logo

“2006 Uyku Kupası”

Erkut Altındağ

Erkut Altındağ
erkutaltindag@gmail.com
“2006 Uyku Kupası”

Yine bir dünya kupası yılında Haziran ayına geldik. Hepimizin heyecan içinde beklediği dünya kupası turnuvası ile birlikte futbola doyacağız. Bu ay irdeleyeceğimiz konu futbolla alakalı olsa da farklı bir bakış açısı kullanacağımız için size oldukça garip gelebilir. Bununla birlikte kafanızda bazı soru işaretlerinin belireceğine emin olabilirsiniz.

Yeni bir eğlence sektörü haline gelen futbol oyunu, her geçtiğimiz gün daha spekülatif bir yapıya bürünüyor. Milyon dolarlık futbolcular, milyar dolarlık sponsorluk gelirleri ile ilgili haberler ve programlar televizyonlarda prime time denilen kuşakta yayına veriliyor. Hemen her kanalda özellikle haftasonları ve pazartesi günleri futbol programları yayınlanıyor. Televizyon! Bu kelimenin ifade ettiği anlam artık çok değişti. Bir eğlence aracı mı yoksa güçlü ülkelerin kültürlerini yaydığı bir saldırı silahı mı? Bu tartışma uzun yıllardan beri devam ediyor. Bizim analiz etmemiz gereken kendi ülkemizdeki etkileri olmalı. Televizyon bu ülkeye ne getirdi, ne götürdü? İleri sürülen teorilerden bir tanesi de televizyon programlarının izleyenleri bir tür uykuya sürüklediği ve beynin düşünme fonksiyonlarını kapattığı yönünde. Elbette iletişim ve bilgi ağı kurması yönünde televizyonun müthiş bir katkısı var, ama asıl mesele bu değil!

Futbol endüstrisi Türk halkı üzerinde çok kalıcı bir etki bırakıyor. Her haftabaşı hararetli tartışmalar eşliğinde oynanan maçlar hakkında analizler yapılıyor. İddaa bayilerinde çok ince matematiksel hesaplar yapıldığını kendiniz de gözlemleyebilirsiniz. Hatta bu hesaplardan bazılarını siz de yapmış olabilirsiniz! Hatalı bir hakem kararı haftalarca eleştiriliyor. Maalesef ülkemize özgü olarak da insanlar karşı takım taraftarlarına zarar verebiliyor.

Tek sorun futbol değil! Kalitesiz diziler ve programlar da Türk seyircisinin izlemek zorunda olduğu televizyon çıktıları olarak karşımıza geliyor. Gereksiz yere uzatılan diziler her ek bölümde daha kalitesiz senaryo ve daha fazla kesinti yapacak şekilde reklamlarla televizyon izleme keyfini resmen öldürüyor.

Tüm bunlar nedeniyle sanki hayatın gerçeklerinden biraz uzaklaştırılıyoruz? Günlük koşuşturmalardan çıkıp kendi kendinizle baş başa kalıyor musunuz? Varoluş amacınızı ne sıklıkta sorguluyorsunuz? Tabiatı, doğayı, dünyayı, evreni en son ne zaman düşündünüz? Belki de en önemlisi, en son ne zaman üzerinde koştuğunuz kırlardan bir çiçek kopartıp sevgilinize verdiniz?

Bunları yapmıyoruz; bunun yerine televizyonda ne denk gelirse onu seyrediyoruz. Bize izletilen programlar da evlere şenlik! Sabah programları insanların özel hayatlarını açığa çıkartıyor. Gittikçe yaygınlaşan erotik ve pornografik sahneleri izleyip dünyanın bu şekilde yaşadığını düşünmeye başlıyoruz. Yaşantımızı da televizyonda gördüğümüz gibi değiştiriyoruz. Hatta eğer bir planımız varsa ve önemli bir televizyon programıyla aynı saate denk geliyorsa planımızı iptal edebiliyoruz. Kültürümüz imha ediliyor. Değerlerimiz, geleneklerimiz yok ediliyor, inançlarımızdan ve tarihimizden uzaklaştırılıyoruz; buna karşılık olarak tek yaptığımız daha fazla televizyon izlemek. Peki ne yapmamız gerekiyor? Derhal bir kitapçıya gidin, klasik ve güncel kitaplardan birkaç tane alın. Yakın arkadaşlarınızı arayın, onlarla yüzyüze görüşün. Televizyonunuza ve uzaktan kumandanıza gösterdiğiniz ilgi alakayı eğer arkadaşlarınıza ve yaşadığınız ülkeye göstermeye başlarsanız, kültürel değerlerimizi korumak için en önemli adımı atmış olursunuz. Bunu yapmaya hemen başlamanız gerekiyor, daha fazla zaman yok!

Bu arada, kupa Brezilya’nın!

Etiketler: »
1861 Kez Görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Güvenli Bir Parola Nasıl Olmalı?

    01 Ekim 2026 Köşe Yazıları

    Dijital dünyada kapımızın kilidi artık metal değil, birkaç harf ve rakamdan oluşuyor. Ama kabul edelim; çoğumuz hâlâ bu kapıya “123456” yazıp anahtarı da paspasın altına bırakıyoruz. E-posta, sosyal medya, banka hesabı, alışveriş siteleri, dijital abonelikler… Günlük hayatımızın neredeyse tamamı parolalarla korunuyor. Buna rağmen kullanıcıların önemli bir bölümü hâlâ kolay tahmin edilebilen, kısa ve birden fazla hesapta kullanılan parolaları tercih ediyor. Sonra hesap ele geçirilince herkes aynı soruyu soruyor: “Benim hesabı nasıl buldular?...
  • Yapay Zekada Asıl Rekabet Modelde Değil Kullanımda

    01 Eylül 2026 Köşe Yazıları

    Yapay zekâ dünyasında son dönemin en popüler tartışması şu: “Hangi model daha iyi?”ChatGPT mi, Gemini mı, Claude mu? Hangisi daha hızlı, hangisi daha akıllı, hangisi daha az halüsinasyon görüyor? Bence asıl soru başka: Sen yapay zekâyla ne yapabiliyorsun? Çünkü artık elimizdeki modellerin büyük bölümü günlük kullanıcı açısından fazlasıyla güçlü. Birine Ferrari, diğerine Porsche, ötekine Mercedes diyebiliriz. Ama direksiyondaki kişi otomobili hâlâ ikinci viteste kullanıyorsa kaputun altındaki motorun pek önemi kalmıyor. Yapay zekâdaki gerç...
  • Özel Alanımızda Mahremiyet Kalmadı

    01 Mart 2026 Köşe Yazıları

    Dijitalleşme hayatımızı kolaylaştırdı ama bir gerçeği de yüzümüze çarptı: özel alan dediğimiz sınırlar hızla siliniyor. Akıllı telefonlardan televizyonlara, internete bağlı beyaz eşyalardan robot süpürgelere kadar pek çok cihaz, kullanıcı davranışlarını kaydediyor. Günlük rutinlerimiz, tüketim alışkanlıklarımız, konum bilgilerimiz ve hatta sosyal çevremize dair ipuçları büyük veri havuzlarında toplanıyor. Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte bu veriler artık yalnızca saklanmıyor; analiz ediliyor, sınıflandırılıyor ve ekonomik ya da...
  • ChatGPT 5.2 İle Yapay Zekâda Yeni Dönem Başladı

    01 Aralık 2025 Köşe Yazıları

    Yapay zekâ tabanlı sohbet ve üretkenlik araçlarında küresel ölçekte kullanılan ChatGPT, 5.2 sürümüyle önemli bir güncellemeye imza attı. OpenAI tarafından kullanıma sunulan yeni sürüm, özellikle akıl yürütme, bağlam takibi ve profesyonel içerik üretimi alanlarında dikkat çekici iyileştirmeler sunuyor. Daha Derin Akıl Yürütme, Daha Tutarlı Yanıtlar ChatGPT 5.2’nin en belirgin yeniliklerinden biri, karmaşık konularda daha tutarlı ve mantık zinciri güçlü yanıtlar üretebilmesi oldu. Ekonomi, teknoloji, hukuk ve strateji gibi alanlarda verilen c...