|
Bu yıl 3'üncüsü yapılan "Türk - Alman Ekonomi Kongresi" iki ülke yatırımcılarını buluşturmaya devam etti. Bu yıl 3'üncüsüne de katılma şansı yakaladığım sempozyumla ilgili izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu nedenle bu ayki yazımın başlığı da kongrede bu yıl beni en çok etkileyen ve düşündüren sunum nedeniyle Prof.Dr.Erman Tekkaya'nın Dortmund Üniversitesi'ndeki başarılı çalışmalarından dolayı ona ayrıldı.
Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası TD-İHK'nın başkanlığında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği TOBB, Almanya Odalar Birliği DIHK ve Alman - Türk Ticaret ve Sanayi Odası AHK'nın işbirliği ile gerçekleştirilen "Türk Alman Ekonomi Kongresi" Türkiye ve Almanya'nın önde gelen siyaset adamlarını, bürokratlarını ve iş dünyasının liderlerini aynı çatı altında buluşturmak üzere 3 yıldır düzenleniyor. Türkiye ve Almanya arasında işbirliğini güçlendirmek, önemli konuları çözüme kavuşturmak ve öneriler getirmek amacı ile düzenlenen "Türk Alman Ekonomi Kongresi"nin bu yılki toplantısının 1.000'in üzerinde katılımcısı oldu. Ayrıca kongrenin son gecesi düzenlenen tekne gezisinde edindiğim bilgilere göre 200'ün üzerindeki Alman firmasının yöneticilerinden çoğu ilk kez bu kongre nedeniyle İstanbul'daydılar.
Sempozyumun ilk gününe her ne kadar katılamadıysam da ikinci günü yani 23 Haziran Cumartesi günü bu şansı yakaladım. Üç yıldır bu kongrelere düzenli katılan bir kişi olarak artık bazı simalar hiç yabancı gelmese de bu yıl ilk kez tanıştığım Almanya'daki Türk girişimcilerimizle bir iki röportaj yapma şansım oldu. Bu yazımda sizlere bu kişiler hakkında da bazı kısa bilgiler vermeye çalışacağım.
İkinci gündeki etkinlikler hakkında kısa bir bilgi notu vermek istiyorum:
Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası TD-İHK'nın ev sahipliğinde düzenlenen Türk Alman Ekonomi Kongresi'nin ikinci günü "Seçime Doğru Türkiye" oturumu ile başladı. Oturuma katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, DP Genel Başkan Yardımcısı Tevfik Altınok ve Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Osman S.Arolat siyasi partilerin ekonomi politikalarını seçim öncesinde katılımcılar ile paylaştı.
Türkiye ve Almanya arasında en önemli yatırımların yapıldığı sektörler kongre kapsamında tek tek ele alındı. "Yatırım ve Finansman", "Tekstil Ekonomisi", "Perakende ve Müşteri" ile "Otomotiv ve Yan Sanayi" konuları Türk ve Alman iş dünyasının önemli simalarından Avrupa Parlamentosu Milletvekili ve Öger Tours Genel Müdürü Vural Öger, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş, İTKİB Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Özüren, TGSD Başkanı Ahmet Nakkaş, TÜDER Tüketiciler Derneği Başkanı Engin Başaran, TAYSAD Başkanı Ömer Burhanoğlu tarafından masaya yatırıldı.
Tüm Dünyadan Eğitime Alınacak 30 Mühendisin 10'u Türkiye'den
Şimdi gelelim Dortmund Üniversitesi Üretim Makine Mühendisliği Fakültesi Metal Şekillendirme ve Hafif Yapılar Enstitüsü ve Kürsüsü Başkanı (IUL- Institute of Forming Technology and Lightweight Construction) Prof. Dr. A.Erman Tekkaya'nın başarı öyküsüne: Almanya'nın en çok AR-GE Projesi yürüten fakültesinin yönetiminde bir Türk öğretim görevlisi. Dortmund Üniversitesi Üretim Mühendisliği bölümü özel bir master programı kapsamında küresel sanayinin gerek duyduğu mühendisleri yetiştirmek için uğraş gösteriyor. Prof.Dr.Erman Tekkaya sayesinde Türk Sanayisinin AR-GE faaliyetlerine dönük üretim alanında yetişmiş, üretken ve yaratıcı genç mühendislere büyük bir gereksinimi olduğundan yola çıkılarak programda Türk mühendislerine öncelik veriliyor. İlk aşamada eğitilmesi düşünülen 30 öğrencinin 10'unun Türkiye'den katılması hedefleniyor. Ücretsiz master programına katılan genç mühendislere burs ve küresel çalışan firmalarda araştırma imkânı tanınacak.
İlk aşamasında tüm dünyadan toplam 30 kadar öğrencinin kabul edileceği master programı kapılarını yalnızca mühendislik eğitimini üstün başarıyla tamamlayan gençlere açacak. Master programında yetiştirilecek olan mühendisler metal şekillendirme, talaşlı imalat, malzeme ve mekanik konularındaki en son teknoloji ve bilimsel bilgilerle donatılacaklar. Dortmund ve bölgesi Thyssen-Krupp, FORD, OPEL, Otto FUCHS, SCHULER, Benteler, Hoesch, Bruderer, SMS Demag, Wickeder, Rothe Erde, Peddinghaus gibi küresel olarak öne çıkan üretim şirketlerini bünyesinde barındırıyor. Bu bölgesel avantaj yoluyla öğrencilere küresel büyük firmalarda 4 ay araştırma yapma imkânı tanınacak. Öğrencilere ayrıca eğitimleri sırasında çok sayıda uluslararası toplantıya katılma ve bu yolla dünyanın önde gelen uzmanları ile tanışma fırsatı sunulacak.
Prof.A.Erman Tekkaya Türkiye'nin ihracatının %94'ünün üretim sektöründen karşılandığını, otomotiv yan sanayi, beyaz eşya, havacılık yan sanayi ve genel makine üretimi konusunda Türkiye'nin önemli atılımlar yaptığını belirterek bu olumlu gelişmenin sürdürülebilmesi için AR-GE çalışmalarına özel önem verilmesi gerektiğini vurgulayarak "Kendi teknolojisini geliştiremeyen bir Türk Sanayi Çin ve Hindistan ile rekabet edemez ve yeterli artı değer üretemez. Türkiye'nin mevcut üretim potansiyelini koruması ve hatta arttırması için AR-GE'nin hayati önemi kaçınılmaz" diyor.
Türk yüreğini Alman aklıyla birleştirdi
Almanya'nın en iyi dört araştırma üniversitesinden biri olan Dortmund Üniversitesi bünyesindeki Metal Şekillendirme ve Hafif Yapılar, Talaşlı İmalat, Malzeme Bilimi, Robotik, Lojistik ve Mekanik Kürsüleri ile Almanya'nın ve dünyanın tanınmış araştırma birimleri arasında yer alıyor. Bochum Ruhr Üniversitesi ile Makine Mühendisliği Fakültesini birleştirme kararı alan Dortmund birleşme gerçekleştikten sonra makine mühendisliği alanında Almanya'nın en büyük ve en çok araştırma projesine sahip olan konumuna gelecek.
Sempozyumda röportaj yapma fırsatı yakaladığımız bir diğer Almanya'daki gururumuz olan işadamımız ise Bülent Uzuner oldu. Türk yüreğini Alman aklıyla birleştiren Bülent Uzuner'in iş yaşamı da tam bir başarı öyküsü.
BTC Ökonom Bilişim Hizmetleri Şirketini 1997 yılında kuran Uzuner başlangıçta Almanya'da Bremen, Oldenburg ve Dortmund kentlerindeki 3 ofisinde 2001 yılında 126 eleman çalıştırırken şimdilerde 11'i Almanya'da, 1'i Polonya'da, 2'si İsviçre'de, 4'ü yurtdışında ve bir tanesi de Türkiye'de olmak üzere 15 ofisi var ve 1000 kişi çalıştırıyor.
Enerji, otomotiv, telekomünikasyon, sanayi konularında da hizmet veren şirketin tüm elemanlarının derin branş bilgisi var. Türkiye'de Uzel Grubu ve Zorlu Grubu'nun da belli projelerini yapan şirket ayrıca Bursagaz, İpragaz ve BASF ile de çalışıyor.
Türkiye'de BTC Ekonom adı altında 2005 yılından beri faaliyet gösteren şirket 2 yıl içinde eleman sayısını 60'a çıkarmış. 2006 yılında 86 milyar Avro ciro yapan şirketin hedefi her yıl %20 ile %30 arasında büyümek.
Her beş senede yeni bir hedef koyuyorlar ve bu hedefe varılıyor. 2005 yılında Almanya'da en büyük IT şirketleri arasında 25.sırada yer alan BTC şimdi 21. sırada. 2005'teki vizyonları 2010'da ilk yirmiye girmek olan şirket bu hedefi 2008 yılında gerçekleştireceğe benziyor.
Uzuner özetle "Türkiye'de SAP çok yaygın değil. Bu nedenle bize çok gereksinim var. ECM denilen sistemle şirketin dökümanlarını ve içeriklerini elektronik yolla şirket içine yönlendiriyoruz. Ayrıca yazılım geliştirmesi de yapıyoruz. Portal konusunda uzmanız. Enerji şirketleri için coğrafi bilgi sistemleri ve şebeke yönlendirme sistemleri yapıyoruz. Almanya'da IT sektörü çok büyük ve 15 milyar Avro cirosu var. Türkiye'de ise büyüyen bir sektör olmakla beraber ciro 5 milyar avro" diyor.
Birleşmiş Milletler'in 'Dünya Enerji Ödülü' Dr. Ahmet Lokurlu'nun
Kongre'nin en çok ilgi toplayan konuşmacılarından birisi de Almanya'da yaşayan Türk bilim adamı Dr.Ahmet Lokurlu oldu. Demirdöküm ile 'güneş enerjisi destekli soğutma ve ısıtma' üzerine ortak yatırım anlaşmasını imzalayan Lokurlu 2005'te Almanya'nın 'en kreatif kişisi' konumuna gelmiş. Yaz tatili için gittiği Antalya'da güneş çarpmasına maruz kalan Türk bilim adamı bu kadar yoğun etkiye sahip olan bir enerji kaynağının soğutmaya da yol açabileceğini düşünerek konuya merak salmış. Uzun ve oldukça yorucu süren çalışmaları dünya kamuoyunda büyük yankı uyandıran neticeye ulaşmış. 180 dereceye kadar güneş enerjisi ile ısıtılan suyun 144 derecede ve 4 barlık basınçta buhar halini alması ve bunun daha sonra iki kademeli makinede soğuğa dönüştürülmesi esasına dayanan sistemi bulan Lokurlu başta Birleşmiş Milletler'in 'Dünya Enerji Ödülü' olmak üzere birçok uluslararası kuruluştan ödül aldı. İlk etapta büyük otelleri soğutmada kullanılan sistem önümüzdeki yıllarda minyatürleştirilerek evlere kadar girecek. Bunun ilk adımı da geçtiğimiz yıl kasım ayında Demirdöküm ile Lokurlu'nun sahip olduğu Solitem şirketi arasında imzalanan Ar-Ge ve üretim anlaşmasıyla atılmış.
Sizlere 2 günlük kongreden yakalayabildiğim başarı öykülerini kısaca özetledim. Türk - Alman Ticaret ve Sanayi Odası (TD-İHK) Başkanı Dr. Rainharddt Freiherr von Leoprechting Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne giden yolda desteklemeye çalıştıklarını belirterek aynen şunları söyledi: "Türkiye Avrupa'ya demir atmalıdır. Avrupa'ya ait olma yönündeki kesin iradesi devleti Atatürk'ün kurmasından bu yana Türk politikasının temel sabitidir. Türkiye'deki Alman firmalarının ya da Alman sermaye iştirakli Türk şirketlerinin sayısı geçen yılın ortasında yaklaşık 2 bin 400 iken, 2 yıl öncesinde bu sayı sadece bin 800'dü. Son yıllarda Almanya'nın Türkiye'ye ihracatı 3 katından fazlasına yükseldi. Almanya'nın Türkiye'den ithalatı 2 katından fazlaya çıktı. Türkiye'nin Almanya ile dış ticareti 2006 yılı sonunda 17.3 milyar Euro düzeyinde".
Türkiye ile Almanya arasındaki bu yoğun bilgi ve ilgi akışının hiç azalmadan artmasını diliyorum.
Serap Girgin Baykal
Business News Dergisi
Editör (Sorumlu Yazı İşleri Müdürü)
sgbaykal@gmail.com
|