|
Off ya birisi şu kabloları ortadan kaldırsa da kurtulsak artık..! Merak etmeyin çok az kaldı.
Düşünün tatildesiniz ama internetten ve e-maillerinizden de uzak kalmak istemiyorsunuz, ne yapardınız ? Bulunduğunuz yerde bir İnternet Cafe arar yada o kuruluşun PC'lerinden birini geçici olarak kullanmayı mı tercih ederdiniz ? Bunların hiçbirisine gerek kalmadı.
Wi-fi ( kablosuz erişim ) destekli bir notebook yada cep bilgisayarınızın olması yeterli. Oturduğunuz barda yada havuz kenarında güneşlenirken hiçbir ek güç gereksinimi veya ekstra donanım olmaksızın otelinizin size sağladığı hızlı ve aynı zamanda güvenli bir sistemle internette rahatça sörf yapabilir, e-maillerinizi kontrol edebilirsiniz.
Kablosuz kullanım ihtiyacına paralel olarak standartlar ve kullanılan cihazlarda hızla gelişiyor. Üretici firmalar değişik sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik hız ve yapıya uygun çeşitli ürünleri bazen güvenliği bazen de uyumluluğu dikkate almadan ardı ardına piyasaya sürüyorlar. Buda teknolojiyi çok yakın takip eden ürünleri alırken daha dikkatli davranmamızı gerektiriyor.
Örneğin ofisimizde katlar arasında kablo çekilmesi mümkün değil ve bizde kablosuz bir network sistemi kurmak zorunda kaldık, bunun bize sağlayacağı yararların yanında bazı dezavantajları da olacaktır. Bir kere AP'leri ( Access Point ) sisteme dışarıdan rahatça erişilebilecek cama yakın yerlere kurmamalıyız zira artık en düşük dış ortam erişim mesafesi ortalama 50-100 metre olduğu için ve de sistemimiz iyi bir firewall koruması altında değilse kapının önüne park eden araç içerisindeki bir kişi sistemimize girebilir, datalarımıza, e-maillerimize yada o anda karşılıklı yapmakta olduğumuz görüntülü haberleşmemize ulaşabilir. Tabi ki kırılabilse de WEP şifreleme sistemimizi her zaman açık tutmalıyız. Artı olarak network hızımız, switchimiz 100 Mbps ( Sn. de 100 Mb veri transferi ) destekli dahi olsa en fazla 11 Mbps ile sınırlı kalacaktır ( şimdilik ).
Firmalar güvenliğe çok önem verdiklerinden bu sorun yakın zamanda daha da iyi duruma gelecek. İlk çıktığından bu yana hayli yaygın olarak bilinen 802.11b standardı A.B.D ordusu tarafından geliştirilen DSSS teknolojisini ve dolayısı ile de Türkiye dahil birçok dünya ülkesinde kullanım izni gerektirmeyen 2.4 GHz frekans bandını kullanıyor. Yalnız 2.4 GHz ülkemizde sadece iç alanlarda lisanssız olarak kullanılabilmekte, bunu da belirteyim.
Bu standartlar arasında 802.11a, 11b, 11i, 11e, 11g göze çarpmakta ve hızları ise 11 Mbps ile 50Mbps arasında değişmekte. Önümüzdeki yıllarda oldukça ihtiyaç duyacağımız yeni bir teknoloji geliyor WiMax 802.16. Bu standart 70 Mbps ( Sn. 70 Mb veri transferi ) hız ve 30 mil seviyesinde geniş bir alanı kontrol edebilecek ve bu hızlar ortalama 100 Mbps civarlarına getirilecek.
Kablosuz ürün teknolojisinin önde gelen kuruluşları olan Cisco, 3Com, Symbol, Dlink, Nortel gibi firmalar arkalarına IBM ve Microsoft desteğini alarak hızla yenilikler üretmeye devam ediyorlar. Bu ürünler ülkemizde hastaneler, Oteller, Taşımacılık, Gıda, Market, Depo, Tekstil, üretim, askeriye gibi birçok alanda yaygın olarak kullanılmakta. Örneğin gıda, ayakkabı, oyuncak, ev ürünleri yada boya toptancısı bir firma yoğun dönemlerinde müşterilerinin siparişlerini dolayısı ile de isteklerini hızlı ve doğru bir şekilde yetiştirememekte çünkü aldığı siparişlerin ürün kodlarını ezbere ilmediği için sadece isimleriyle sipariş fişine girip çoğu zaman birkaç kat yukarıda olan muhasebe bölümüne bunu ulaştırmaktadır.Haliyle alınan siparişle ile talep edilen ürün arasında çoğu zaman farklılıklar görülebilmektedir. Bu arada diğer müşterisini bekleterek, fatura ve tahsilat işlemlerini ikinci kez işlemden geçirten satıcı gecikmeli olarak malzemeleri sevk edebilmekte ve öbür müşterilerine cevap verebilmektedir.
Kablosuz sistemlerde ise yanındaki müşterisinin son cari hesap durumunu görerek riskinden haberdar olmakta, verilen siparişlerin stokta varolup olmadığını anında görebildiği için herhangi bir hataya olanak vermemekte hatta aynı kişi yetkisi dahilinde tahsilatını da yaparak almış olduğu siparişin onayı ile sevkıyat işlemlerini otomatik olarak başlatabilmektedir.
Dünya devlerinden Intel firmasının Wi-fi sistemlere hazır Centrino işlemcisi için 300 milyon dolarlık bir harcamayı gözden çıkardığını düşünecek olursak bu teknolojinin oturma odamızdan çok ta uzak olmadığını söyleyebiliriz.
Eh kaldı geriye bir tek elektrik direkleri…!
|