|
Çocuk Olmak Var Ya…
Bu yıl kuruluşumuzun düzenlediği Fotoğraf Yarışması'nın konusu "Sokak Çocukları". Firma, "Görmezden gelerek görünmediklerini sanmayın!" sloganıyla yarışmaya start veriyor. Bu sosyal sorumluluk projesinde neler yatıyor bir bakalım. Çocukluğunu yaşayamamak, hayatın sorumluluğunu üstüne almak, kimileri sıcacık yatağında yatarken bazılarının bir ekmek parası uğruna çırpınışları ve farklı bambaşka hayatlar.
Bu konuda fayda sağlayabilir ve küçük bir seslenişimiz olursa ne mutlu bizlere…
Çocuk olmak var ya....
Küsmektir istediğin olmayınca ...
Öylece bakakalmaktır ağlayacakmışcasına...
Çıkmışçasına yüksek dağların zirvesine yaşamaktır hayatı zaferi kazanmışçasına kötülüklere karşı...
Bakıp da aynaya ilk ve son kez masumluğu görmektir..
Hayallerin dolgun dünyasına balıklama dalmak balık tutmaktır..
Saklambaç oynamaktır ağaçların arkasında..hiç bulunamamacasına
Ve çocuk olarak kalmaktır yüreğin arzuladığı masumluklarda....
Yarışma jürisi arasında bulunan Gazeteci Ahmet Yusuf Kulca, Umut Çocukları Derneği'nin temsilcisi. Umut Çocukları Derneği, aile ortamından kopmuş, sokaklarda yaşayan, sorunlu, maddi manevi yardıma muhtaç olup kötü koşullarda çalıştırılan, evinden kaçmış, uyuşturucu madde (tiner, esrar, eroin, alkol vb.) bağımlısı olan çocuk ve gençleri bu olumsuz davranış ve alışkanlıklarından arındırıp topluma ve ailelerine kazandırmak; bu amaçla özel ve tüzel kuruluşlarla işbirliği yapmak; özellikle sokağa terk edilen ve buralarda yaşayan çocuk ve gençlerin barınma sağlık ve eğitim ihtiyaçlarını karşılamak, bunlara iş ve meslek edinme konusunda olanaklar yaratmak (iş atölyeleri kurmak); aileleri yanında yaşayan fakat olumsuz koşullarda yetiştirilen, maddi imkânsızlıklar içinde olan, sokaklarda çalıştırılan çocuklara ve ailelerine ulaşarak çocuğu tüm olumsuz koşullardan arındırmak için çaba göstermek, çocuğa ve aileye maddi ve manevi yardımda bulunmak. Bu gibi çocuk ve gençlerin aileleriyle ilişkiye geçip sorunlarının birlikte aşılmasını sağlayarak onları ailelerine ve topluma kazandırmak doğrultusunda çalışır. Ayrıca derneğin amacı doğrultusunda kurulmuş veya kurulacak vakıflarla maddi, manevi dayanışma içine girmek; Çocuk Polisi Emniyet Kayıplar Bürosu, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu ile işbirliği yapmak. Yine aynı amaçla yabancı (Yurt Dışındaki) Dernek ve Vakıflarla iletişimi ve işbirliğini geliştirmek.
''Mahmut, kemik erimesi hastalığına yakalanmış genç bir arkadaşımız. Kendisi ne yazık ki tekerlekli sandalyeye mahkum biri. Bu hastalığa yakalanalı dört, beş sene olmuş ve neredeyse dış dünya ile bağlantısını yalnızca bir arkadaşı ve ailesi sağlıyor. Yine bir bayan arkadaşımız, engelli olduğu için tamamen eve kapanmış durumda. Kitap istiyor ve ne tür kitaplar okuyorsun diye sorulduğunda; benim için hiç fark etmez elimdeki tüm kitapları okudum ve dışarı hiç çıkamıyorum'' diyor. Ve daha nice örnekler.
Toplumdan kendilerini soyutlamaya çalışan bu arkadaşlarımızı hayata döndürmeye katkıda bulunmak için faydalı bir yayın ortaya çıkıyor. Zihinsel, duyusal, fiziksel ve kavramaya ait engelli gruplarını dikkate alarak, "Dört", engelli veya özverili tabirini yakıştıramadıkları için "Özel İnsan" yani "Dört Özel İnsan" güzel projeler için start veriyor.
Ekip, bu konuda neler yapabilirimi araştırıp çalışmalarına yön vermeye çalışıyor. İlk olarak engelli arkadaşlarımız için kitap ve tekerlekli sandalye kampanyası başlatıyor. Atıl kullanılan kitapların bir insana sağlayacağı faydayı siz düşünün artık. Bu yüzden siz değerli Maxihaber okuyucuları; kullanmadığınız ya da faydalı olacağını düşündüğünüz kitaplarınızı, 4 Özel İnsan Dergisi yetkililerine ulaştırdığınızda, kendileri bu kitapları engelli arkadaşlarımıza ileteceklerdir.(İletişim; 0216 577 00 78)
Sevgiler.
Funda Taşdemir
|
|