Mehmet Ali Ceceli
Makrodan Mikroya
Türk Ekonomisi 2006
 
 Mehmet Ali Ceceli " Makrodan Mikroya Türk Ekonomisi 2006 " maceceli@yahoo.com

    2006 yılı geldi, geliyor derken neredeyse 2006 yılının ilk çeyreğini tamamlamak üzereyiz. Bununla birlikte ekonomik beklentilerde sene başında ortaya atılan senaryolar çerçevesinde bugüne kadar major bir değişiklik olmadı. 2006 yılında ortalama faizlerin % 14, enflasyonun % 6,5 - 7 olacağı beklentisi ekonomik çevrelerde hala telaffuz ediliyor. Bunun anlamı reel faiz % 7'lerde olacak. Bir önceki sene ise reel faiz % 15'lerdeydi.% 7 reel faizde neymiş dediğinizi duyuyorum. Dünyanın ortalama % 1'lerle borçlandığını dikkate aldığımızda % 7'nin önemi sanırım daha iyi anlaşılmakta. Yani ülkemiz insanı dünya ortalamasının 6 - 7 katı üstünden borçlanabilmekte. Uygulanan mevcut para politikasına paralel olarak ülkemizin sıcak para ihtiyacı halihazırda düşük kur, yüksek faizle finanse ediliyor. O zaman ülkemiz ekonomisi bıçak sırtında ve yeni krizlere gebe mi? sorusu hemen akıllara geliyor. Evet ülke ekonomimiz hala bıçak sırtında ancak ufukta bir kriz beklenmiyor. Nedeni ise ülke tarihinde görülmemiş bir yatırım ilgisi ülkemiz üzerinde yoğunlaşmış durumda. Dolayısıyla gelen sıcak paraların bir kısmı yatırıma yönelmeye başladı. Bu sıcak paralar soğutuldukça (kalıcı olarak ekonomiye kazandırıldığında) reel faizinde yavaş yavaş aşağıya çekilmesi kaçınılmaz olacak. Bütün bu özet tablodan şu sonuçları 2006 yılı için çıkarmamız mümkün.

- Faizlerin düşmesi ile birlikte devlet harcamaları 2006 senesinde artacak. (Devlet ile iş yapanlara buradan bir tüyo). Piyasa hareketlenecek.
- Devlet daha az borçlanacak. Daha az borçlandığı için fonlama talebi azalacağından özel sektör daha ucuz kaynak bulabilecek.

    Şimdi belli başlı başlıklar altında öngörülerimizi sıralarsak,

    Ödemeler Dengesi ve Dış Ticaret

- Cari işlem hacmi büyüyecek. Borç dışı sermaye girişinin sürmesi kriz tehlikesini azaltacak.
- Sürdürülebilir olması için ise faiz indiriminin hali hazırdaki Merkez Bankası'nın indirimlerinden daha yüksek oranlarda olmalıdır. Sonuç olarak döviz olması gereken seviyelere çekilmelidir. Merkez Bankası bu konuda baskı altındadır.

    Üretim ve Büyüme

    Türkiye ekonomisinin ortalama % 5 büyümesi öngörülmektedir. Bu büyüme Türkiye'nin içinde bulunduğu sıkıntılara çözüm getirecek, istihdamı arttıracak bir büyüme değildir. Türkiye min % 7- 8 büyüme oranlarını istikrarlı bir şekilde yakalamak zorundadır. Bu anlamda 2006 yılında ucuz döviz sorunu çözülmedir. Zira milli geliri ithalat düşürür, ihracat arttırır.

    Mikroda Neredeyiz?

- Sanayide büyükler yabancılaşıyor.
- İç ve dışta Çin rekabeti artıyor, tekstilde zorlanıyoruz.
- Emek maliyetleri hala kritik seviyelerde.
- Bütün bunların sonucu olarak iç ve dış pazarı bir arada götüremeyen kuruluşlar ayakta kalamayacak. Şirket satın almaları, birleşmeler artacak.

    Türkiye yepyeni bir dönemi yaşıyor. Artık lokal düşünceden global düşünceye geçişle birlikte oyunun kuralları değişmeye başladı. Bu döneme uyum sağlayanlar, esnek olabilenler, büyük düşünebilenler ayakta kalabileceklerdir. Öneriler,

- Artık katma değerli ürünlere geçmek zorundayız.
- Büyük ölçekli projelere yoğunlaşmalıyız.
- Çin'in yaptığını bırakıp; Almanya'nın yaptığını yapmalıyız. Türkiye'de işçilik Çin'den pahalı ama Almanya'dan ucuz.
- Mühendislik çalışmaları yaşamsal önem kazanıyor. Bu alanlarda vizyoner projelere sahip olmalı, büyük düşünmeliyiz.

    Günümüzün altın kuralını hatırlayalım : Önce Projeler üretelim, finansmanı arkadan gelecektir.

    Mehmet Ali CECELİ


    MEHMET ALİ CECELİ KİMDİR?

    Yaklaşık 25 yıldır Türkiye'nin saygın şirketlerinde üst düzey yöneticilik, mentörlük,danışmanlık,eğitmenlik,koçluk (yaşam / kurumsal / yönetici ) yapmaktadır.

www.maxihaber.net - "Online Sektörel Gazete"



© 2004 - 2006 www.maxihaber.net