Taner Özdeş taner.ozdes @ infonet.com.tr


İnsanları Nasıl Kazanırız ve Etkileriz?

Paris'den uçakla geri dönerken yanıma Edirne'de yaşayan Tuana adında 2002 doğumlu bir kız çocuğu oturdu. Önce beni izledi. Sonra bana döndü: "Elimdeki kitabı neden renkli kalemle çizerek okuduğumu sordu?" Açıkladım. Sonra "ne iş yaptığımı sordu?" Açıkladım. Sonra kendisini anlattı. Bana soru sormaya devam etti. İlgimi yakalamıştı. Sohbet etmeye başladık. Konuşma esnasında gözleri parıldıyor ve hep gülümsüyordu. Kendisine döndüm "Çok şanslısın. Allah vergisi bir yeteneğin var, bunu asla kaybetme" dedim.

John D. Rockerfeller, "İnsanın ilişki kurma kapasitesi, kahve ve şeker gibi alınıp satılabilir ve ben bunun için başarılı bir insana en yüksek bedeli ödemeye razıyım" diye söylemiş. İnsanın zekası, bilgisi ve tecrübesi en üst seviyede de olsa, insan ilişkileri konusunda başarılı değilse, istediği konuma gelmesi ve bu konumunu koruması zordur. İnsan ilişki kurma kapasitesi ile hayatta ve kariyerinde eş orantıda başarılı olur. Bunlar arasında en önemli yeteneklerden birisi de dinleme becerisidir.

Dale Carniege'in 2 milyonun üzerinde satan 70 yıl önce yazdığı "Dost kazanma ve insanları etkileme sanatı" kitabı başucu kitabımdır. Bundan yıllar önce yazılmış bu kitabın kurallarının halen geçerli olması şaşırtıcı:

İnsanların sizden hoşlanmasının 6 yolu:

1. İnsanlarla samimice ilgilenin

2. Gülün

3. Bir insanın ismi her lisanda, o insan için en tatlı ve en önemli sestir. O yüzden konuşurken bol bol ismini kullanın.

4. İyi bir dinleyici olun. Karşınızdaki kişiyi dinlemek kişileri kendileri hakkında konuşmaları için cesaretlendir.

5. Konuşurken, diğer insanların ilgilendikleri konular hakkında konuşun.

6. Diğer insanın kendini önemli hissetmesini sağlayın ve bunu samimice yapın.

Oldukça basit kurallar değil mi! Ama bunu yapan insan sayısı o kadar az ki. Sosyal olabilmek, insanlara çekinmeden yaklaşabilmek, tanımadığımız insanlarla tanışabilmek, telefonda randevu alabilmek; bunları yapabilmek için servetini verebilecek o kadar insan var ki.

Bu konuda tecrübelerimi sizlerle paylaşmak isterim:

Hayatta bana en çok fayda sağlayan özelliğim, direk ve samimi olmam. Aynı şekilde bana en çok zarar veren de düşündüğümü süzgeçten geçirmeden pat diye karşımdaki kişiye söyleyebilmemdir. Buna açıklık, dürüstlük veya samimiyet diyebilirsiniz. Ama bu davranışım beni az tanıyan insanlarla başımı belaya da sokuyor. "Gerektiğinde politik olmak, konuşmamak, sessiz kalmak" iletişimin temel taşlarından biridir. Bu nedenle, insanları bilmeden üzdüğüm, kırdığım da olmuştur.

İnsan ilişkisi her zaman risk içerir, sorumluluk gerektirir. Bu nedenle insanlarla ilişki kurmak yerine, yalnız kalmayı tercih eden birçok insan vardır çevremizde!

Rahat, espirili, pozitif ve samimi kişiliğim sayesinde insanlarla ilişkilerim her zaman olumlu olmuştur. Dinlemek ve düşünmeden konuşmama konusunda ise kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Söyleyeceğiniz şeyi söylemeden once düşünün ve söyleyeceğiniz şeyin size fayda mı yoksa zarar mı vereceğini düşünün. Kızgın ve öfkeli iken karşınızdakine nasıl birşey yazmamanız gerekiyorsa, konuşmadan önce de düşünüp sonra konuşmalıyız.

Neden mi?

İnsanlar duygusal varlıklardır, her insan bizim kadar şanslı olmayabilir?

Kusurlarını kabul etmek istemeyebilir?

Kendine özgüven ve özsaygısı düşük olabilir?

Alıngan olabilir? Kompleksleri vardır.

Eleştiriye kapalıdır.

Peki dürüst olarak, karşımızdaki ile konuşurken daha kibar, nazik, anlayışlı, mütevazi, hoşgörülü olabilir miyiz? Eleştirilerimizi daha yumuşak yaparak (sorularla veya kendine söyleterek) istediğimiz sonuçları elde edebilirmiyiz?

"EVET"

O zaman neden yapamıyoruz?

Zaman darlığımızdan, bencilliğimizden, düşüncesizliğimizden, egomuzdan, sadece kendimize odaklandığımızdan, karşımızdaki kişiyi küçümsememizden, üstünlük taslamamızdan vb.

Diğer yandan, karşımızdaki kişiye negatif bir şey söylemeden önce kendisini takdir ederek, överek veya konunun olumlu yönlerinden bahsederek her zaman başlama imkanımız vardır.

Negatif tutum ve davranışların uzun vadede bize faydası var mıdır?

"HAYIR"

O zaman insan ilişkilerinde nasıl ustalaşabiliriz?

İletişimin en önemli kuralı: "Anlamamız ve karşımızdaki kişide güven uyandırmamız için, kendisini öncelikle dinlememizdir". Hem de tüm dikkatimizle, beden dilimizle her şeyimizle. Bunu başaramazsak, karşımızdakinin güvenini kazanamayız, anlayamayız, sonuçta doğru ilişki kuramayız.

İnsanlara kendi fikrimizi söylemeden önce onların ilgisini çekmeliyiz? Bunun içinde onlara samimi sorular sorup, sanki onlar dünyanın en önemli insanlarıymış gibi onları dinlemeliyiz.

Yeni bir insanla tanıştığınızda, o kişinin ilgisini hemen nasıl çekebiliriz? İlgisini çeken konular konusunda soru sorarak, konuşarak ve öncelikle konuşmasına teşvik ederek. Kendimizden az bahsederek, kendimizi az överek, negatif yerine pozitif tonda,olumsuz konulardan konuşmak yerine, eğlenceli ve olumlu konular hakkında konuşarak, karşımızdaki kişinin bizimle zaman geçirmesini, hatta daha sonra görüşmek istemesini sağlayabiliriz. Bu yazıyı yazdığım akşam Paris'te tanıdığımız bir kız arkadaşımızın Fransız eşi ile yemeğe çıktık. Kendisi ile ilk defa tanıştım. Kendisine nasıl tanıştıkları, işi, Fransa hakkında sorular sordum. Bütün akşam o konuştu. Ben dinledim. Benim açımdan keyifli bir sohbet oldu. Yeni tanıştığınız insanlarda olumlu intiba bırakmak istiyorsanız, onların konuşmasına kendinizin de mümkün olduğu kadar dinleyici kalmanıza özen gösterin.

Geçen gün havalimanında uzun zamandır görmediğim bir arkadaşımı gördüm . Arkadaşım sohbete benim sevmediğim bir konu hakkında soru sorarak başladı. Ne mi yaptım? Geçiştirdim ve uzaklaştım. Bazı insanlar ise konuşmasını bilmezler, hemen size saldırarak konuya girerler: Görmeyeli kilo almışsın, yorgun gözüküyorsun, bu kadar genç olamazsın, saçların boya mı. Veya başkaları hakkında dedikodu yaparlar ya da akıllarını gelen negatif şeyleri sizinle paylşırlar. Ne olacak bu ülkenin hali, ekonomi berbat, işler nasıl v.s. Bu tarz kişiler olumlu konuşmasını bilmediklerinden sohbete negatif veya olumsuz başlayarak samimi ortam yaratamazlar.

Bazıları ise sataşırlar, akıllarınca dalga geçerler, fiziksel kusurlarınızı bularak konuşurlar veya samimiyetsiz şekilde eşinizden veya kız arkadaşınızdan ayrıldığınıza ne kadar üzüldüklerini söylerler.

Bu insanların fazla arkadaşları olmaz, olanlar ise menfaat için onlar ile görüşüyorlardır. Uzun vadede yalnız kalırlar.

İnsanların ilgisini çekmek ve etkilemek konusunda tecrübeme dayanarak yapmanız gerekenler şunlardır:

1- Yeni tanıştığınız insanlar ile çok uzun konuşmayın, özel konulara girmeyin. Aktif dinleyin. Ortak ilgi alanları bulun, çokca sorular sorup o kişinin konuşmasını teşvik edin.

2- İnsanlar ile içten el sıkışın, gözlerine bakarak konuşun.

3- Kimseyi eleştirmeyin, söylenmeyin, kimse hakkında negatif konuşmayın, hiç bir konuda olumsuz konuşmayın. İnsanlar negatif insanlarla zaman geçirmek veya konular hakkında konuşmak istemezler.

4- Yeni insanlar ile tanıştığınızda onları da başka insanlar ile tanıştırmak için çaba sarfedin. Bu Sosyal Ağ kurmanın ana kuralıdır. Sosyal ağ çok insanla tanışarak değil, çok insanı birbirleriyle tanıştararak oluşur.

5- Entellektüel kapasitenizi artırın, her konuda fikir sahibi olun, güncel konuları takip edin. Meraklı olun. Her konuda.

6- Mizah gücünüzü kullanın. İnsanları güldürmeyi başarıyorsanız, onlarla birlikte gülebiliyorsanız, hatta kahkaha atabiliyorsanız, bu sizin kendinize güvendiğinizi ve kendinizle barışık olduğunuzu gösterir.

7- Kimse ile iddialaşmayın, eleştirmeyin, alay etmeyin, kendinizi övmeyin, konuları abartmayın (özelikle yeni tanıştığınız insanlar ile).

8- Birisi sizi tanıştırdığında tanıştıran kişiye teşekkür edin. Tanıştığınız kişiye de tanıştığıma çok memnun oldum diyerek, gözüne bakın gülümseyin ve sağlam bir şekilde memnuniyetinizi belirtir şekilde el sıkışın.

9- Öncelikle karşınızdakini dinleyin. Sözünü kesmeden ilgi ve merak içinde dinleyin. Dinlemek, karşımızdaki kişide güven ve saygı uyandırmanın en etkili yöntemidir. İnsanlar kendilerini iyi dinleyen insanlar için "çok zeki, çok akıllı, mükkemmel biri veya iyi bir konuşmacı" diyerek memnuniyetlerini belli ederler.

10- Karşınızdaki kişiye samimice ilgi duyun, istediği konular hakkında konuşurken sorular sorun. Dinlediğinizi karşınızdaki kişiye beden diliniz, çıkardığınız sesler "Hımm, anladım, harika" veya kafanızı sallayarak veya koltuğunuzda öne çıkarak veya ilgili sorular sorarak belli edebilirsiniz.

11- Samimi olduğumuzu göstermek için karşımızdaki kişiye kendimiz hakkında özel bilgileri paylaşarak veya konu hakkında yorum, öneri ve tavsiye vererek yapabiliriz.

12- İnsan ilişkilerinde en önemli kural tanıştığınız kişi ile ilişkide kalabilmektir. Bu konuya çaba göstermez, ilgi ve zaman ayırmazsanız, ilişkiler bir sure sonra önce zayıflar, sonra da biter. İnsan ilişkilerini yönetmek, başlatmak gibi belli kuralları iyi bilirseniz başarıya dönüşebilir. Bunlar arasında benim kullandıklarım "Davet etmek, mail atmak, hoşlandığı konular hakkında email atmak, telefonla aramak, o konuda başka insanlar ile tanıştırmak, mümkün olan sıklıkta görüşmek kahve veya öğlen yemeği vb. Sosyal olmak için öncelikle istekli olmak, yeterli enerji ve zamana sahip olmak gerekir.

13- En önemlisi insanları takdir edin, övün, kutlayın, iyi yönlerine odaklanın, onlar hakkında pozitif konuşun, her türlü başarılarında yanlarında olun.

Günümüzde sosyal olmak daha kolay, insanlara ulaşmak daha kolay. Zor olan, insanların sürekli mesaj bombardanında zamanlarının olmaması, kendilerine yoğunlaşmaları, herşeyi bir hedef olarak görmeleridir.

İnsan insandır. Temelde insanların ihtiyaçları değişmez. Takdir edilmek, övülmek, onaylanmak bugün nasıl yemek yemek gibi bir ihtiyaç ise, karşımızdaki insanların da bizden beklentileri onları önemsememiz, ilgi duymamız ve değer vermemizdir.

Eğer başkalarının size sevmesini istiyorsanız, eğer gerçek dostlar edinmek istiyorsanız ve eğer kendinize olduğu kadar başkalarına da yardım etmeyi diliyorsanız "Başkaları ile içtenlikle ilgilenin!" - Dale Carniege.

Çağ bilgi ve iletişim çağı, ama asıl kaçırdığımız çağımızın bir ilişki çağı olmasıdır! Bunun değerini bilenler sadece çevrelerinde çok sevilip, takdir edilmezler, her zaman istediklerini elde ederler.

Sevgilerimle,

Taner Özdeş







© www.maxihaber.net