Ayşim Tanrıöver
Türkiye "Gölge Ekonomi'nin"
Gölgesinde Kaldı
 Ayşim TANRIÖVER " Türkiye "Gölge Ekonomi'nin" Gölgesinde Kaldı " atanriover@soysal.com.tr

    Hakkında çok konuşulan ancak bir türlü kontrol altına alınamayan, pek çok ekonomik zararın tetikleyicisi, şaşılacak derecede komplike bir yapı: "Kayıt Dışı Ekonomi"

    Biz onu enformel ekonomi, gölge ekonomi ya da beyan dışı ekonomi isimleriyle de tanıyoruz. Kayıt dışı ekonominin hep mali ve iktisadi yüzünü düşünürüz oysa psikolojik, ahlaki ve sosyal sorumluluk anlamında da bizlere darbe indirdiği gerçeğini gözden kaçırmamak gerekir.

    DPT (Devlet Planlama Teşkilatı) rakamlarıyla konuşmak gerekirse 2000 yılında Türkiye'deki kayıt dışı ekonomi seviyesi %54.7 iken, 2001 yılı sonunda bu rakam %66.2'lere kadar tırmandı. Gelişmiş ülkelerde bu oran çok daha aşağı seviyelerde seyrediyor. Tüm vergi yükümlülüklerini yerine getiren ve ürünler için gerekli sistemleri tam anlamıyla uygulayan ve sattığı ürünü nihai tüketiciye "Kayıt altında" ulaştıran bir üretici ile "Kayıt dışı" yöntemleri kullanan bir üreticinin ürünü aynı rafta benzer fiyatlarla tüketiciye ulaşıyor. Kriz sonrası para harcama ve bütçe idare etme konusunda hassaslaşan tüketici ise benzer ürünler içerisinden en ekonomik olanını seçerek kayıt dışına katkıda bulunmuş oluyor. İşte bu döngü sonucu haksız rekabet ortaya çıkıyor. Üretici ürününü kayıt altına alarak hem vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek hem de sosyal ve ahlaki sorumluluğunu sağlamak adına kayıt dışı çalışan firmadan çok daha fazla para, emek, zaman ve işgücü harcıyor. Kayıt dışı çalışan üretici ise suya sabuna dokunmadan tüketici ile buluşmuş oluyor. Türkiye dünyada yoğurt tüketiminde birinci sırada yer alıyor. Ancak yine Türkiye'de gıda sektöründe et ve süt ürünlerinde kayıt dışı ekonomi seviyesi %85.

    Tabii kayıt dışı çalışan firmalarda bu suçlamalara kendilerince açıklamalar getiriyorlar. Vergi oranlarının yüksekliğinden yakınan firmalar bahsi geçen vergiyi ödediklerinde bir yılın sonunda kaçınılmaz bir şekilde iflas edeceklerini ya da vakit bulamadıkları için vergilerini ödeyemediklerini savunuyorlar. Diğer yandan Türkiye'de yolsuzluk, kaçakçılık vs. bir sürü sorun varken "ben neden vergi ödemek zorundayım" savunmasını da sıkça vurguluyorlar. Devletse bu konulara çözüm bulma yolunda ilerliyor. İlk olarak 2004 yılında uygulamaya konulan "Enflasyon muhasebesi" uygulaması ile vergi oranları konusundan şikayet eden ve bu nedenle kayıt dışı çalışan firmaları rahatlatmış oldu. Vakit bulamadıkları için vergilerini ödeyemeyen firmalar için "e-beyanname" uygulaması başlatıldı. Tüm bu iyileştirmelere rağmen kayıt dışı ekonominin seviyesinde bir düşüş olmadı.

    Peki bu konuda başka neler yapılabilir? E-beyanname uygulaması ile azaltılan bürokrasi daha da aza indirgenmeli. Tedarikçi firmaların ürünlerinde sertifikasyon uygulamasına gitmesi teşvik edilmeli. En önemli çözümlerden biri olan ürünlerde barkod uygulaması yaygınlaştırılmalı. Denetimler arttırılmalı ve yerel yönetimlere daha fazla yetki verilmeli. Bu yazıyı yazarken açılan bir sohbet sırasında "kayıt dışı" terimini bilmeyen insanlar olduğunu gördüm. Bu da konu ile ilgili yeterince tanıtımın ve bilgilendirmenin yapılmadığı anlamına geliyor. Basınla ortak çalışarak tanıtımlar yapılmalı. Haksız rekabet oluşmasının sonuçları anlatılmalı ki kayıt dışı ekonomiye istemeden katkısı olan herkes konu hakkında bilinçlenebilsin.

İster sosyal sorumluluk açısından bakın, ister ekonomik kayıp ya da vergi ahlakını hesaba katın her hali ile Türkiye için sorun olan "Gölge ekonomi" sokak aralarına kurulan pazarlarda dünya markalarını "kayıt dışı" yolla da olsa ucuza alan vatandaşı mutlu etmeye devam ediyor.


AYŞİM TANRIÖVER KİMDİR?

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun olan Tanrıöver, ilk profesyonel iş deneyimini CNN Türk 32. Gün Haber programında kazandı. Fransa'da Muséum National d'Histoire Naturelle'de yaptığı araştırma çalışmalarını tamamlayarak İstanbul'a dönen Tanrıöver, Soysal Eğitim Danışmanlık firmasında Organizasyon Sorumlusu olarak göreve başladı. 46 uzman ve eğitmenden oluşan ekibiyle bilgi, eğitim ve gelişim merkezi olarak hizmet veren Soysal'da geçirdiği 3 yıllık zaman diliminde "Uluslararası İstanbul Perakende Günleri, Perakende ve İnsan, Mağaza Müdürleri Zirvesi" isimli organizasyonlarında ve çeşitli projelerde görev aldı. Tanrıöver halen aynı firmada Organizasyon ve CRM Sorumlusu olarak çalışmaya devam ediyor.


www.maxihaber.net - "Online Sektörel Gazete"