logo

Vefa Bozası


Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net

Seksenler dizisini seyrediyor ve o dönemde yaşananlar size hiç yabancı gelmiyorsa çocukluğunuz ve gençliğiniz seksenli yıllarda geçmiş demektir. O dönemi birebir yaşayanlar çok iyi bilirler ki; hayat hep sokakta geçerdi. Komşuluk, arkadaşlık ilişkileri ve insanların birbirlerine karşı davranışları hep saygı doluydu. O dönemde esnaflık yapmak bile ayrı bir görgü isterdi. Hatta esnaf gelen müşterisini “yan komşum siftah yapmadı” diyerek 2000’li yıllarda “rakip” olarak adlandırdığımız aynı işi yapan komşusuna gönderirdi. 

Mahallede bir ölüm olduğunda tüm mahalleliyi bir sessizlik ve hüzün kaplardı. Tanımasak bile ölen kişiyi evlerde ilk birkaç gün radyo ve televizyonun sesi kısılır, müzik açılmaz ve eğlence programları seyredilmezdi. Ölen kişinin cenazesi mahşer yeri gibi olur, ne kadar yoğun çalışılırsa çalışılsın cenaze töreni kaçırılmaz, kaçıranlara ve gelmeyenlere de iyi gözle bakılmazdı. 

Kredi kartı henüz kullanılmadığından bir mal alınırken taksit yapılacaksa en az 2 kefil istenir ve herkes birbirine gönül rahatlığı ile kefil olurdu. Hatta birbirini tanıyan 2 insanın birbirlerine kefil olmaması ayıp sayılırdı. 

Her kim ne işle uğraşıyorsa uğraşsın para kazanması için işinde çok iyi olmasına, büyük projeler gerçekleştirmesine, iyi bir ekip kurmasına, ciddi bir sermaye yatırımı yapmasına gerek yoktu. Düzgün çalışması etrafındaki iş yapanların onu desteklemesi için yeterliydi. 

Para göstermek, parayı göstererek saymak, paralı olduğunu açıkça belli ederek gösteriş yapmak hiç sevilmez hatta bunu yapanlar toplum tarafından dışlanırdı. Yardım gizli yapılır, yardım yapılan kişi kendini kötü hissetmesin diye 40 dereden su getirilirdi. 

Boza içmeye Vefa’ya gidilir ve leblebi ile tarçının muhteşem lezzetini damaklarımızda hissettiğimiz o keyifli günleri dostlarımızla paylaşır, dostlarımız ve sevdiklerimizle paylaşmadığımız bir şeyi ağzımıza koymazdık. Vefa vardı o zamanlarda, insanlar birbirlerine vefa gösterir ve kimse yapılan iyi şeyleri ve bunları yapan güzel insanları unutmazdı. 

Şimdilerde o kadar çok şey değişti ki; Artık apartmanlarda yıllarca beraber yaşadığımız komşularımızı tanımıyoruz. Çocuklar sokakta oynamayı ve sokak oyunlarını unutalı uzun zaman oldu. Mahallede esnaf neredeyse kalmadı. Artık hayatın her alanında “hep bana hep bana” kuralı geçerli. 

Yan koşumuz vefat etse zaten haberimiz bile olmuyor. Olsa bile çok fazla ilgilenmiyor ne cenazesinde bulunuyor ne de eğlence yaşantımızın temposunu 1 günlüğüne bile azaltmıyoruz. 

Artık günümüzde yüksek teknoloji kullanıyor, bilgisayar, cep telefonu ve tabletlerimizden internete bağlanıyor, TV’deki yüzlerce uydu kanalından tüm dünya kültürlerine erişiyoruz. Sosyal ağlarda binlerce arkadaş ve takipciye sahibiz. Fakat sadece bir iş için bize kefil olabilecek birisini bulmaya kalksak çevremizde “bana kefil olur musun?” diyebileceğimiz hiç kimse yok. 

Uzun lafın kısası, oldukça durgun geçen bir yaz mevsiminin sonuna geldik. Artık sektörümüz hareketleniyor ve yılbaşına kadar tempolu bir döneme giriyoruz. Sanırım geldiğimiz bu zaman diliminde toplum olarak sahip olamadığımız tek eksiğimiz var o da “vefa”. İşte bu yüzden ilk işim Vefa’ya boza içmeye gitmek olacak. Yıllar sonra ve hatta itiraf etmeliyim ki 25 yıllık iş tecrübemin ardından hayatımda önemli bir konuyu çok geç öğrendim: Vefa sadece İstanbul’da bozasıyla ünlü bir semtin adıymış… 

Aykut Altındağ 
Genel Yayın Yönetmeni 
www.maxihaber.net 
Hashtag: #aykutabiburada 

Etiketler: » »
Share
1908 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İklim Değişikliği, Gökdelenler ve Akıllı Şehirler

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    İstanbul'da son iki yılda kayıtlara geçen üç önemli ani hava değişimi ve fırtına kayıt edildi. Her üçünde de ortak özellik olarak kuvvetli rüzgar ve yağış, yoğun şimşekler, kısa süreli dolu yağışı, gökyüzünün aniden kararması ve oluşan korkutucu atmosfer olarak karşımıza çıktı. Eğer dışarıda iseniz ve bu dehşet doğa olayının tam içerisinde kalmışsanız en iyi şekilde korunmak zorundasınız. Rüzgarın kuvvetinden dolayı havada uçuşan nesneler nedeniyle yara alabileceğiniz gibi, kuvvetli bir şekilde yere düşen dolu taneleri de vücudunuza ciddi zarar...
  • Facebook Babanızın Tapulu Yeri mi?

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    Gerçekten Facebook hesabınızın kendi üzerinize tapulu bir yer olduğunu mu düşünüyorsunuz? Eğer böyle bir düşünceniz varsa bu yazının devamında anlatacaklarım sizi ilgilendiriyor olacak. Çünkü Facebook’ta ne her istediğinizi yapabilir, ne her istediğinizi söyleyebilir ne de her istediğiniz fotoğrafı paylaşabilirsiniz. Çünkü bütün bu yapacaklarınızın Facebook tarafından belirlenmiş çok sıkı kuralları vardır. Bu kurallardan bir tanesini ihlal ederseniz “babanızın tapulu yeri” olup olmadığını görürsünüz. O yüzden Facebook’u üstünüze tapulu ve her ş...
  • e-Devlet Kapısından İçeri Geçince

    01 Temmuz 2017 Köşe Yazıları

    En kısa tanımıyla e-Devlet Kapısı (turkiye.gov.tr), kamu hizmetlerine güvenli bir şekilde erişebileceğiniz bir giriş kapısıdır. "turkiye.gov.tr’yi kullanarak kamu kurumlarının sunduğu hizmetlere tek noktadan hızlı ve güvenli erişim sağlayabilirsiniz. E-Devlet kapısındaki hizmetlerden yararlanabilmek için mutlaka PTT şubelerinden e-devlet şifrenizi almak gerekir. Şifre alma oldukça basit ama 15 yaşından büyük olmak gerekiyor. e-Devlet kapısından içeri geçince aslında çok fazla şey yapabiliyorsunuz. Fakat aşağıda en fazla işinizi yarayacağını d...
  • Arayış

    01 Temmuz 2017 Köşe Yazıları

    Evrende trilyonlarca yaşanabilir gezegen olma ihtimaline rağmen, yeni dostlarımızı henüz keşfetmemiş olmamızın bir anlamı var mı? Gelişen uzay teknolojileri sayesinde uzayı gözlemleyebiliyor, yakın gezegenlere araştırma robotları gönderebiliyoruz. Elbette bunlar daha ilk adımlarımız, ancak gelişmeler oldukça umut verici olduğu için yeni bir canlı türüyle tanışma ihtimalinin olması hepimizi daha da heyecanlandırıyor. Yine de yıllar geçtikçe dünya üzerinde işler tam olarak istediğimiz gibi gitmiyor. Savaşlar, gelir dağılımındaki eşitsizlikler, çe...