Son Dakika


Redington Türkiye ve Cyble Arasında Stratejik İş Birliği
Yeni Nesil TV Markası iFFALCON Türkiye’de
TCL, Yeni Nesil Akıllı Cihazlarını Tanıttı
Birevim, Yeni Dönem Vizyonunu ve Stratejilerini Paylaştı
İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı 25 Yaşında
THY ve GTD Gastronomi Turizmi İçin Toplandı
Son yıllarda ChatGPT, Bard ve Copilot gibi yapay zekâ uygulamaları hayatımıza girdi. Öğrenciler ödev yapıyor, gazeteciler haber yazıyor, şirketler rapor hazırlıyor. Ancak yapay zekânın hızlı yükselişinin beraberinde getirdiği kritik bir sorun var: halüsinasyon.
“Yapay zekâ halüsinasyonu” denildiğinde akla bir makinenin rüya görmesi gelse de aslında durum daha farklı. Halüsinasyon, yapay zekânın yanlış bilgileri gerçekmiş gibi üretmesi anlamına geliyor.
Yapay zekâ için milyonlarca metin üzerinde eğitilmiş bir tahmin makinesi açıklamasını yapabiliriz. Soruya cevap verirken, kelimeleri tek tek tahmin ederek cümle kurar. İşte bu süreçte bazen:
Veri eksiklikleri (örneğin eğitildiği kaynaklarda bilginin olmaması),
Yanlış bağ kurma (iki alakasız bilgiyi birleştirmesi),
Kullanıcının yönlendirmesi (yanlış soruya yanlış yanıt üretmesi),
Cevapsız kalmamak için uydurma eğilimi
sonucunda yapay zekâ, güven veren ama tamamen hatalı cevaplar sunabilir.
Aslında yapay zekâ halüsinasyonları, yalnızca küçük yanlışlardan ibaret değildir.
Haberlerde: Verilen yanlış bilgiyle toplum yanıltılabilir.
Akademik alanda: Öğrenciler hatalı kaynaklarla not kaybedebilir.
Tıp ve hukukta: Hatalı bilgiler ile hayati kararlar verilebilir ve dönüşü olmayan sonuçları olabilir.
Halüsinasyonları, bilgi çağında en ciddi risklerden biri olarak görebiliriz.
Halüsinasyonları tamamen ortadan kaldırmak zor olsa da çözüm için şu yöntemler denebilir.
Kaynak doğrulama: Yapay zekâdan gelen her bilgi güvenilir bir kaynaktan teyit edilmeli.
Şeffaflık: Modellerin “Bu konuda emin değilim” diyebilmesi sağlanmalı.
İnsan denetimi: Özellikle kritik alanlarda (tıp, hukuk, haber) yapay zekâ yalnız bırakılmamalı.
Eğitim verilerinin iyileştirilmesi: Daha geniş ve güncel veri setleri kullanılmalı.
Yapay zekâ halüsinasyonu, makinelerin “hayal görmesi” gibi tanımlansa da aslında geleceğin en kritik sınavlarından birini temsil ediyor. Çünkü yapay zekâ yalnızca eğlence ya da kolaylık sağlamak için değil; eğitimden sağlığa, hukuktan medyaya kadar hayatımızın en hayati noktalarında kullanılmaya başladı. Yanlış bilgi, bu alanlarda yalnızca küçük hatalara değil, toplumsal ve bireysel anlamda büyük zararlara yol açabilir.
Bu nedenle yapay zekâya körü körüne güvenmek yerine, doğru sorular sormayı, bilgiyi sorgulamayı ve teyit etmeyi öğrenmek gerekiyor. İnsan zekâsı ile yapay zekâ arasındaki bu iş birliği, ancak eleştirel düşünceyle desteklenirse sağlıklı bir geleceğe dönüşebilir.
Dijital çağda en büyük gücümüz, yalnızca teknolojiye erişim değil; doğru bilgiye ulaşma ve yanlışı ayırt etme becerisi olacak. Yapay zekânın sunduğu imkânlar ancak bu bilinçle değerlendirildiğinde gerçekten faydaya dönüşebilir.
Etiketler: Aykut AltındağİLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
01 Aralık 2025 Köşe Yazıları
02 Eylül 2025 Köşe Yazıları
01 Ekim 2024 Köşe Yazıları
01 Aralık 2023 Köşe Yazıları