logo

Yeni Düşman: Yeryüzü


Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com

Yaklaşık beş yıldan beri Amerikan ordusunu heyecanlandıran en önemli teknolojik yatırımlardan birisi “RailGun” adı verilen elektromanyetik silahlar birkaç sene içerisinde başta deniz donanması olmak üzere tüm askeri birliklerde kullanılmaya başlayacak. Kinetik enerji ile çalışan ve enerji darbesi sesten 7 kat daha hızlı bir şekilde hedefe ulaşabilen bir silahtan bahsediyoruz. Mobilitesi ile ilgili çalışmalar tamamlandığında herhangi bir askeri araca veya gemiye monte edilebilecek bu silahlar sayesinde düşman kuvvetlerine büyük hasar verilmesi, hatta birçok savaşın birkaç gün içerisinde bitirilmesi amaçlanıyor. Bu tip silahlar yaklaşık 150 kilometre uzaktan bile nokta atışı olarak hedeflerini vurabiliyor. Neredeyse bir ülkeden diğer bir ülkeye saldırı düzenlemek, elektromanyetik silahlar ile gerçekleşebilecek. Yeterli sayıda silah ve donanım ile bir şehri birkaç dakika içerisinde kaos ortamının hüküm sürdüğü bir harabeye çevirebilen ülkelerin var olacağını bilmek insanın tüylerini ürpertiyor.

Askeri araştırmaların tüketici piyasasındaki birçok elektronik cihazın gelişmesine katkıda bulunduğunu biliyoruz. Ancak bu durum askeri planda tasarlanan kitle imha silahları, biyolojik, kimyasal ve nükleer silahlar ile diğer tüm ölüm üzerine kurulu cihazların geliştirilmesindeki arzunun neden bu denli yüksek olduğunu anlamamıza yetmiyor. Barış isteyen veya barış uğruna savaşan ülkelerin dünyadaki huzuru sağlamak için silah üretmeleri ve kullanmaları rasyonel düşünce ile açıklanabilecek bir durum değil. Evrensel hukuk kuralları, etkili cezalandırma yöntemleri ve adalet üzerine daha kat edilmesi gereken çok uzun bir yol varken çözümü öldürmek ve ölüm üzerine kuran bir sistemin dünyadaki tüm savaşları ortadan kaldırabilecek bir potansiyeli bulunmamaktadır. Savaştan beslenen bir yönetim yapısı, yüksek medeniyet seviyesine erişebileceğimiz bir dünyayı bize asla sunmayacaktır. Gözyaşı ve hüznün olduğu bir coğrafyada, para kazanmak için silah satılan ekonomik bir sistemde, doğal kaynakları ele geçirmek için ülke işgal edilen bir evrende her birey mutsuzluğu yaşamaya mahkumdur. Her gün onlarca insanın öldüğü, katledildiği bir dünya üzerinde sahip olduğumuz paranın, mülkün veya elektronik oyuncakların ne önemi olabilir ki?

Aslında bizi bu noktaya getiren kapitalizm, belki de insanoğlunun kurtarıcısı olabilir. Büyük ölçekli savaşlar kitlesel ölümlere yol açacak, bu da silah üreten holdinglere bağlı diğer büyük firmalar için müşteri kaybına sebep olacaktır. Hiçbir devlet, hele ki büyük şirketlerin hegemonyası altındaki hiçbir süper güç böyle bir riski alamaz. Ne kadar çok insanı, ne kadar uzun süre yaşatabilirlerse onların üzerinden o kadar çok para kazanabilirler. Düşmanı tamamen yok etmek ve yeryüzünden silmek son çözüm olacaktır. Her ne olursa olsun, bu denli yoğun bir tüketim ile çevremize ne kadar zarar verdiğimizi, doğaya karşı ne kadar büyük suçlar işlediğimizi kısa süre içerisinde fark edip bir çözüm bulamazsak, doğal kaynaklarla birlikte yeryüzünü de tıpkı bir düşman gibi yaralayıp zarar vereceğiz. Sonrasında barış ve huzur içerisinde yeryüzünün bizden alacağı intikamı beklemeye başlayabiliriz…

Etiketler: » » »
Share
2486 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İklim Değişikliği, Gökdelenler ve Akıllı Şehirler

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    İstanbul'da son iki yılda kayıtlara geçen üç önemli ani hava değişimi ve fırtına kayıt edildi. Her üçünde de ortak özellik olarak kuvvetli rüzgar ve yağış, yoğun şimşekler, kısa süreli dolu yağışı, gökyüzünün aniden kararması ve oluşan korkutucu atmosfer olarak karşımıza çıktı. Eğer dışarıda iseniz ve bu dehşet doğa olayının tam içerisinde kalmışsanız en iyi şekilde korunmak zorundasınız. Rüzgarın kuvvetinden dolayı havada uçuşan nesneler nedeniyle yara alabileceğiniz gibi, kuvvetli bir şekilde yere düşen dolu taneleri de vücudunuza ciddi zarar...
  • Facebook Babanızın Tapulu Yeri mi?

    01 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    Gerçekten Facebook hesabınızın kendi üzerinize tapulu bir yer olduğunu mu düşünüyorsunuz? Eğer böyle bir düşünceniz varsa bu yazının devamında anlatacaklarım sizi ilgilendiriyor olacak. Çünkü Facebook’ta ne her istediğinizi yapabilir, ne her istediğinizi söyleyebilir ne de her istediğiniz fotoğrafı paylaşabilirsiniz. Çünkü bütün bu yapacaklarınızın Facebook tarafından belirlenmiş çok sıkı kuralları vardır. Bu kurallardan bir tanesini ihlal ederseniz “babanızın tapulu yeri” olup olmadığını görürsünüz. O yüzden Facebook’u üstünüze tapulu ve her ş...
  • e-Devlet Kapısından İçeri Geçince

    01 Temmuz 2017 Köşe Yazıları

    En kısa tanımıyla e-Devlet Kapısı (turkiye.gov.tr), kamu hizmetlerine güvenli bir şekilde erişebileceğiniz bir giriş kapısıdır. "turkiye.gov.tr’yi kullanarak kamu kurumlarının sunduğu hizmetlere tek noktadan hızlı ve güvenli erişim sağlayabilirsiniz. E-Devlet kapısındaki hizmetlerden yararlanabilmek için mutlaka PTT şubelerinden e-devlet şifrenizi almak gerekir. Şifre alma oldukça basit ama 15 yaşından büyük olmak gerekiyor. e-Devlet kapısından içeri geçince aslında çok fazla şey yapabiliyorsunuz. Fakat aşağıda en fazla işinizi yarayacağını d...
  • Arayış

    01 Temmuz 2017 Köşe Yazıları

    Evrende trilyonlarca yaşanabilir gezegen olma ihtimaline rağmen, yeni dostlarımızı henüz keşfetmemiş olmamızın bir anlamı var mı? Gelişen uzay teknolojileri sayesinde uzayı gözlemleyebiliyor, yakın gezegenlere araştırma robotları gönderebiliyoruz. Elbette bunlar daha ilk adımlarımız, ancak gelişmeler oldukça umut verici olduğu için yeni bir canlı türüyle tanışma ihtimalinin olması hepimizi daha da heyecanlandırıyor. Yine de yıllar geçtikçe dünya üzerinde işler tam olarak istediğimiz gibi gitmiyor. Savaşlar, gelir dağılımındaki eşitsizlikler, çe...