logo

Teknolojik Havadisler IV


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Parmak izi tanıma özelliği Apple’a ne katacak?

Parmak izi tanıma özelliği aslında Apple için bir güvenlik odaklı inovatif buluş değil. Buradaki amaç bireysel güvenlikten ziyade Apple’in marka imajını güçlendirmek. Her iPhone beraberinde çok çarpıcı bir yenilik getirmek zorunda. Önce işletim sistemi, sonra ekran özellikleri ile başlayan bu özellikler artık etkisini yitirmeye başlamıştı ki parmak izi tanıma sistemi yeni iPhone serisi ile lanse edildi. Zaten cihaz piyasaya çıkar çıkmaz çeşitli bilgisayar uzmanları ve hackerlar tarafından “kandırıldı” ve parmak izi sistemi çökertildi. Ancak Apple gerçek amacını buna rağmen gerçekleştirdi. Yakın zamanda sizin de gazete ve medyadan takip ettiğiniz üzere Apple artık dünyanın en tanınan markası olması ünvanını Coca Cola’dan devir aldı. Buradaki inovatif gelişmelerin aslında markayı tanıtmak ve herkesi duymasını, ürünü kullanmasını sağlamak olduğu da bu stratejinin bir kanıtı.

Önümüzdeki yıllar yine bir çok sürpriz gelişmeyi beraberinde getirecek. Giyilebilir cihazlar, yeni nesil kablosuz bağlantı özellikleri, katlanabilir ekranlar derken hayatımız ve günlük aktivitelerimiz sürekli olarak değişecek. Eskiden otobüs seyahatlerinde yanımızdaki yolcu ile tanışır, etrafı izlerdik. Bugün ise elimizdeki elektronik cihazlara odaklanmış, etrafımızdaki insanlarla sosyal ilişkiyi tamamen kesen canlılara dönüştük. Bu değişim sadece 20 yıldan kısa bir süre içerisinde gerçekleştir. 20 sene sonrasını ise tahmin etmek bile zor; elektronik oyuncaklarımız olmadan uzun süre hayatta kalmamız bile mümkün görünmüyor. Teknolojik cihazların hiç birisini kullanmamış bir insan belirli bir süre sonra bu cihazlarla ortak bir yaşama alışabilir. Ancak elektronik ürünlerle büyümüş, onları bir hayat tarzı haline getirmiş bir kişi tüm bu imkânlardan uzak kalırsa ne olur? Bilgisayarımız, tabletimiz, telefonumuz ve televizyonumuz olmadan ne yaparız? Zaman nasıl geçer? Evimizde oturup ailemizle sohbet ederek, sevdiklerimize daha fazla zaman ayırarak mı? Bu şekilde zamanın nasıl geçebileceğini aramızda hatırlayan var mı? Telefonsuz, televizyonsuz günleri? Belki de hayatımızdaki tüm elektronik cihazlara, daha doğrusu kendi hayatımıza bir reset atmalı ve bu cihazları bir süre kullanmamalıyız. İşte o zaman yakınımızdaki insanları değerini daha iyi anlayabilir, bazı değerleri hatırlayabiliriz.

Elektrikli ve Hybrid araçların Türkiye pazarına girişi neden bu kadar geç?

Amerika ve Avrupa pazarını ele geçirmeye başlayan elektrikli ve Hybrid araçlar hem yakıt ekonomisi konusunda yeni rekorlar kırıyor, hem de karbon salınımı minimumda tutulduğu için çevre kirliliğini engelliyor. Tek güç kaynağı elektrikli motor olan modellerin menzillerinin sınırlı olması nedeniyle sadece şehir içi seyahatlerde tercih ediliyor. Ford ve Renault’un bazı modelleri ortalama 150 km’lik bir yolculuk menzili sağlıyor. Ancak bu mesafenin tamamlanmasıyla aracın lityum-iyon pillerinin şarjı bitiyor ve tekrar doldurulması gerekiyor. Bu da özel istasyonlarda 1, şehir elektriğini kullanarak standart bir prizde yaklaşık 8 saat demek. Elektrikli bir araçla İstanbul-Ankara arasında dört defa şarj gereksinimi ortaya çıkacağı düşünülürse uzun mesafeler için hiç de pratik değil. İşte bu nedenle Hybrid modeller daha fazla tercih ediliyor. Özellikle saatte 50 km hıza kadar elektrikli motor çalışıyor, daha yüksek hızlarda benzinli motor devreye girerek hem aküleri şarj ediyor hem de düşük yakıt tüketimi ile yüksek performans sağlıyor. Hybrid araçların satış fiyatlarına geldiğimizde, segmentin ilk modelleri olduğunu da hesaba katarak pazara giriş fiyatları biraz yüksek tutuldu.

Örneğin yabancı pazarlarda da Hybrid arabaların normal motorlu araçlara oranla en az %30 daha pahalı olduğunu görüyoruz. Türkiye piyasasına baktığımızda ise bu durum vergilerle birleşince ortaya gerçekten lüks segment araba fiyatları ile kıyaslanabilecek bir tablo çıkıyor. Sadece elektrikli arabaların 50.000 liradan başlayan fiyatlarına karşılık Hybrid araçların fiyatları 100.000 lirayı geçebiliyor. Şu anda en iyi alternatif tam bir sedan özelliği taşımasa da yaklaşık 50.000 liralık fiyatı ile Toyota Yaris Hybrid modeli. Hem düşük yakıt tüketimi (100 km’de ortalama 3.7 litre) hem de düşük hızda sadece elektrikle çalışabilme özelliği nedeniyle tercih sebebi.

2014 yılında Türkiye piyasına giriş yapacak diğer Hybrid modellere baktığımızda ise daha büyük C sınıfı sedanların 6 haneli rakamları geçtiğini görüyoruz. Tüketim eğilimi ve pazarda doygunluk gibi unsurlar bu yeni nesil araçların satış fiyatlarını önümüzdeki yıllarda etkileyecek. Ancak yakın zamanda fiyatlarda çok sert bir düşüş yaşanması beklenmiyor. Tek bilmemiz gereken, birkaç on yıl sonra sadece benzinle çalışan arabaların artık üretilmeyecek oluşu. Bu da petrol şirketlerinin ve benzinden yüksek vergi kazancı sağlayan devletlerin planlamalarını tamamen değiştirecek. Enerji üretimi konusunda yeni ve güçlü yatırımlar yapılması gerekecek. Her yıl elektriğe olan ihtiyaç daha da artıyor. Artan talebi karşılayacak elektrik üretim merkezlerine sahip olan ülkeler geleceği şekillendirebilecek kuvvete de sahip olacaklar. Ülke olarak “Erke Dönergeci”nden de ümidi kestiğimize göre yeşil enerji adını verdiğimiz ve çevreye zararı en düşük düzeyde olan enerji üretimi yöntemlerini benimsemeliyiz. Nükleer santral içinde bulunduğumuz kritik dönemi atlatmak için bir geçiş aracı ancak ülkenin bir çok noktasına aynı zamanda olası felaket merkezlerine dönüşebilecek nükleer santralleri dikmenin de bir anlamı olmadığını anlamalıyız. Atomları ayırıp, doğanın yapısını değiştirmeye çalıştığımızı unutmadan hareket etmeliyiz. Çünkü bir gün doğa da bizden rövanşı almak isteyecektir…

Yrd. Doç. Dr. Erkut Altındağ
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Beykent Üniversitesi

Etiketler: » » »
Share
952 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Dominant Ekonomiler

    01 Eylül 2017 Köşe Yazıları

    Ulusal olarak kullandığımız para biriminin Avrupa'da dörtte biri kadar değerinin olması, sadece ülkemizin değil, dominant ekonomilere sahip ülkelerin dışında kalan tüm dünya ülkeleri için geçerli olan bir durum. Benzer şekilde birçok ülkenin para birimi diğer ülkelerde on kata kadar değersizleşebiliyor. Bu durumu tersten baktığımızda ise bazı ülkelerin para birimlerinin başka ülkelerde çok yüksek bir alım gücü sağlayabildiğini görüyoruz. Özellikle gayrimenkuller konusunda Türkiye ve benzeri ülkeler tam anlamıyla bir cazibe merkezi. Çapraz kurla...
  • İnternetten Kartla Ödemeler Rekora Koşuyor

    01 Eylül 2017 Köşe Yazıları

    İnternetin ve banka - kredi kartlarının hayatımıza girmediği dönemlerde taksitle bir ürün satın almak bir hayli sıkıntılı olurdu. Her şeyden önce en az 2 kişinin size ödemeniz ile ilgili kefil olmasını istemek zorunda kalırdınız. Genelde kefiliniz olmadan da kimse size taksitle mal satmazdı. Diyelim kefili buldunuz bu sefer de size senetler imzalatılır, üzerine yapıştırılacak damga pulları aranır ve senetler bankaya verilirdi. Bir senedi ödemezseniz hemen kefilinize icra gelirdi. Peşin parası olmayanlar için çok zor ve sıkıntılı dönemlerdi Ar...
  • İklim Değişikliği, Gökdelenler ve Akıllı Şehirler

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    İstanbul'da son iki yılda kayıtlara geçen üç önemli ani hava değişimi ve fırtına kayıt edildi. Her üçünde de ortak özellik olarak kuvvetli rüzgar ve yağış, yoğun şimşekler, kısa süreli dolu yağışı, gökyüzünün aniden kararması ve oluşan korkutucu atmosfer olarak karşımıza çıktı. Eğer dışarıda iseniz ve bu dehşet doğa olayının tam içerisinde kalmışsanız en iyi şekilde korunmak zorundasınız. Rüzgarın kuvvetinden dolayı havada uçuşan nesneler nedeniyle yara alabileceğiniz gibi, kuvvetli bir şekilde yere düşen dolu taneleri de vücudunuza ciddi zarar...
  • Facebook Babanızın Tapulu Yeri mi?

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    Gerçekten Facebook hesabınızın kendi üzerinize tapulu bir yer olduğunu mu düşünüyorsunuz? Eğer böyle bir düşünceniz varsa bu yazının devamında anlatacaklarım sizi ilgilendiriyor olacak. Çünkü Facebook’ta ne her istediğinizi yapabilir, ne her istediğinizi söyleyebilir ne de her istediğiniz fotoğrafı paylaşabilirsiniz. Çünkü bütün bu yapacaklarınızın Facebook tarafından belirlenmiş çok sıkı kuralları vardır. Bu kurallardan bir tanesini ihlal ederseniz “babanızın tapulu yeri” olup olmadığını görürsünüz. O yüzden Facebook’u üstünüze tapulu ve her ş...