|
Kişilik Örüntüleri - I
Her birimiz birey olarak farklı kişilik yapılarına sahibiz. Kişiliğimiz kalıtım ve aile-arkadaş ilişkileri sonucu oluşan benzersiz ve sadece bize özgü bir yapıya sahiptir. Bu benzersiz yapı bizim günlük hayatımızı mutlu ya da mutsuz yaşamamızın anahtarıdır. Daha kaliteli bir hayat için kendimizi daha iyi tanımamız bu nedenle önemlidir. Burada kalite sözcüğünü maddi varlıklara atıfta bulunmak için kullanmıyoruz. Kısaca kendimizden, başkalarıyla ilişkilerimizden memnun olarak huzurlu bir yaşam sürmekten söz ediyoruz.
Bu yazımızda kişilik örüntülerinden 'Başkalarını Memnun Edicilik' konusunu ele alacağız. Bu örüntü oldukça önemli bir role sahiptir. Zira bu örüntüye sahip kişiler hiç beklenmedik patlamalar ortaya koyma potansiyeli taşırlar. Çoğunlukla; kendi fikrini söylemekten kaçınan, ne istediğini bilmekte zorlanan, hayır diyemeyen, öfkesini dile getirmeyen, başkalarının istediğini yapmayı daha kolay bulan, ne hissettiğini saklamayı tercih eden kişilerde bu kişilik örüntüsünün varlığı düşünülebilir. Bu özelliklerin her zaman görülmeleri gerekli değildir. Belli kişilere karşı ya da belli durumlarda da görülebilir. Ayrıca kişilik örüntülerinin kişilik tipleriyle aynı olmadığını da belirtelim. Kişilik tipinin sadece bir kısmı bu örüntüyü içerebilir. Bu örüntülere dikkat etmek, bunları bilmek bir anlamda kendini keşfetmek, kişisel gelişim yolunda önemli bir adım atmak anlamına gelir.
Şimdi yazımızın konusu olan başkalarını memnun edicilik üzerinde biraz duralım. Bu örüntüye sahip olan kişi çoğunlukla -bilinçli olmasa da- başkalarının olmasını istediği kişi olmayı dener, başkalarıyla aynı fikirde olur, onlara uyar. Kendi düşünce ve isteklerini sorgulamaya gerek duymaz. Herhangi bir durumda bu örüntüsü aktif olan kişi hayır demekte ya da sınır koymakta zorlanır. Çatışmaya girmez, o sırada tek istediği diğerlerinin onayını almak ya da onaylamamasından kaçınmaktır. Duygularını ifade etmekte zorlanır, hatta etmemeyi tercih eder, isteneni sorgulamadan yapar, onlar gibi düşünür, çünkü farklı olmak kendisi için bir tehdit oluşturabilecektir. Bu örüntüye sahip olmanın bir tehlikesi de çalışma hayatında, organizasyonlarda, toplum hayatında, aile hayatında ya da duygusal birlikteliklerde harekete geçtiğinde kontrolcü kişilerle yakınlaşmaktır. Başlangıçta uygun görünen bu kombinasyon zaman içerisinde büyük sorunlara yol açabilecektir.
Bize zor zamanlar yaşatabilecek bu örüntüye neden sahip olduğumuza baktığımızda ise önce yetiştirilme tarzını görürüz. Özellikle ailenin küçüklükten koşullu sevgi göstermesini, yargılayıcı ve kontrolcü olmasını, bunun sonucunda bireyde meydana gelen özsaygı yetersizliğini nedenler arasında sayabiliriz.
Sonuçta günlük hayatımızda yaşadığımız sorunların kaynağını bulmak o sorunların üstesinden gelmek açısından önemli ve gerekli olduğu için; nedenini anlamadığımız ve tekrarlanan olumsuzlukların çözümünü ararken mutlaka bir uzmana danışmakta fayda olduğunu tekrarlamak isterim. Farkında olmadığınız kişilik örüntüleriniz size sorun yaşatıyor olabilir. Bunları keşfettiğinizde durumu lehinize çevirmek kolay olacaktır.
|
|