|
Etkilerini gittikçe artırarak hayatımıza giren küresel ekonomik kriz, şirketlerin doğru insan kaynağı yönetim politikalarına duyduğu ihtiyacı da arttırıyor. Herkesi etkileyen bu zor ve endişe verici durum, şirket çalışanlarının kaygı düzeyini yükseltirken, işteki verimliliklerinde düşmelere yol açabiliyor. Her gün bir yenisini duyduğumuz işten çıkarma haberleri, çalışanların kendilerini güvende hissetmemelerine neden oluyor. Bu durum şirketlerin özellikle kriz dönemlerinde ihtiyaç duydukları daha üstün iş performansını olumsuz etkiliyor.
Şirketteki genel havanın olumlu hale getirilmesi ve kaygı düzeyinin verimliliği etkileyen etkilerinin minimuma indirilmesi için üst düzey yöneticilere çok önemli roller düşüyor. Bu dönemde şirket içindeki iletişimi arttırmak, strese ve baskıya bağlı olarak artan çatışmaları önlemek ve en aza indirmek için belirli stratejiler belirlemek ve vakit kaybetmeden uygulamaya geçmek gerekiyor.
Özellikle içinde bulunduğumuz zor dönemlerde fiyat düşüşlerine veya yeni eleman alımlarının kısıtlanmasına rağmen, kaliteli büyümeyi yakalamak mümkün. Bunun için kriz döneminde şirketlerin büyük yatırımlar yapmadan veya personel sayısını arttırmadan kendini rakiplerinden farklılaştırma yollarını araması gerekiyor. Bu süreci en iyi şekilde aşmak ve krizden kuvvetli çıkmak için şirketler kendi iç kaynaklarının en verimli şekilde kullanımına dönmek durumundadır. Burada en değerli kaynak ise şirketin sahip olduğu "saklı kalmış insan potansiyeli"dir. Bu potansiyeli keşfetmek ve açığa çıkarmak şirketin ihtiyaç duyduğu başarılı kriz yönetimi için ilk ve en önemli adımlardan biridir. Tecrübelerimiz bize göstermektedir ki, çalışanlar sıklıkla şirketleri tarafından değerlendirilmeyen veya nadiren kullanılan, ama şirket performansını belirgin şekilde arttırabilecek yetkinliklere sahiptirler. Bu yetkinlikler sadece ortaya çıkarılmayı ve doğru yönlendirmeyi beklemektedir.
Eğer kriz stratejiniz belirli ise, hedeflere ulaşmak için gerekli aksiyon planı yapılabilir ve bu yolda çalışanların ihtiyaç duyulan yetkinlikleri belirlenir. Ve birçok durumda başarı mevcut ekiple elde edilebilir. Bu yolla, ek personel maliyeti olmaksızın üretkenliğin arttılması mümkündür.
Krizler belirsizlik ve dolayısı ile stres yaratır. Kriz dönemlerinde bir şirkette en önem verilmesi gereken konular çalışanların firmaya bağlılıklarını korumak, yönetime olan inancını kuvvetlendirmek ve yaratıcılığı desteklemektir. Bu dönemde çalışanlarınıza karşı şeffaf ve samimi olmaya her zamankinden daha fazla dikkat etmeniz, herkese adil davranmanız gerekir. Onlara sorumluluk vermeli, fikirlerini dinlemeli ve bu zor dönemde şirketlerine katkıda bulunabilecekleri ortamı yaratmaya gayret göstermelisiniz.
Rekabette üstünlük getirecek şekilde farklılaşmak ancak yeni ve yaratıcı fikirlerle mümkün olacaktır. Yine bu dönemde çalışanlarınızın yetkinliklerini geliştirmek için ve sahip oldukları potansiyeli açığa çıkarmak için birtakım uygulamalar gerekmektedir. Potansiyel analizleri, değerlendirme merkezleri, eğitimler vb uygulamalar çalışanlarınız için kriz dönemi süresince geçerli olacak yeni roller belirlemeniz için gerekli altyapıyı oluşturacaktır.
Bu dönemde karşı karşıya kalabileceğiniz bir başka nokta da mali tasarruf tedbirleri dahilinde, şirketin personel sayısında azalmalara gitmektir. Bazı çalışanların işlerine son vermek zorunda kalmak ve bu süreci gerçekleştirmek oldukça sancılıdır. İşten çıkarmaların iktisadi, sosyal, toplumsal ve insani boyutu göz önünde bulundurularak gerek şirketin geleceği ve imajı, gerekse çalışanların psikolojisi açısından hassas yaklaşımlarla yönetilmesi gerekir. Şirket yönetimi gereken personel kısıtlamasına ek olarak, bu durumun beraberinde getireceği hukuksal süreçler, kötü işveren imajı, kendini güvende hissetmeyen personelin işteki verimsizliği ve dilden dile ya da medya yoluyla yayılan olumsuz imaj atmosferiyle olabildiğince zarar almadan başa çıkmak durumunda kalır. Bu süreci mümkün olan en az zararla kapatmak için profesyonel danışmanlardan destek almak önemlidir.
Eğer tüm süreci sağlıklı yönetebilirseniz şirketteki kaygı düzeyini minimuma indirebilir, verimliliği koruyabilir ve markanıza zarar vermeden dönemi atlatabilirsiniz.
Evet, dünya olarak zor günler geçiriyoruz. Belirsizliğe kapılıp, kaygılı bir şekilde neler olacak diye bekleyebilir veya beklemek yerine hızlı bir aksiyon planı yapıp kendiniz ve şirketiniz için bu mali krizin etkilerini nasıl azaltabileceğinizi düşünmeye ve bahsettiğim yöntemleri hızla uygulamaya başlayabilirsiniz. Karar sizlerin.
Hazar Candan Wilson
HILL International Türkiye Ülke Sorumlusu
|