Esra Taşlıyük
AB Teşvikli Projelerin
İki Yüzü
 
 Esra Taşlıyük AB Teşvikli Projelerin İki Yüzü esrat@praktif.com.tr

    Avrupa Birliği'nin uluslararası boyutlarda güç birliklerine dayalı teşvik programları ülkemizde de yankı buldu, bulmaya devam ediyor. Kimi zaman hüsranla biten sahneler ortaya çıktı kimi zamansa göğsümüzü kabartan… Fakat sanırım olumsuz sonuçlanan, hatta başlamadan biten serüvenler daha fazla gündeme geldi. Sürekli üzerinde durulan, altı çizilen konu yanlış ya da eksik yaptıklarımız oldu. Türkler'in AB'ye uyum konusundaki eksiklerine her zaman olduğu gibi teşvik programları kapsamında da "Türkler'in bu standartlarda iş yapması zor" önyargısıyla yaklaşım egemen oldu.

    Birçok eksiğimiz olduğu kesinlikle doğru. Zira AB fonlarından henüz sağladığımız katkının karşılığı olacak ölçüde dahi yararlanamamış bulunuyoruz. Ancak AB teşvikli projelerin iki yüzü var! Son yıllarda önemli bir ısınma turu yaşadığımız başarılı projelerde yer alan pek çok Türk şirketi bulunduğu unutulmamalı...

    Önemli projeler gerçekleştirdiklerini anımsadıklarım arasında Makine İmalatçılar Birliği, Kale Grubu şirketlerinden biri olan Kaletron, bir yazılım şirketi olan eteration ve daha pek çokları var. Başvuruda bulunmayı düşünenler, düşleyenler ve "belki bir gün" diyenler için cesaret veren bir örnek olarak bu yazımda eteration'ın başarısını paylaşmak istiyorum.

    ITEA'dan destek alan tek Türk şirketi!

    Bir başarı örneği: Yazılım şirketi eteration… Adı gibi başardığı projeler de zor…

    eteration 2006 yılında sona eren 6. Çerçeve Programı'nın "Eureka" başlığı altında yazılımla ilgili konulara destek verilen "ITEA" organizasyonunda proje başvurusu kabul edilen tek Türk şirketi! ITEA kapsamındaki Osiris isimli projede İspanya, Hollanda, Norveç, Avusturya, Türkiye, Portekiz, İtalya, Çek Cumhuriyeti'nden 22 ortak bulunuyor. Sekiz farklı ülkeye yayılmış 22 proje ortağı! Bunlar arasında sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve şirketler var. Hepsinin fikirleri birbirine açık hepsi ortak dili konuşuyor ve sürekli geliştirme yapıyor… Kolay değil!

    eteration Genel Müdürü Dr. Naci Dai ortakların çoğunun farklı işbirlikleriyle daha önce bir araya gelmiş isimler olduklarını söylüyor. Yine de kolay değil!

    Kolay elde edilmeyen bu başarının sırrını Dr. Dai'ye sordum. Şöyle özetledi: "eteration özelinde yola çıkış öykümüz farklı projelerde işbirliği yaptığımız şirketlerle ortak ar-ge platformlarında buluşmak istememizle başladı. Yani var olan bir fikre nasıl destek buluruz diye düşünerek yola çıkmadık. Avrupa Komisyonu yaptığı değerlendirmelerde grupların birlikte çalışmaya elverişli olup olmadıklarına ve projenin hem kendileri hem de AB için ne gibi sonuçlar ortaya çıkacağına özellikle dikkat ediyorlar. Projelerde "büyük kurumlar, üniversiteler ve bizim gibi küçük kurumlar"dan oluşan üç ayağın bir araya gelmesi şart. Ve ortaya attıkları araştırma konusunun AB'nin stratejik hedefleriyle uyumlu olması gerek. Önümüzdeki 10 yıl içinde yazılım ve bilgi teknolojileri AB stratejisi içinde öncelikli konular olacak. Ve açık yazılımın önemi çok daha artacak. Biz de Osiris projemizde açık yazılım tabanında çalışarak diğer AB projeleriyle de ortak platformlar yaratmaya çabalıyoruz."

    Çıkarılacak öğütler

    Kendi adıma bu projeden çıkardığım öğütler şunlar oldu:

  - AB projelerine yeni başvuracak şirketler yeni bir proje üretmekten ziyade var olan projelere de dahil olabilirler.

  - Güvenilir bir ortaklık yapısında fikirleri diğer ortaklarla paylaşmak gerekiyor; diğer bir deyişle çalınabileceği korkusunu yenmek.

  - Projenin mevcut ortaklara ve AB'ye katkısının, AB stratejisine uyumunun iyi ifade edilemediği projeler reddediliyor. Bu aşamada danışmanlık şirketlerinden destek alınmalı; zira Osiris projesinde de Fransız bir danışmanlık şirketinin desteği var. Danışmanlık şirketleri neyin nasıl ifade edileceğini gösteriyor; prosedürel olarak bazı konularda fark yaratılmasını sağlıyor.

  - Yazılım, özellikle de açık yazılım odaklı projelerin şansı gittikçe artıyor.

    AB şirketi değil projeyi fonluyor!

    Altını çizmek isterim ki yukarıda sıraladıklarımızın tümünün temelinde Avrupa Birliği'nin "başvuran şirketi değil başvurulan projeyi" fonladığı gerçeği yatıyor. Özellikle KOBİlerimiz arasında proje hazırlarken şirketinin gereksinimlerini alt alta yazan ve neredeyse şirketi için yardım isteyenler olduğunu biliyorum. Oysa ki Avrupa Komisyonu tarafından projenin öngörülen çıktılarının AB pazarına somut yararlar getirmesi (rekabetçiliği desteklemesi, yenilikçi -inovatif- olması v.b.) ve topluma bir katma değer sağlaması (istihdamı arttırması, yeni eğitim olanakları sunması v.b.) gerekiyor. Önerilen projenin sürdürülebilirliğinin proje başvuru formunda kanıtlanması da büyük önem taşıyor.

    Özellikle KOBİ'ler için önemli bir dışa açılma fırsatı olacak AB işbirliklerindeki katılımımızın ve "başarılı yüz"deki örneklerin katlanarak artması dileğiyle…

    Esra Taşlıyük
    İletişim Uzmanı
    esratasliyuk.sitemynet.com
    esrat@praktif.com.tr
    esratasliyuk@mynet.com





© 2004 - 2006 www.maxihaber.net