logo

“Uzay Turizmi”


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Geçtiğimiz günlerde merkezi California’da bulunan bir havacılık şirketi 2010 yılı itibariyle dünya yörüngesinden 37 mil yukarıya bir uzay seyahati gerçekleştireceğini açıkladı. Lynx adı verilen iki kişilik özel bir uçakla uzaya doğru seyahat edip geri dönebileceğiniz eşsiz bir tatil fırsatı size sunulacak. Normal bir uçak gibi kalkabilen Lynx gün içerisinde defalarca inip tekrar havalanabilen bir şekilde tasarlanmış. Şu anda test uçuşları devam ediyor ve uçakla ilgili diğer bilgiler bir sır gibi saklanıyor. Tıpkı Lynx gibi Space Ship Two adlı gemi de yeryüzünden 62-69 mil yükseğe uçabiliyor ve altı yolcu taşıyabiliyor. Bu tip yeni nesil uzay uçakları ile uzaya turist olarak gitmenin maliyeti de oldukça yüksek. İlk uçuşlar için kişi başı ortalama 200.000 dolar ödenmesi gerekiyor. Eğer boyunuz biraz uzun veya kilolu iseniz tasarlanacak yeni uzay elbiseleri için ekstra fiyat farkını da üstlenmek durumundasınız.

Böyle bir yolculuğa çıkmadan 1 hafta önce temel uçuş ve dayanıklılık dersleri alıyorsunuz. Astronotların 10 yıl boyunca aldıkları kapsamlı eğitimlerin özeti halindeki bu eğitim derslerinde basınca dayanıklılık, temel uçuş bilgileri, acil durumlardaki davranış modelleri gibi özel konular da bulunuyor. Eğer yeterli görülmezseniz şirketin uçuşunuzu iptal etme hakkı da var. Hem de paranızın bir bölümü geri iade edilmemek üzere alınıyor. İmzaladığınız sözleşmede bu tip durumlar karşısında hangi kuralların uygulanacağı açıkça belirtilmiş. Sizi uzaya götüren firma sizin tüm risklerinizi paylaşmıyor. Böyle bir seyahatin henüz güvenilir olmadığını, ilk uçuşların çok tehlikeli olabileceğini iddia ediliyor. Ama şimdiden binlerce insan uzay seyahati için ismini yazdırmış durumda. Hatta ilk yıl için yer bile kalmadığı söyleniyor.

Dünya üzerinde çözüm bekleyen binlerce sorun dururken müthiş bir bütçe ayırıp uzaya çıkmaya çalışmak insanoğlunun zevklerine ve tutkularına ne ölçüde esir olduğunun bir kanıtı olsa gerek. Afrika’da açlıktan ölen insanların neden böyle bir açlık felaketiyle karşı karşıya kaldıklarını hiç düşündünüz mü? Çünkü onların sahip olması gereken katıkları başkaları fazlasıyla ele geçirmiş ve sömürerek kullanıyor. Hem de kişisel, megalomanca ve belki de biraz aristokrat zevkleri için. En pahalı araba modeline, en son çıkan telefona veya en yüksek donanımlı eve sahip olmak artık yetmiyor, uzaya gitmemiz de gerekiyor. Çünkü diğerlerinin bir adım önünde olacağız. Bir adım önünde, birkaç bin kilometre üstünde, ama tek başına. Soğuk uzay boşluğunda değersiz bir insana dönüşeceğiz. İşin kötü tarafı bunu yapmak isteyen o kadar çok kişi var ki, onlara da fırsat verilse böyle bir imkanı kullanmak için çabalayacaklardır.

Peki siz hangi gruptansınız? Yeryüzünde yeteri kadar çabaladığımızın ve artık daha üst taraflara ziyaretlerde bulunmamız gerektiğine inananlardan mı, yoksa dünyamız için yapılması gerekenler gerçekleşmeden yeni maceralara atılmamamız gerektiğine inananlardan mı? Bu sorunun cevabı kafanızda netleşmediyse yardımcı olmakta fayda olacaktır: -273 derece olan ve oksijen bulunmayan bir yere gitmek istememiz ne kadar doğru? Bütün özellikleri ile “uzak durulması” gereken bir yer olduğunu kavramamız gereken uzay bizim için neden bu kadar önemli? Tek derdimiz dünyanın o olağanüstü görünüşüne bakmak ise sizi daha mutlu edebilecek bir öneri sunulabilir, bir insanın hayatını kurtarmak için yardım eli uzattığınızda onun yüzündeki ifadeyi hiç gördünüz mü?

Etiketler: » »
Share
43 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Dominant Ekonomiler

    01 Eylül 2017 Köşe Yazıları

    Ulusal olarak kullandığımız para biriminin Avrupa'da dörtte biri kadar değerinin olması, sadece ülkemizin değil, dominant ekonomilere sahip ülkelerin dışında kalan tüm dünya ülkeleri için geçerli olan bir durum. Benzer şekilde birçok ülkenin para birimi diğer ülkelerde on kata kadar değersizleşebiliyor. Bu durumu tersten baktığımızda ise bazı ülkelerin para birimlerinin başka ülkelerde çok yüksek bir alım gücü sağlayabildiğini görüyoruz. Özellikle gayrimenkuller konusunda Türkiye ve benzeri ülkeler tam anlamıyla bir cazibe merkezi. Çapraz kurla...
  • İnternetten Kartla Ödemeler Rekora Koşuyor

    01 Eylül 2017 Köşe Yazıları

    İnternetin ve banka - kredi kartlarının hayatımıza girmediği dönemlerde taksitle bir ürün satın almak bir hayli sıkıntılı olurdu. Her şeyden önce en az 2 kişinin size ödemeniz ile ilgili kefil olmasını istemek zorunda kalırdınız. Genelde kefiliniz olmadan da kimse size taksitle mal satmazdı. Diyelim kefili buldunuz bu sefer de size senetler imzalatılır, üzerine yapıştırılacak damga pulları aranır ve senetler bankaya verilirdi. Bir senedi ödemezseniz hemen kefilinize icra gelirdi. Peşin parası olmayanlar için çok zor ve sıkıntılı dönemlerdi Ar...
  • İklim Değişikliği, Gökdelenler ve Akıllı Şehirler

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    İstanbul'da son iki yılda kayıtlara geçen üç önemli ani hava değişimi ve fırtına kayıt edildi. Her üçünde de ortak özellik olarak kuvvetli rüzgar ve yağış, yoğun şimşekler, kısa süreli dolu yağışı, gökyüzünün aniden kararması ve oluşan korkutucu atmosfer olarak karşımıza çıktı. Eğer dışarıda iseniz ve bu dehşet doğa olayının tam içerisinde kalmışsanız en iyi şekilde korunmak zorundasınız. Rüzgarın kuvvetinden dolayı havada uçuşan nesneler nedeniyle yara alabileceğiniz gibi, kuvvetli bir şekilde yere düşen dolu taneleri de vücudunuza ciddi zarar...
  • Facebook Babanızın Tapulu Yeri mi?

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    Gerçekten Facebook hesabınızın kendi üzerinize tapulu bir yer olduğunu mu düşünüyorsunuz? Eğer böyle bir düşünceniz varsa bu yazının devamında anlatacaklarım sizi ilgilendiriyor olacak. Çünkü Facebook’ta ne her istediğinizi yapabilir, ne her istediğinizi söyleyebilir ne de her istediğiniz fotoğrafı paylaşabilirsiniz. Çünkü bütün bu yapacaklarınızın Facebook tarafından belirlenmiş çok sıkı kuralları vardır. Bu kurallardan bir tanesini ihlal ederseniz “babanızın tapulu yeri” olup olmadığını görürsünüz. O yüzden Facebook’u üstünüze tapulu ve her ş...