Özlem Derici
Yabancı Yatırımda
Yeni Bir Rekor Yılı
 
 Özlem Derici " Yabancı Yatırımda Yeni Bir Rekor Yılı " ozlem@istanbulanalytics.com

    Son dönemde yabancı kelimesi AB, İran, Ortadoğu, Kıbrıs arası bir coğrafyada çok ferahlık uyandıran bir çağrışım yapmasa da konu yatırıma gelince son dönemdeki performansın ülkeye antidepresan etkisi yaptığı şüphe götürmez. Global likidite bolluğunun çekilmesi ve işlerin tersine dönme olasılığı ise içinde bulunduğumuz konjonktürde kulağa küpe yerine kulak arkası edilme eğiliminde. Bunun nedeni de gelen soğuk paranın makro açıdan cari dengeye katkısı, mikro açıdan ise know-how akışı ve getirdiği verimlilik ile Türkiye ekonomisinin kırılganlıklarının törpülenmesi için görmezden gelinemeyecek ölçüde önemli olması. En yüksek seyrini Telekom'un Avea'ya satışıyla 2001 yılında gerçekleştiren ve orada duran hatta gerileyen yabancı yatırım performansı 2005 ve 2006'da altın çağını yaşadı. Tüm AB'ye hazırlık sürecinde olan ülkelerde görülen benzer performans Türkiye'nin taşıdığı riskleri göz önünde bulundurduğumuzda likidite bolluğu olmayan bir dönemde nasıl gerçekleşirdi bilemeyiz ama içinde bulunduğumuz dönemde Türkiye bu rüzgarın nimetlerinden alabildiğince faydalanıyor gibi duruyor.

    Satın alma ve birleşmeler anlamında 2005 ve 2006'nın yıldızı olan bankacılık sektörü ödemelerin bir kısmı 2007'e kaysa da toplamda 10 milyar $ üzeri bir gelirin önünü açtı. Başlıca Dışbank, Garanti, Akbank, Denizbank, Finansbank olmak üzere toplam bankacılık sektörü satışları iki yılda yaklaşık 12-13 milyar $'lık bir yabancı sermaye girişine işaret ediyor. 2006 yılında bankacılığı Telsim satışı ve 2005'te özelleşen Telekom'un ikinci taksidinden oluşan 5 milyar $'lık girişle Telekominikasyon sektörü izledi.

    2005 yılındaki toplam 8.7 milyar $'lık doğrudan yabancı yatırımın ardından 2006 yılında patlama denilebilebilecek 19 milyar $'lık giriş 2007 ile ilgili daha temkinli beklentiler içine girmemize neden olmuştu. Hele ki hükümetin hiç hesapta olmayan elektrik dağıtım ihaleleri, Tekel ve de Halkbank özelleştirmelerinde askıya alma girişimi tahminlerin daha da muhafazakar hale gelmesine ve 2006'nın gerisinde bir yıl olacağı izlenimi vermeye başlamıştı. Gelin görün ki sene başında hafif hafif kıpırdanmaya başlayan özel sektör birleşme ve satın almaları kamudan kaynaklanan yıl sonu beklentilerindeki tahrifatı olduğu gibi telafi edecek gibi duruyor. Akbank satın alım bedeli ve Finansbank çağrı gelirinin Ocak ayına düşmesi nedeniyle yıla 6 milyar $'la başlayan yabancı yatırımlar Mart'ın ilk 3 haftasında Oger Telekom'un Türk Telekom'un geri kalan taksitlerini yani 4.2 milyar $'ı peşin ödemesi ve özellikle sigortacılık sektörünün başını çektiği, Enerjisa, Eczacıbaşı ve İETT arazisi satışlarının da çorbada tuzunun bulunduğu bir 7.7 milyar $'a imza attılar. Bir anda yıldızı parlayan sigorta sektörü Garanti Sigorta ve Emeklilik, Genel Sigorta ve Ray Sigorta'nın ard arda gelen yabancı ortaklık anlaşmalarıyla 1 milyar $'ın üzerinde bir yabancı sermayeyi ülkemizde ağırlamaya önayak oldu. Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili gerginlik esnasında durgunluğa giren satın alma ve birleşmelerin hız kesmediğini, sadece küçük bir mola vermiş olduğunu piyasalar yatışır yatışmaz gelen Demirdöküm'ün Vailant'a 0.2 milyar €'ya satışından ve de Cadburry Schweppes'in Intergum'ı 450 milyon $'lık rekor bir fiyata almasından anladık. Hemen arkasından sabırsızlıkla beklenen Oyakbank ve Temmuz ayında gerçekleşen Türkiye Finans'ın toplam 4.5 milyar $'a sırayla ING ve Suudi National Commerce Bank'a satışı bankacılık sektörünün 2007 yılını da ihya etmesini beraberinde getirdi. Geçtiğimiz haftalarda en önemli özelleştirme varlıklarından Petkim'in de 1.4 milyar $'lık piyasa değerine karşılık 2.1 milyar $'a TransCentralAsia konsorsiyumuna satılması hem hükümetin özelleştirme hedefine bağlılığını devam ettirmesi hem de Türk varlıklarına olan talebin devam etmesi açısından çok önemli bir gelişmeydi.

    Seçim sonuçlarının yurtiçi ve yurtdışı tüm çevreler tarafından istikrarın devamı olarak algılandığı bir ortamda yabancı yatırım açısından yılın ilk yedi ayı 20 milyar $'a imza attık; gerisini düşünmeye gerek bile yok diyebilirsiniz. Ancak unutmayın kapıda zorlu bir cumhurbaşkanlığı seçimi ve şimdilik gündemin gerisinde de kalsa her an patlamaya hazır bomba bir doğu sorunumuz var. Ayrıca unutulmaması gereken bir konu da yılın ilk beş ayında bu 20 milyar $'ın henüz 11 milyar $'ı girdi. Petkim gibi davalık satışları göz önünde bulundurduğumuzda iptal pek olası görünmese de en azından 2008'e sarkan ödemeler olması ihtimal dahilinde. Dolayısıyla önümüzdeki dönem için yine de temkinli öngörülerde bulunmak en sağlıklısı. Hiç değinmediğimiz her biri 3 milyar $'ın üzerine Antalya ve Sabiha Gökçen Havalimanı ihalelerini ise ödemeleri küçük taksitler halinde önümüzdeki yıllara dağıldığı için şimdilik göz ardı ediyoruz. Bu doğrultuda yılın geri kalanı için muhafazakar bir beklenti içinde olduğumuzu belirtiyor ve 2007 yılı için toplam doğrudan yatırım beklentilerimizi 25 milyar $ civarında tutuyoruz. Bu rakam halihazırda gerçekleşen ve gerçekleşmesini beklediğimiz sözleşmeler dışında 3 milyar $'lık yabancılara yeni gayrimenkul satışını da içeriyor. Önümüzdeki dönem gelişmeler ışığında satın alma ve birleşmelere dair gelişmeleri ve beklentilerimizi sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

    Sevgi ve saygılarımla,
    Ozlem Derici




© www.maxihaber.net