Oğuzhan Güngör
Savaş  
 Oğuzhan Güngör " Savaş " smmm@gungormusavirlik.com

    SAVAŞ. Sözlük anlamıyla bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele. Düşünmek bile ürkütüyor beni. Tıpkı ölüm gibi. Tıpkı sevdiklerimi kaybetmek gibi. Tıpkı gittiğim yerden geri dönememek gibi. Tıpkı dualarla diktiğim bir ağacın kuruması gibi. Tıpkı ağladığımda omzuna yaslanacak birini bulamamak gibi bir şey bu...

    Asırlardır hep kavgaya neden aramış insanoğlu, barışa değil. Gülen bir yüzü ağlatmak, eşsiz bir güzelliği çirkinleştirmek olmuş ilkesi. İçindeki kin, nefret eksilmemiş, daha çok para, daha çok toprak, daha çok şan, daha çok şöhret aramış hep... Aradıklarına nasıl ulaştığını hiç düşünmemiş. Yakarak, yıkarak, çalarak ve gerektiğinde öldürerek ulaşmış istediklerine.

    SAVAŞ; büyük, kocaman bir makine gibi kontrolsüz kaldığında önüne çıkan her şeyi yok ediyor. Savaşa katılan insanlar, iyi bir amaç için, dünya için, ülkesi için, insanlık için çarpıştığını sanıyor. Oysa hayatını kurtardığı insanlardan daha fazlasını öldürüyor, yok ediyor...

    Dünya kurulduğundan beri, hep daha iyi, daha önde olabilmek uğruna çalışan uluslar bu isteklerini bir başka ulusun üstüne çıkarak yapmayı denemişler. Oysa ki yaradan Allah'ın bizlere verdiği ödül sayabileceğimiz, tüm canlılardan farkımız olan düşünebilme yeteneğini yani aklımızı kullanmayı pek istememişiz galiba. Birlikten kuvvet doğacağını, gönül birliğinden mutluluklar saçılacağını hissedememişiz içimizde.

    Yerde kan gölü içinde kıvrılmış kalan çocukları , korkudan nereye saklanacağını bilemeyen, üzerlerine mermi yağan insanları, dünyaya merhaba demeyi bekleyen bebelerin parçalanışını sadece tedirgin gözlerle izleyen yine bizler değil miyiz?

    Belki daha onsekiz yaşında pırıl pırıl bir yüreğe sahip genç biraz daha toprak, biraz daha güç uğruna cepheye sürülüyor. Orada daha ilk hücumda ölmesi de mümkün o askerin. Ama yinede merakla bekliyor savaşın sonunu, şairin dediği gibi. Bir cephede ülkesini genişletmek için çarpışan gencecik yürekler, diğer bir cephede ülkesini korumaya çabalayan gerekirse ölmeyi göze alan asil insanlar. İki tarafta ortak bir amaç uğruna oradalar. Ülke için, insanlık için, gurur için gerekirse ölüm sloganıyla çekiyorlar silahlarını. Geri dönmek yok onlar için. Zaten geriye dönseler de hiç kimse, hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Geriye dönenler, cephede elde ettikleri başarılardan çok çok daha fazlasını kaybettiklerini görüyorlar.

    * Filistin'de yıllardır süren savaşın üstüne gerçekleşen genel seçimlerin tüm dünyaya barış getirmesi dileklerimle...

    Oğuzhan GÜNGÖR
    S.M.Mali Müşavir





© 2004 - 2006 www.maxihaber.net