Hindistan slogan değiştirdi marka oldu, sıra bizdeymiş
Marka ve Türkiye kavramı üzerinde ne kadar çok konuşsak boş. Çünkü Türkiye markasının o kadar çok tanıtıma ve kendini doğru biçimde anlatmaya ihtiyacı var ki saymakla bitmez. Türkiye kaygan bir marka kimliği üzerinde oturmaktadır imajı meydana gelen olaylarla her gün değişmektedir. Yurtdışında çıkan haberlerimiz hem de Türkiye'den önce yurtdışında çıkan haberlerimizden söz ediyorum. Bunlar hassas Türkiye markasını daha da çıkılmaz yola sürükleyen olaylardır. Bizde bu sürüklenmelerde yolumuzu bulamıyoruz ve tutunacak bir şeyler bulmadan daha da akıntıya sürükleniyoruz ve zedeliyoruz markamızı. Şimdi bana sorabilirsiniz peki neler yapmalıyız diye? Kendi kimliğimizi oluşturabiliriz ve bunu marka olarak sunabiliriz. En azından Türkiye'nin camilerden çarşılardan ibaret olmadığını gösterebiliriz. Bu soruya bir cevapta Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi Başkanı Jean Claude Baumgarten farklı bir şekilde cevap veriyor. Türkiye'nin ucuz ülke imajının bir önyargı olduğunu belirterek, "Hindistan dünyanın en pis ülkesi olarak tanınıyor ancak Hintli yetkililer 'inanılmaz Hindistan' sloganıyla fantastik bir pazarlama yaptı. Şimdi sıra Türkiye'yi marka yapmakta" dedi.
Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (World Travel and Tourism Council) Başkanı Jean Claude Baumgarten Türkiye'nin ucuz ülke imajının bir önyargı olduğunu belirtti. Ela Quality Resort'un açılışında düzenlenen panele katılan Baumgarten, "Dünyada turizm gelecek 10 yılda her yıl yüzde 4.5 oranında büyüyecek. Türkiye'de bu pastadan payını alabilmesi için yeni pazarlama yöntemleri geliştirmek zorunda" dedi. Hindistan'ın dünyanın en pis ülkesi olarak tanındığını ancak Hintli yetkililerinin 'inanılmaz Hindistan' sloganıyla fantastik bir pazarlama yaptıklarını belirten Baumgarten "Bu kampanya Hindistan'ın imajını üç yılda değiştirdi. Türkiye'de bunu yapmalı" şeklinde konuştu.
TÜRKİYE'Yİ MARKA YAPIN:
Dünya liderlerinin Türkiye denince sadece İstanbul'u anımsadıklarını vurgulayan Baumgarten "Türkiye denizi, güneşi, tarihi ve diğer özelliklerini ön plana çıkaracak bir çalışma yapmalı. Şu an ülkenizi bir marka haline getirmenin tam zamanı" dedi. Baumgarten Türkiye'nin markalaşmak için geç kalmaması gerektiğini, aksi halde turizm sektörünün yaşayacağı büyümeden hak ettiği payı alamayacağını söyledi.
TANRI'NIN HEDİYESİ:
Panelde konuşan TUI Türkiye sorumlusu Michael Kimmer ise Türkiye'deki misafirperverlik geleneğinin önemine işaret etti. Türkiye'deki misafirperverliğin çok etkileyici olduğunu vurgulayan Kimmer "Parası olan herkes lüks oteller yapabilir. Ama kimse parayla misafirperverliği kopyalayamaz. Bu Tanrı'nın size bir hediyesi ve diğer milletlerde de pek yok" dedi.
NASIL MARKA OLURUZ SORUSU VE BİR CEVAP
Peki biz Türkiye markası için neler yapabiliriz? Bunun için bir marka uzmanı olan Ferruh Uztuğ'a göre ise Türkiye toplumsal ve kültürel yapısının dinamiklerini dikkate almalıdır. Gelişmiş Batı ülkelerindeki tüketim anlayışı ve gücüne sahip bir Türkiye zaten tüketim ideolojisi ve marka bilinci açısından da Batılıdır. Tüketimci geniş bir kitlenin yaratılmasında radikal bir dönüşümden çok Türkiye gerçeklerinin dikkate alınması gerekmektedir. Bu değerlendirme, reklamın iletişim hedeflerinde tutum değişiminden çok eğitimin (özellikle televizyon medyasında) öne çıkarılması anlamına gelmektedir. Reklamlar doğası gereği mutlu, düzgün, iyi görünümlü, güzel insanların ve olayların, özcesi refah toplumunun ideallerini sergilemektedir. Türkiye'de refah toplumunun Batılı "modern" bir toplum tanımı ile eşitlendiği söylenebilir. Bu nedenle Türkiye'de refah toplumuna ilişkin göstergeler ya da imalarda Batılı bir çerçevede sergilenmektedir. Bu sergileme "oryantalist" bir bakış açısı ile gerçekleşirse reklam kültürel temelde zaaflara sahip olacaktır ve bu durum reklamın etkisini doğrudan etkileyecektir. Bununla birlikte transformasyonel mesaj ya da imaj reklamcılığının vaat ve vaat sunum biçimlerinde gerçekçi ve geçerlikli bir yaşam biçimi ve benlik tanımları, toplumdaki refaha ve gelişmişliğe, dolayısıyla sahip olmaya ve tüketime duyulan arzuları da dikkate almalıdır." Bir yandan Türkiye markası üzerine bu kadar tartışırken ve Türkiye kimliği üzerine bu kadar mücadele verilirken bir yerlerde hala mayo yasağı üzerine tartışılıyor ve bu dış basında çoktan yankı buluyor bile. "Mayo fotoğraflarına yasak" iddiası BBC ve Reuters ajanslarınca uluslararası kamuoyuna duyurdu. Ne diyelim bir yandan kuleler yapmaya çalışırken birileri de alttan bir taş oynatarak bu kuleleri yıkıyor. Hayallerimiz daha sağlam kulelere...
|