Serap Girgin Baykal
Kıbrıs Artık
Avrupa'nın Sorunu mu?
 
 Serap Girgin Baykal Kıbrıs Artık Avrupa'nın Sorunu mu? serap@serapgirginbaykal.com

    Türkiye ile AB arasındaki müzakereler 8 başlıkta askıya alınarak sadece bir başlıkta müzakerelerin başlatılması müzakere sürecini daha başlamadan tıkayacak gibi görünüyor. Tek müzakere edilebilecek başlık ise şimdilik "işletme ve sanayi politikaları".

    AB Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER) 20 Aralık'ta Avrupa Birliği büyükelçileri ile yaptığı toplantıda bu tek başlıkla ilgili müzakere pozisyon belgesini hazırlaması için Türkiye'ye bir davet mektubu gönderme kararı aldı. Finlandiya'nın Dönem Başkanlığı'nın sona ermesi ve Almanya Dönem Başkanlığı'nın başlaması ise ayrı bir sorun.

    AB'nin istemiş olduğu müzakere pozisyon belgesinin hazırlanıp gönderilmesi ve AB'nin kendi ortak pozisyon belgesini hazırlaması arasında geçecek olan süreç zor gibi görünüyor. Her ne kadar Almanya Dışişleri Bakanı Steinmayer Türkiye için çok sevindirici açıklamalar yapmaya çalışsa da yine aynı ülke Başbakanı Angela Merkel'in açıklamaları hiç de iç açıcı değil. Çünkü Merkel her fırsatta konuyu Kıbrıs'a getirerek "Türkiye'nin AB ile dolaylı olarak Kıbrıs'a bağlanması zekice" şeklinde son derece endişe verici beyanatlarda bulunabiliyor. Oysa AB Komisyonu 4 başlığın (Ekonomik ve parasal, politika, mali kontrol, eğitim ve kültür) bu yıl sonuna kadar müzakerelere açılması yönündeki iyi niyetli girişimlerine rağmen Fransa, Avusturya ve Kıbrıs Rum Kesimi süreci engellemek için olağanüstü çaba gösteriyorlar. Böylece Finlandiya'nın Türkiye'ye yönelik başlıkların açılması için gösterdiği tüm çabalar da sonuçsuz kalıyor.

    Angela Merkel'in akıllara durgunluk veren açıklamaları Kıbrıs'ın artık gerçekten Avrupa'nın bir sorunu olduğunu ayan beyan ortaya koyuyor. Sadece Merkel değil Birleşmiş Milletler de (BM) önümüzdeki dönemde Kıbrıs için ne gibi bir çözüm getirileceğini bilemiyor. Kofi Annan'ın geçtiğimiz hafta "Kıbrıs artık sadece Türkiye ile Yunanistan'ın değil Avrupa'nın da sorunudur" dediğini de hatırlatacak olursak Kıbrıs'a bütünlüklü olarak çözüm arayan KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın da Ankara'nın da işi zor gibi görünüyor.

    Bütün bu konular ve özellikle Kuzey Kıbrıs Türk Kesimi ile ilgili ayrıntılı bilgiler için Business News - aylık iş dünyası - dergimizin Aralık 2006 sayısından detaylı bilgiler edinebilirsiniz. KKTC'de tüm bu sorunlar ve çözüm yollarıyla ilgili olarak son derece aktüel röportaj ve makalelerden oluşan "Kıbrıs Özel" sayfalarını özellikle okumanızı öneririm.

    Ocak ayında da sürecek olan Kıbrıs özel röportajlarımızla tarihe tanıklık etmeye devam edeceğiz. KKTC Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve Kurucu Cumhurbaşkanı ve ilgili bakanları vermiş oldukları röportajlarında izolasyonların kaldırılmasını umutla beklediklerini tekrar edip durdular. Diğer yandan iş dünyası, üniversiteler ve turizm tarafında da dertler hep aynı. Kıbrıs'ta izolasyonlar kalkmadan hiçbir şeyin başlayamayacağı kesin.

    Bu nedenle KKTC'nin en saygın 7 büyük otelinin yöneticileri ve sahipleri olan turizmciler "FOCUS GROUP" adı altında bir birlik kurarak ülkelerini tüm dünyaya tanıtmak için son derece yürekli ve güzel bir tanıtım atağı başlattılar.

    19 Aralık Salı akşamı İstanbul Lütfü Kırdar Kongre ve Kültür Merkezi'nde KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanı Enver Öztürk'ün de katılımıyla ilk tanıtımlarını İstanbul'da gerçekleştirdiler. KKTC için tek yürek olan bu grubun başkanlığına getirilen Club Lapethos Hotel'in direktörü Tijen Akgündüz aynı akşam yaptığı konuşmasında şu anda 7 üye olduklarını, önümüzdeki dönemde sayılarının daha da artacağını ve kapılarının herkese açık olduğunu söyledi. Büyük bir özen ve titizlikle KKTC turizminin tanıtımı amacıyla gönüllü olarak hazırlanan 3 dakikalık Kuzey Kıbrıs Tanıtım filmini izlerken adeta Kuzey Kıbrıs'a bir yolculuk özlemi ile yanıp tutuşuyorsunuz.

    Bu nedenle Focus grubunu, Kuzey Kıbrıs'ı tüm dünyaya tanıtacak bu girişimlerinden dolayı kutlamak gerekir. "Avrupa Avrupa duy sesimizi, bu gelen FOCUS'un ayak sesleri" gibi çağrışımlar yapan bu tanıtım filminin, sadece Avrupa'da değil, tüm dünyada yankılanarak lobicilik anlamında da etkin olacağına inancım sonsuz.





© 2004 - 2006 www.maxihaber.net