Ödeme sistemlerine ilişkin çözümleri ve çip teknolojisi ile dünyaya teknoloji satan bir ülke artık Türkiye… Bankalara dönük altyapı hizmetleri alanında Türkiye, şu anda dünyanın en yenilikçi pazarları arasında. Avrupa'da İngiltere ve Fransa ile beraber çok önemli bir pazar durumuna geldi. Türk bankacılık sektörü kart teknolojilerinde Amerika'dan yaklaşık on sene, İtalya'dan ise beş sene ileride. Avrupa bizim teknolojimizin gerisinde olduğu için Türkiye'de yaptığımız hemen hemen tüm projeler orada bir ilk oluyor. Dolayısıyla da Avrupa'da ne yapacağız dersek, aslında Türkiye'de de onu yapıyoruz. Yaklaşık 7-8 seneden beri var olan sadakat kart, ön ödemeli kart, büyük kart paketi projeleri ve çip projeleri Avrupa'ya da taşınıyor. Ödeme sistemlerinin geleceği gerçekten çok parlak. Dünyada bankacılığı ülkeler ve kıtalar olarak 2 başlıkta düşünmek gerek.
Sürekli AR-GE çalışmaları yürüten Türk firmaları sayesinde, mevcut ulaşımda kullanılan şehir otomasyon sistemlerinde eski kartların yerine bankacılık ön ödemeli temassız kartlar aldı. Bugün dünyada dönen paranın yüzde 65'i küçük ödemeli harcamalar üzerine toplanıyor. 100 liraya mı daha çok harcarsınız, 10 liraya mı? Küçük paraları daha fazla harcarsınız. O yüzden bankaların geleceğe dönük stratejilerinde temassız ön ödemeli kartlar çok revaçta.
Bu noktada dünya nereye gidecek dersek, iki sene içinde tüm dünyada hem de Türkiye'de ciddi bir şekilde sadakat, ön ödemeli ve ileri düzey kart paketi teknolojilerinde atılım olacak. Aynı zamanda mobil ödeme genişletilecek ve internet üzerinden ödemeler gelişecek. Sahtekarlığı engellemek için de 'fraud' sistemleri noktasında gelişmeler olacak.
Türkiye ilklere imza attığı için daima ilk "fraud"ları atlayabilecek türden bir ülke. Türkiye hızlı yol alıyor. Yol alırken de evet çip teknolojisi çok güvenli ama çip teknolojisi diye yanlış parametrelerle yanlış çipi sahaya çıkardığınız zaman o çip manyetik şeritli karttan bile bazen daha fazla istismara açık hale gelebiliyor. Bu yüzden de çip teknolojisi gelişirken, çip teknolojisinin "fraud'a yönelik çalışmalarının da yapılması büyük önem taşıyor. Fraud çok geniş bir konu… Türkiye'de yerel AR-GE, bu pazar koşullarında çok daha büyük önem kazanıyor. Bu anlamda Türk firmaları AR-GE ile teknolojik gelişmeleri tüm dünya ile paylaşabiliyor…
Murat Göksenin Güzel
SmartSoft Genel Müdürü
www.smartsoft-it.com
MURAT GÖKSENİN GÜZEL KİMDİR?
Murat Göksenin Güzel, 2000'de Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nden derece ile mezun oldu. İleri görüşlü genç bir girişimci olarak 2001 yılında iki ortağıyla birlikte SmartSoft'u kurdu. SmartSoft, Güzel'in yönetiminde bir yandan büyük başarılar ve önemli ödüller kazanırken, öte yandan da sahip olduğu pazar payını, partner ve reseller ağını hızla genişletti. 2007-2010 yılları arasında "Dünya Ödeme Sistemleri" kapsamında 8 yenilikçi projeye imza attı. 2009 yılında Credo ve Cordis şirketlerini SmartGroup çatısı altında birleştiren Güzel, hâlihazırda SmartSoft'da Genel Müdür olarak görev yapmaktadır.