim insanlarının üzerinde sürekli tartıştığı zaman kavramı hepimiz için çok hızlı akıyor. Bilim ve teknoloji dünyasındaki gelişmeler son dönemde katlanarak hızlandı. Eskiden 10 yılda bir olan keşifsel sıçramalar günümüzde birkaç haftaya kadar indi. Bir hafta enerji konusunda, ertesi hafta iletişimde, diğer bir hafta ise tıp alanında inanılmaz buluşlara imza atılıyor.

Son haftalarda gündeme düşen bazı haberler bizi şaşırtmaya devam ediyor. Teknolojinin insanoğluna ne kadar faydalı olduğunu hepimiz biliyoruz ama teknolojik buluşların ve bu alandaki hızlı gelişimin beraberinde getirdiği bazı sorunlar da var. Az sonra okuyacağınız haberlerde bu tip sorunları rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz.

Nintendo’nun piyasaya sürdüğü ve oyunlarda bir devrim niteliği taşıyan özellikler sunan Wii oyun konsolu ciddi eleştiriler almaya başladı. Bunun başlıca nedeni oyunun kumanda çubuğundaki hakimiyet sorunu. Bildiğiniz üzere Wii’nin oyun kolu olarak kullandığı cihaz kablosuz ve harekete duyarlı. Bu sayede oyunları elinizi hareket ettirerek yönlendirebiliyorsunuz. Örneğin boks maçı yaparken iki oyun kumandasını yumruklarınızın içine alıp havayı döverseniz aynı hareketleri oyunda da yapmış oluyorsunuz. Mükemmel bir buluş olarak gözüken bu cihazların beraberinde getirdiği bazı sorunlar da mevcut. Örneğin oyunlar fiziksel yorulmaya sebep oluyor. Ev içerisinde dar bir alanda iseniz vücudunuzu çarpabiliyorsunuz. Ama asıl sorun bu değil. Oyunun kablosuz kumandası (joystick) bir kayış vasıtasıyla bileğe takılabiliyor. Buradaki temel amaç cihazın ani hareketlerde elden fırlamasını ve çevreye zarar vermesini engellemek. Tasarımındaki bir hata nedeniyle kayışlarda çıkan sorun bir çok oyunseveri plazma televizyonlarından ve camlarından etti. Hızlı hareketlerde bilekten çıkıp fırlayan kumandalar çok ciddi hasarlara neden olmaya başladı. Hatta internette Nintendo-Zede’ler için çeşitli siteler kurulmaya başlandı. Amerika’da satışa sunulduğu ilk 2 hafta içerisinde 476.000 adet satan oyun konsolu için üretici firma olan Nintendo toplam 3.2 milyon bilekliği yenisiyle değiştirilmek üzere geri çağırdı.

Önümüzdeki 10 yıl içerisinde 434 adet gökdelen inşa edilmesi planlanıyor. Yeni yapılacak binalarda kullanılacak materyaller, tasarım ve mühendislik teknikleri sayesinde bugüne kadar yapılan gökdelenlerden bile yüksek olacak binalar inşa edilebilecek. Dubai’deki Burj Dubai Gökdeleni, inşasının tamamlanması ile birlikte dünyadaki en yüksek yapı olma ünvanını kazanacak. Bununla birlikte halen dikey yapılaşmanın bu kadar yoğun olmasının ne kadar doğru olduğu tartışılıyor. Artan nüfusun yerleşim sorununun çözümü için gerekli olsa da olası afetlerde tehlike yaşayabilecek binaların ne kadar güvenli olabileceği önceden kestirilemiyor.

Bir ilginç haber de Los Angeles’taki California Üniversite’sinden (UCLA) geldi. Okul yönetiminin açıklamasına göre bir hacker tarafından okulun bilgisayar sistemindeki veri tabanı 1 yıldır fazla süredir gözetlenmiş. Bu veri tabanı öğrenciler, öğretmenler ve tüm çalışanlar olmak üzere 800.000 kişiyi kapsıyormuş. Bu kişilere ait bazı bilgiler arasında sosyal güvenlik numaraları, doğum tarihleri, adres ve telefonlar da mevcutmuş. Bu ve benzeri olaylar bize gösteriyor ki resmi kurumlardaki bilgilerimiz bile sandığımız kadar güvenli bir ortamda olmayabilir.

2007’nin ilk aylarında bazı gelişmelere tanıklık edeceğiz. Bunlardan ilki Erke firmasının merakla beklenen Erke Dönergeci’ni halka tanıtması olacak. Seri üretimine geçilecek olan ürünün ne olduğunun açıklanması tüm Türk halkı tarafından büyük bir merakla beklenen olay haline geldi. Kötü bir sürpriz çıkacağını düşünenlerin yanı sıra bunun bir siyasi akım olduğunu düşünen şüpheciler bile var. Yine de verilen bilgilerin ışığında gerçekleşmesi durumunda ciddi bir şok dalgası oluşturacak olan bu cihazın gerçek olduğuna hepimiz inanmak istiyoruz. Bunun için de cihazı bir an önce görmemiz gerekiyor; görmek inanmaktır!

Ayrıca Vestel’in de geliştirdiği bir proje Türk bilim insanlarının aslında neler yapabileceğinin bir kanıtı olarak açıklanmayı bekliyor. Umuyoruz ki bu iki şirketimiz Türkiye’yi uygarlık olarak ileri götürebilecek buluşlara imza atmıştır. Teknoloji beraberinde bazı sorunlar getirse de ülkemizin daha refah yarınlara ulaşabilmesi için kendi ürettiği teknolojiyi kullanabilmesi gerekiyor. Vatanımıza ve milletimize hayırlı bir yıl olması dileğiyle…

Etiketler: » » » » »
Share
63 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Teknoloji Firmalarının Geleceği

    02 Ekim 2017 Köşe Yazıları

    Hangi sektörde olursa olsun yüksek teknoloji kullanarak mal veya hizmet üreten şirketlerin tamamı sürekli risk içerisinde faaliyetlerini sürdürmektedirler. Karşılaşabilecekleri en büyük tehlike, atalettir. Diğer bir deyişle, yüksek yatırım ve teknolojik Ar-Ge ihtiyacı olan bir sektörde hareketsiz kalmak ve değişime adapte olamamak, aynı zamanda firmanın kapanmasıyla sonlanabilir. Bir başka husus, benzer şekilde değişen müşteri ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit edip buna göre güncelleme yapamamak da bir firma için geçerli bir kapanma nedenidir....
  • Araç Muayenesinde Aklınıza Takılan Sorular

    01 Ekim 2017 Köşe Yazıları

    Aracınızın periyodik muayenesinin zamanının gelip gelmediğini öğrenmek için ruhsatınızı bir kontrol edin ve eğer muayene zamanınız yaklaştıysa yapacak bir hayli işiniz olacak demektir.  Aşağıda bu konuda aklınıza gelebilecek soruları biraraya getirmeye çalıştım. Araç Muayenesi Nedir? Araç muayenesi, trafiğe çıkan motorlu ve motorsuz araçların teknik yeterlilikte olup olmadığının muayene edilerek trafik ve yolcu güvenliği açısından kontrol ve tespit edilmesidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 34. maddesi gereğince araç muayenesi z...
  • Dominant Ekonomiler

    01 Eylül 2017 Köşe Yazıları

    Ulusal olarak kullandığımız para biriminin Avrupa'da dörtte biri kadar değerinin olması, sadece ülkemizin değil, dominant ekonomilere sahip ülkelerin dışında kalan tüm dünya ülkeleri için geçerli olan bir durum. Benzer şekilde birçok ülkenin para birimi diğer ülkelerde on kata kadar değersizleşebiliyor. Bu durumu tersten baktığımızda ise bazı ülkelerin para birimlerinin başka ülkelerde çok yüksek bir alım gücü sağlayabildiğini görüyoruz. Özellikle gayrimenkuller konusunda Türkiye ve benzeri ülkeler tam anlamıyla bir cazibe merkezi. Çapraz kurla...
  • İnternetten Kartla Ödemeler Rekora Koşuyor

    01 Eylül 2017 Köşe Yazıları

    İnternetin ve banka - kredi kartlarının hayatımıza girmediği dönemlerde taksitle bir ürün satın almak bir hayli sıkıntılı olurdu. Her şeyden önce en az 2 kişinin size ödemeniz ile ilgili kefil olmasını istemek zorunda kalırdınız. Genelde kefiliniz olmadan da kimse size taksitle mal satmazdı. Diyelim kefili buldunuz bu sefer de size senetler imzalatılır, üzerine yapıştırılacak damga pulları aranır ve senetler bankaya verilirdi. Bir senedi ödemezseniz hemen kefilinize icra gelirdi. Peşin parası olmayanlar için çok zor ve sıkıntılı dönemlerdi Ar...