logo

Siz Bu Satırları Okurken…

Aykut Altındağ

Aykut Altındağ
aykut@maxihaber.net
Siz Bu Satırları Okurken…

Hastane fobiniz var mı veya sizi kan tutar mı bilemem ama kendimi bildim bileli hastane ortamından büyük rahatsızlık duyarım. Kan görmekten de genelde hiç hoşnut olmadığım gibi hastane benzeri ortamlarda bulunduğumda bütün enerjimin vakumlandığı hissine kapılırım. Sağlığımla ilgili bir sorun olduğunda ise doktora ve hastaneye gitmek en son seçimimdir. Dayanabildiğim müddetçe ertelemeye çalışırım. Tıp alanındaki teknolojik gelişmeleri de yakından takip eder ve “gün olur lazım oluır” diye farklı teknolojilerdeki tedavi yöntemlerini yakından izlerim.

Geçen hafta burnumdan nefes almakta zorlandığım için gittiğim doktorumun yaptığı muayenede burnumda oluşan tıkanıklığı ve allerjiye bağlı burun içi etlerindeki büyümenin üst düzeye ulaştığını söylemesiyle sarsıldım. Hatta teknoloji harikası burun içi kamerası ile bütün bunları bir belgesel film tadında önümdeki ekrandan izlemek olayın ciddiyetini anlamam konusunda önemli bir deneyim oldu. Doktorum da “operasyon yapmamız gerekiyor” dediğinde hemen aklıma hastane ortamı, kanlı burun ameliyatları ve metrelerce bezin buruna sokulmasıyla oluşturulan tamponlar geldi. Bu sefer kaçış yok gibi görünüyordu ve bıçak altına yatmam çekilen Sinüs tomografisi sonucuna göre gerekliydi. Fakat doktorum bu operasyonun kansız bir operasyon olacağını ve hastanede yatmaya gerek kalmadan “Radyofrekans Yöntemi” olarak bilinen bir teknoloji ile yapıldığından bahsedince ikna olmam zor olsa da uzun sürmedi.

Radyofrekans Yöntemi’nde, radyo dalgaları özel elektrotlar vasıtasıyla belli frekanslarda uygulanacak bölgenin mukozası altına uygulanıyor ve burada kontrollü bir ısı artışı meydana getiriliyor. Bu ısı artışı dokuda bulunan proteinlerin değişimini sağlayarak ortalama 2-3 hafta sonra dokunun hacminde azalma oluşturuyor. Radyofrekans Yöntemi ile dokuda oluşturulan ısı, mukoza altında yer alan salgı hücrelerinin de sayıca azalmasına sağlıyor. Böylece alerjik nezleli hastalarda aşırı burun akıntısı önlenebiliyor. Yöntemin en iyi özelliği ise doku yüzeyine zarar vermemesi olarak biliniyor.

Operasyonun genel anestezi altında yapılıyor olmasından korkmama rağmen artık yumurta kapıya dayanmıştı ve başka da çarem yoktu. Fakat işin iyi olan tarafı operasyon yönteminin aklıma yatmış olmasıydı. Artık Sinüs Ameliyatı ve buna ek olarak yapılacak Konka Hipertrofisi’nin (Burun Eti Büyümesi) Radyofrekans Yöntemi ile küçültme operasyonu için hazırdım.

Aslında Şubat köşe yazımda yine Turkcell’e, Vodafone’a, Microsoft’a, Türk Telekom’a, Avea’ya, TTNET’e, Nokia’ya, Sony’e, HP’ye, Lenovo’ya, IBM’e hatta Anadolu Sigorta’ya söyleyeceklerim ve Bilişim Sektörü ile ilgili anlatacaklarım vardı. Sonra düşündüm; anlatacağım hiçbir şey “Canımın Sağlığından” daha önemli değildi.

Bugün Şubat ayının ilk günü ve siz bu satırları okurken kendimi Anatomica Altunizade’de KBB Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tahir Akdeniz’e teslim edip bir operasyon geçiriyor olacağım. Evet, bana müsade, sanırım birkaç basın toplantısında bensiz idare edebilirsiniz.

Bu ayki yazımı Özdemir Asaf’a ait bir deyiş ile bitiriyorum. “Kaybedeceğini bile bile neden mücadele ediyorsun dedi, öleceğini bile bile yaşadığını unutmuştu o an… Bozmadım.”

Aykut Altındağ
Genel Yayın Yönetmeni
www.maxihaber.net
Hashtag: #aykutabiburada

Etiketler: » »
2314 Kez Görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Güvenli Bir Parola Nasıl Olmalı?

    01 Ekim 2026 Köşe Yazıları

    Dijital dünyada kapımızın kilidi artık metal değil, birkaç harf ve rakamdan oluşuyor. Ama kabul edelim; çoğumuz hâlâ bu kapıya “123456” yazıp anahtarı da paspasın altına bırakıyoruz. E-posta, sosyal medya, banka hesabı, alışveriş siteleri, dijital abonelikler… Günlük hayatımızın neredeyse tamamı parolalarla korunuyor. Buna rağmen kullanıcıların önemli bir bölümü hâlâ kolay tahmin edilebilen, kısa ve birden fazla hesapta kullanılan parolaları tercih ediyor. Sonra hesap ele geçirilince herkes aynı soruyu soruyor: “Benim hesabı nasıl buldular?...
  • Yapay Zekada Asıl Rekabet Modelde Değil Kullanımda

    01 Eylül 2026 Köşe Yazıları

    Yapay zekâ dünyasında son dönemin en popüler tartışması şu: “Hangi model daha iyi?”ChatGPT mi, Gemini mı, Claude mu? Hangisi daha hızlı, hangisi daha akıllı, hangisi daha az halüsinasyon görüyor? Bence asıl soru başka: Sen yapay zekâyla ne yapabiliyorsun? Çünkü artık elimizdeki modellerin büyük bölümü günlük kullanıcı açısından fazlasıyla güçlü. Birine Ferrari, diğerine Porsche, ötekine Mercedes diyebiliriz. Ama direksiyondaki kişi otomobili hâlâ ikinci viteste kullanıyorsa kaputun altındaki motorun pek önemi kalmıyor. Yapay zekâdaki gerç...
  • Özel Alanımızda Mahremiyet Kalmadı

    01 Mart 2026 Köşe Yazıları

    Dijitalleşme hayatımızı kolaylaştırdı ama bir gerçeği de yüzümüze çarptı: özel alan dediğimiz sınırlar hızla siliniyor. Akıllı telefonlardan televizyonlara, internete bağlı beyaz eşyalardan robot süpürgelere kadar pek çok cihaz, kullanıcı davranışlarını kaydediyor. Günlük rutinlerimiz, tüketim alışkanlıklarımız, konum bilgilerimiz ve hatta sosyal çevremize dair ipuçları büyük veri havuzlarında toplanıyor. Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte bu veriler artık yalnızca saklanmıyor; analiz ediliyor, sınıflandırılıyor ve ekonomik ya da...
  • ChatGPT 5.2 İle Yapay Zekâda Yeni Dönem Başladı

    01 Aralık 2025 Köşe Yazıları

    Yapay zekâ tabanlı sohbet ve üretkenlik araçlarında küresel ölçekte kullanılan ChatGPT, 5.2 sürümüyle önemli bir güncellemeye imza attı. OpenAI tarafından kullanıma sunulan yeni sürüm, özellikle akıl yürütme, bağlam takibi ve profesyonel içerik üretimi alanlarında dikkat çekici iyileştirmeler sunuyor. Daha Derin Akıl Yürütme, Daha Tutarlı Yanıtlar ChatGPT 5.2’nin en belirgin yeniliklerinden biri, karmaşık konularda daha tutarlı ve mantık zinciri güçlü yanıtlar üretebilmesi oldu. Ekonomi, teknoloji, hukuk ve strateji gibi alanlarda verilen c...